
Aliağa EKSPRES
Tüm yurtta olduğu gibi Aliağa'da da Milli Eğitim Bakanlığı’nın ek ders ücretlerinde kesinti öngören genelgesi ile okul müdür ve müdür yardımcılarının atamasına ilişkin çıkardığı yönetmelik nedeniyle Türkiye genelinde Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’e üye yaklaşık 1000 kişi basın açıklamasıyla AK Parti iktidarını ve Milli Eğitim Bakanlığını protesto etti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul müdür ve müdür yardımcısı atamalarında yazılı ve sözlü sınav şartını kaldıran yönetmeliği ve ek derslere ilişkin getirilen yeni düzenleme nedeniyle eğitim sendikalarına bağlı öğretmenler dün iş bıraktı.
Aliağa'da Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’e üye öğretmenler, sevk alarak okullarına gitmediler.
Öğretim üyeleri dün Aliağa'da Demokrasi Meydanı'nda toplanarak konu ile ilgili bir toplu basın açıklaması yaptılar.
Katılımlı basın toplantısına Petrol-İş Sendikası ve üyeleri ile Petkim çalışanları da destek verdi.
Basın açıklamasını öğretim üyeleri adına Ergül Uğur okudu.
Aliağa EKSPRES
Uğur açıklamada, AKP hükümetinin bugüne kadar yaptığı her uygulama ile çalışanlarını mağdur etttiğini belirterek, " Ve bugünde mağduriyetler yaratmaya devam etmektedir. Son olarak ek dersler ve yönetici atamaları ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve uygulamalar, yeni haksızlıklar ve eşitsizlikler ortaya çıkarmaktadır. Geçtiğimiz aylarda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders ve ek ders saatlerini düzenleyen mevzuatı ilişkin ciddi değişiklikler yapılmış, siyasal kadrolaşma yolunda yönetici atama yönetmeliği yayınlanmıştır. Sor birkaç ay içinde yapılan hukuksal değişilikler, eğitim çalışanlarının yaşadıkları sorunları çözmek bir yana onların daha fazla mağdur olmasına neden olmuştur.Bu yönetmeliği, tek kuralı; okul müdürlerinin müdür yardımcılığı, ilçe, il müdürlerinin ve Bakanlığın okul müdürü atamalarında tek seçici olmalarıdır. Bu yönetmelik kazanılmış hakları, insan haklarını ve hukukun üstünlüğü prensibini ayaklar altına almaktadır" dedi.
MEB. Eğitim kurumları yöneticilerinin atama yönetmeliği ve onun ardından jet hızıyla çıkarılan genelgenin, Bakanlığın kadrolaşma konusundaki gözü karalığını bütün açıklığı ile gözler önüne serdiğinin atını çizen Ergül Uğur, "Bu yönetmelikle yönetici atamalarında sınav ve değerlendirme şartları ortadan kaldırılmıştır. Bunun anlamı asgari de olsa objektif değerlendirme kriterlerini ortadan kaldırılmasıdır. Yönetmelikle sınav koşulu kaldırılarak atanacak yöneticiyi belirleme yetkisi, büyük oranda okul müdürlerine ve milli eğitim müdürlerine verilmiştir. Milli eğitim Bakanlığının geçmiş yargı kararını dikkate alarak daha objektif bir karar çıkartması gerekirken bunun yerine sınavı tümüyle ortadan kaldıran kapıları ardına kadar siyasal kadrolaşmaya açan bir yönetmelik çıkarması kabul edilir değildir. Üstelik bununlada yetinmeyerek yönetmeliğin 13 Nisan Cuma günü çıkmasından iki saat sonra yıldırım hızıyla bir genelge çıkararak 16 Nisan Pazartesi gününden itibaren okullarda bu uygulamaya başlatmıştır. Yangından mal kaçırırcasına yapılan bu uygulamanın hukuka mantığa ve vicdana sığan yanı yoktur. Sn.Hüseyin Çelik bir yandan öğretmenlerin et ders ücretini arttırdığını söyleyerek övünmekte diğer yandan 2007/19 sayılı genelge ile öğretmenlerin et ders almaması için her türlü oyunu ortaya koymaktadır.Artık, milli ve dini bayram tatillerinde bile, öğretmenlerin bayram kutlaması adeta zehir edilmektedir, bayram tatilleri sebebiyle öğretmenler 100 bazen 150 YTL ücret kayıplarına uğratılmaktadır. Hastalanması veya mazeret izni almak zorunda kalması halinde ücret kayıpları 200-300-400 YTL bile olabilmektedir. Cumhuriyet tarihinde hiçbir iktidar ve hiçbir Milli Eğitim Bakanı böylesine acımasız uygulamalara imza atmamıştır. Sn. Hüseyin Çelik öğretmenlerin, sadece et ders ücretini kesmemiş, atama ve tahinlerle ilgili tüm yönetmelikleri onların aleyhine olacak şekilde düzenlenmiştir. Aileler parçalanmış, öğretmen eşler farklı illerde görev yapmak zorunda bırakılmış, mastır ve doktora yapan öğretmenlerin ücretleri azaltılmış, kendi alanında bilimsel gelişme yapmak isteyen bu öğretmenlerin önüne engeller konmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı bu süreçte öğretmeni sözleşmeli, hale getiren 4-C, 4-B’li vekil öğretmenlik gibi insanlık dışı uygulamaları hayata geçirerek sözleşmeli köleliği Milli eğitime hediye etmiştir. Sözleşmeli atanarak geleceğinden emin olmayan gençlerimiz yarın ne olacağım endişelerini taşımaktadırlar. Öğretmenlerimize bu kadar ön yargı ile, güvensizlikle yaklaşılan bir dönem yaşanmamıştır"diye konuştu.
Uğur konuşmasının sonunda , "Milli Eğitim Bakanlığı ve AKP iktidarı eğitim çalışanlarının bütün tepkilerine kulaklarını kapadıklarını belirterek, "Demokratik tepkilerimizi duymayan iktidar bunun sonuçlarına da katlanmak zorundadır.Bundan önceki kadrolaşma girişim ve uygulamalarında olduğu gibi bu hukuksuzluğa da seyirci kalmamız beklenemez.Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması için 16 Nisan pazartesi günü davayı açmış bulunuyoruz.Gerek yönetici atama yönetmeliği,gerekse ek ders ücretlerimizin gasp edilmesine karşı hukuksal veörgütsel mücadelemizi sürdüceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Hukuksal ve örgütsel mücadelemizin başarıya ulaşması için tüm eğitim çalışmalarını haklarına ve taleplerine sahip çıkmaya ve mücadeleye çağırıyoruz" dedi.
Demokrasi meydanında toplanan öğretim üyeleri "Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Ek derse uzanan eller kırılsın", "Yaşasın örgütlü mücadele", "İşçi memur el ele genel greve" şeklinde sloganlar attılar.
Basın açıklamasının sonunda; 1 Mayıs İşçi Bayramına katılmak için saat 11:00'de Aliağa Demokrasi Meydanı'nda toplanarak otobüslerle İzmir'e hareket edileceği belirtildi.