13 Ocak 2026, Salı

ALİAĞA’DA SAĞLIK TOPLANTISI

26 Haziran 2014, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
ALİAĞA’DA SAĞLIK TOPLANTISI

Aliağa İlçe Sağlık Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezi, İzmir Halk Sağlığı Merkezi ile ortaklaşa düzenledikleritoplantıda; mahalle muhtarlarını sağlık taramasından geçirdi, toplum sağlığı hakkında bilgiler verdi


Aliağa Kaymakamı Bayram Yılmaz, Aliağa İlçe Sağlık Müdürü Özkan Orhun ve Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka’nın da katıldığı toplantı Aliağa Ticaret Odası Toplantı Salonu’nda yapıldı.
Toplantıya katılan muhtarlara kilo, boy, tansiyon, şeker ölçümü yapıldıktan sonra organ bağışı yapmak isteyenlere form doldurttular ve bu konuda halkı bilgilendirilmesi istendi.
Kaymakam Yılmaz, “Sağlıkta Çok Değişimler Oldu’
Toplantının açılışında konuşan Aliağa Kaymakam Bayram Yılmaz, böylesi toplantıların güzel bilgileri öğrenmenin yanı sıra idarecilerin biribirini görmeye fırsat vermesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Muhtarlarımız bu toplantılarımız olmasa senede bir kendilerini ve bizi göremeyecekler. Bu sayede sorunlarımızı karşılıklı olarak istişare ediyoruz. Fazla konuşmayacağım ama haklarınızı ve size sunulan hizmetleri fazla bilmediğimizden dolayı mağdur oluyoruz veya insanların mağdur olduğunu görüyoruz. Son dönemde hakikaten devletimiz, bakanlıklarımız her alanda olduğu gibi sağlık alanında da çok güzel hizmetler başlattılar. Güzel projelere vesile oldular. En önemlisi Genel Sağlık Sigortası getirdiler. Artık kaymakam olarak benim sağlık hizmetlerinden ne ölçüde yararlanmak hakkım varsa bir vatandaşımız da aynı derecede sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir. Önceden, vatandaş rahatsız olduğu zaman birinci dereceden muhatabının kim olduğunu bilmiyordu. Şimdi aile hekimleri vasıtasıyla, vatandaşlarımızın bir aile hekimi var, rahatsız oldukları zaman arayacakları, alo diyebilecekleri bir hekimleri var. Ki bu yolu insanlarımız çok kullanmasa da ama ben kullanmanızı tavsiye ediyorum.Ve samimi olarak söylüyorum aile hekimliğine geçildikten sonra sağlık alanındaki sıkıntılarında azaldığını gördüm. Önceden sağlık alanında sıkıntılar oluyordu. Şimdi daha pratik daha hızlı. Doktorlarımız vatandaşa konusunda daha gayretliler. Çünkü; sen bu ay içinde kaç kişiyi muayene ettin kaç kişiye ulaştın, kaç kişinin hatırını sordun diye kendilerinden hesap soruluyor. Bu önemli bir uygulama.
‘Adınız mahalle oldu ama
vatandaşlar yine de sizin
yanınıza gelir’
Önceden vatandaşımızın sağlığı biraz daha kendi halindeydi ve tabi yine son dönemde çevre sağlığı hizmetlerinden , anne çocuk sağlığı, yaşlı bakım, evde bakım gibi uygulamaların alınmasında kurullarımız, sağlık teşkilatlarımız daha gayretli daha hassaslar ve bu arada siz değerli muhtarlarımızda daha hassassınız. Her ne kadar köylerimiz kapanıp mahalleye dönüştürüldüyse de ama vatandaşlarımız muhtarların yanına gelmeye devam edecektir. Bu yüzden mahalleye dönüşen köy muhtarlarımızda, sağlık ve eğitim başta olmak üzere vatandaşın ihtiyacı olduğu hizmetleri ve sorunları tespit etsinler ve ilgili birimlere ulaştırsınlar. Bu önemli konuyu, hem benim hem de sizlerin faydalanmamıza vesile oldukları için değerli müdürümüze ve ekibine teşekkür ediyorum ve sizde katıldığınız için sizlere de teşekkür ediyorum” dedi.
“Bürokratik engelleri
azaltmak amacıyla…”
25 yılı tamamlayarak emekliye ayrılmış bir doktor olduğunu ancak yeniden bir yasanın yürürlüğe girmesiyle emeklilik hakkını geri almak kaydıyla teşkilatlanmak üzere İzmir’e geldiğini belirten İzmir Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Nil Hıdır, “Sağlık deyince hepimizin aklında devlet hastaneleri geliyor. Son zamanlarda aile hekimliği kuruldu. Sağlık ocakları nereye gitti ve birkaç sağlık kurumu kaldırıldı? Bu konuda insanlarımızın aklında biraz karışıklıklar oldu. İşte biz karışıkları ve kendimizi anlatmak ve Valimizin izniyle de muhtarlarla işbirliği yapmaya karar verdik” dedi.
On iki tane ilçeyi dolaştıklarını ve Aliağa’nın on üçüncü ilçe olduğunu belirten Hıdır, Ramazanda ara verdikten sonra devam edeceklerini vurgularken, geriye kalan bütün muhtarları da ziyaret edeceğini söyleyerek yeni seçilen muhtarları ve bir dönemden fazla seçilen muhtarları da tebrik etti.Sağlığın iki basamaktan oluştuğunu ve birincisinin, Halk Sağlığı Kurulu, diğerinin de Kamu Hastaneleri Kurumu olduğunun altını çizen Hıdır, “Sağlık Bakanlığımız taşrada iki tane başkanlığı bu şekilde ayağa kaldırdı. Bunun dışında eski sağlık müdürlükleri , bizim sadece protokol işlerimize ve denetleme işlerimize bakıyor. Bakanlık yeni dikey bir yapılanmanın içine girdi. Bu dikey yapılanma 663 sayılı teşkilatlanma yasasıyla Türkiye’de ilk defa uygulanan bir yapılanmadır” diye konuştu.Aradan genel müdürleri, genel müdür yardımcıları, bölge müdürlerini ve il müdürlerini kaldırdıklarını ifade eden Hıdır, icraat olarak kamu hastaneleri kurulu genel sekreterliğinin, İzmir’de kuzey ve güney olmak üzere iki tane kurulduğunu, Aliağa Devlet Hastanesi’nin de Kuzey Sekreterliği’ne bağlı olduğunu, Kuzey’de 18 hastane ve Güney’de de 16 hastanenin kendi sekreterliklerine bağlı olduğunu söyledi. İkinci olarak, Halk Sağlığı Kurumu’nun , kurulduğu bütün ilin tamamında 30 ilçede var olduğunu ve bu iki kurumun işlerini direk bakanlıkla hallettiğini vurgulayan Hıdır, insan sağlığının gecikmeye mahal vermeyeceği için bürokratik engelleri azaltmak amacıyla İller İdarisi Yasası’nın devre dışı bırakıldığının altını çizdi.
“Türkiye’de herkes kar etti”
Yeni yapılanma yasası içinde kamu hastaneleri birliklerinde, hastanelerin tek tek kullandığı ihalelerin, hastanelerden alındığını ve artık ihalelerin Genel Sekreterlik bünyesinde yapıldığını ve daha cazip kırımlarla ihalenin yapılabildiğini vurgulayan Dr. Hıdır, “Biz göreve başladığımız 2012 yılında Kuzey Sekreterliğinde ki 18 hastanenin toplam bütçesi 590 milyon TL, gideri ise 690 milyon TL idi. Bir yıl sonra 2013 Kasım’ında yeniden muhasebeleştirdiğimiz zaman bu aradaki bütçe açığının kapanmış olduğunu gördük. Bu yeni yapılanma sayesinde Türkiye’de herkes kar etti. Türkiye’de 85 sekreterlikte 100 milyon TL kar edilse 8 milyar liralık kar ederiz. Buda vatandaşa olumlu şekilde geri döner” diye konuştu.
Güney’de ve Kuzey’de her gün polikliniklerden ve acilden gelen 30 bin hastaya baktıklarını ifade eden Dr. Hıdır, ”O hastaların kimi komadan giriyor, bir hafta sonra yürüyerek çıkıyor. Kimisi karın ağrısıyla gelip bir ameliyat olup yirmi dört saat sonra taburcu oluyor. Bunun sonucunda hastada memnun oluyor hekimde memnun oluyor” dedi.
Halk sağlığı kurumunun yaptıkları hizmetlerin önemine değinen Hıdır, “Halk sağlığı kurumunun yaptığı hizmetleri anlatınca, sizde diyeceksiniz ki önemli hizmetler varmış bizim haberimiz yokmuş. Bizim 60 tane bulaşıcı ve bulaşmayan hastalıkla mücadelemiz var. Halk Sağlığı Kurulu hasta olmadan önce koruyucu tedbirler almak suretiyle yada hiç hastalık yokken taramalar yapmak suretiyle, hasta olan insanları erken tespit etmek suretiyle aşıyla bağışıklaşmasını temin eder. Halk sağlığı kurumu öyle bir kurumdur ve yaptığı bu hizmetler vatandaş tarafından çoğu zaman fark edilmez. Ama biz bu hizmetleri yapmasaydık ortalama 5 ve 10 sene sonra salgın hastalıklar çıkar. Yaptığımız aşılardan beş sene sonra salgın çıkmazsa demek ki biz başarıya ulaşmışız ve bizim başarımız on sene sonra belli olduğu için hemşire ve doktorlarımız isimsiz kahramanlarımızdır. Başka özelliğimiz ise doğmadan önce başlarız, öldükten sonrada bizim işlerimiz devam eder” şeklinde konuştu.
Soru ve cevaplar...
Sunumların ardından taplantıya katılan mahalle muhtarları, mahalleleri ve Aliağa genelindeki sağlık sorunlarını dile getirdiler.
Yeni Mahalle Muhtarı Mehmet Balcı, Sosyal güvencesi olmayan vatandaşların acil serviste ücretsiz tedavi olamadıklarını dile getirerek buna çözüm bulunmasını istedi.
Şehit Kemal Mahalle Muhtarı Mustafa İş de demir çelik fabrikalarının gecenin belli saatlerinden sonra ve tatil günleri filtrelerini çalıştırmayarak çevreyi toz-duman altında bıraktığı, bununda çevre kirililiği ve büyük sağlık problemlerine yol açıtığını Karakuzu Mahallesi Muhtarı Mehmet Yamaner de; köylerinde kanalizasyon tesisatı döşendiğini, ama arıtma olmadığı için kanalizasyonu dereye saldıklarını, bunun da çok kötü koku yaydığını, sinek ürettiğini ve halkın sağlığını tehdit ettiğini söyledi.
Kültür Mahallesi Muharı Muharrem Şen de Aliağa’nın bir sanayi kenti olduğunu hatırlatarak, Aliağa’da hava kirliliğinin had safhada olduğunu belirtip, Bu nedenle kanser hasta sayısının had safaya ulaştığını, Aliağa Devlet Hastanesinin bu konuda yetersiz olduğunu belirtip, yalnız bu konuda değil her konuda hastanenin yetersiz kaldığını belirtti.Sivrisinek ve benzer haşerelerle mücadelenin Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmeden önce daha iyi olduğunu, ama bu işlerin büyükşehire devredilmesiyle hizmetlerin aksadığını belirterek “Bilhassa bu yıl seçim nedeniyle larva döneminde ilaçlama yapılmadığndan, ortalığı sinek götürdüğünü hatırlattı.Sokaklarda başı bos çok sayıda köpek bulunduğunu, sahipsiz ve bakımsızlıktan çoğunun uyuz olduğunu belirterek, bunlar yetmiyormuş gibi çevre il ve ilçelerden kamyonlarla köpek getirilerek Aliağa’ya bırakıldığını belirten Muharrem Şen, “Bu hayvanlar, park ve bahçelerimizde geziyor. Buralara pisliklerini bırakıyor. Bu park ve bahçelerde çocuklarımız oynuyor. Bu da her türlü hastalıkrlara zemin hazırlıyor.
Şen, uyuşturucu kullanım yaygınlaştığnı, Metronun Aliağa’ya gelmesinin çok faydasının olduğunu ama bunula birlikte uyuşturucu kullanım ve satışının arttırdığna dikkat çekti.