13 Ocak 2026, Salı

UĞUR MUMCU UNUTULMADI

26 Ocak 2016, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
UĞUR MUMCU UNUTULMADI

23 yıl önce aracına düzenlenen bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden Gazeteci- Yazar Uğur Mumcu Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aliağa Şubesi tarafından düzenlenen etkinlikte bir kez daha anıldı. Basının özgür kalemi ölümünün 23. yıldönümünde Sahil Bandında bulunan Aliağa Uğur Mumcu Parkı’ndaki büstü önünde anıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şubesi Başkanı Erol Ertürk’ün Uğur Mumcu’nun yanı sıra Geçtiğimiz günlerde aramanızda ayrılan vatansever bir yurttaş olan Milletvekili Kamer Genç ve İş adamı, vatansever ,emeği ile Atatürk Cumhuriyetinin yanında olan Mustafa Koç’a Allahtan rahmet ve Ailesine Başsağlığı dileyerek yaptığı basın açıklamasının ardından törene katılanlar Mumcu anısına Uğur Mumcu Parkı’ndaki büstüne karanfil bıraktı. Anma Törenine , Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri, CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz, CHP Gençlik ve Kadın Kolları, Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şubesi, eğitim İş Sendikası Aliağa Şubesi, Emekli-Sen Başkanı Sabahattin Yeşiltepe, Petrol-İş Aliağa Şubesi Başkanı Ahmet Oktay, Fikir Kulüpleri Federasyonu ile çeşitli sivil toplum örgütleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“NİCE MUMCU’LARIN YETİŞTİĞİ BİR TÜRKİYE”

Ertürk, yaptığı basın açıklamasında, “Tam bağımsız bir Türkiye’nin ,gericiliğe karşı mücadelenin, cesur gazeteciliğin, laikliğin, demokratlığının simgesi olan Uğur Mumcu’nun haince katedilişinin 23.yılı bugün. Her yıl ocak ayında olduğu gibi yine bir Adalet ve demokrasi haftasındayız ve bu yıl da “Uğur Mumcu Ölümsüzdür” diyerek devrimci gazeteci Uğur Mumcu’yu hasretle anıyor ve bu faili meçhul cinayetin işlendiği böyle bir günün 23.yılında ülkemizin o karanlık yüzü ile bir kez daha yüzleşiyoruz. Faili Meçhul cinayetler için parmak oynatmayanların; kitaplar, sözcükleri, eylemleri, düşünceleri tutuklattığı bugünde aslında ülkemiz bundan 23 yıl öncesine göre değişen hiçbir şeyin olmadığını bir kez daha görüyoruz. Dün düşünenleri ,konuşanları susturan bir derin devlet vardı. Bugün ise muhalifleri, düşünen ve konuşanları gözaltına alıp tutuklayan, ön infaz ile içerde tutarken yıllar süren yargılamalar ile cezaevinde adeta işkence eden yeni bir derin devlet var. Bugün mumcuların, İpekçilerin, Aksoyların, Kışlalıların, Göktepelerin ve Dinklerin failleri hala karanlıkta bekliyor.

Bu cinayetlerin aydınlatılması için hiçbir şey yapmadığı gibi zaman aşımına da göz yumanların yönettiği bu ülkede; belki de bu gün Mumcular, İpekçiler yaşasaydı hepsi ‘içeride’ olacaklardı, biliyoruz! Uğur Mumcu , kurtuluş savaşını gerçekleştiren önderliğin iradesinin, birikiminin, ülkesini savunan Türk halkının özverisinin ve heyecanının somutlaştığı bir kimlikti. Ulusunun ve tüm mazlumların yanında emperyalizme ve iş birlikçilerine karşı duruşu sömürüye karşı emeğe gericiliğe karşı bilimi, bölücülüğe karşı ulusal bütünlüğü, faşizme karşı demokrasiyi savunmayı yaşam felsefesi yapmış Uğur Mumcu’dan kurtulmanın en kestirme yolunun onu yok etmekten geçtiğini düşünenlerin seçtiği tarihtir 24 Ocak 1993. Bugün içinde yaşadığımız durum aydınlar ile yobazların hesaplaşmasıdır. Kaçak sarayda oturan tarafından eğitimin dinselleştirildiği, emeğin gasp edildiği, işsizliğin çığ gibi büyüdüğü kadına şiddetin arttığı,çocuk gelinlerin yaşandığı, doğru bilgilendirme hakkımızın iktidarca gasp edildiği, güçler ayrılığının ortadan kalktığı, yargının siyasetin emrine girdiği yani dinci faşizmi ve dinci darbeyi açıkça yaşıyoruz. Ben buradan bir kez daha sesleniyorum: Cemaat ne kadar tehlikeli ise AKP de bir o kadar tehlikelidir. PKK nasıl bir terör örgütüyse İşid de eli kanlı bir terör örgütüdür. Terör nerden gelirse gelsin hepsine lanet olsun!

Yaşananlar karşısında görevimiz tüm güçlerimizi birleştirerek ötekileştirmeden birlikte el ele, omuz omuza bu ülkede özgürce, barış içinde yaşama azmimizi dünden daha kuvvetli kılmalıyız. Daha nice Mumcuların yetiştiği ve failli meçhul tüm cinayetlerin aydınlatıldığı bir Türkiye özlemi ile katledilişinin 23. Yılında, birgün bile olsa gerçeği söylemekten vazgeçmeyen ustayı saygıyla ve hasretle anıyor, 23.adalet ve demokrasi haftasında gerçekleri korkmadan konuştuğumuz çocuklarımıza aydınlık yarınlar bırakabildiğimiz günler diliyorum. Son söz yine Uğur Mumcudan: Ertürk açıklamasında, “‘isterler ki susalım; isterler ki hiçbiri, hele bu dönemde yazılmasın. Bunun içindir ki bizleri susturmak için, türlü yollara başvururlar…Evet yazacağız, susmayacağız! Bütün yolsuzlukları, kaçakçılıkları, pislikleri, cinayetleri tek tek sergileyeceğiz.’ Basın açıklamasını bitirdi.

(NİMET ERGÜN)