
Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay, "Aliağa Devlet Hastanesi'nin dispanserden bir farkı kalmadı" dedi. Oktay, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar'a, kendisine yanık tedavi merkezi konusunda hassas olacağı yönünde verdiği sözü de hatırlattı
Eda Ebru NANECİ - Aliağa, sanayi bakımından en hızlı gelişen ilçeler arasında yer alıyor. Yapılan araştırmalar ve yaşanan olumsuzluklar, bu kadar hızlı gelişen bir ilçenin altyapısının yeterince hızlı ilerleyemediğini ortaya koyuyor. Özellikle sağlık hizmetleri konusunda sınıfta kalan Aliağa'da gelişim şart. Aliağa 1961 yılında sanayi bölgesi ilan edilmesine rağmen, hayati müdahaleler için uygun bir hastanesi bulunmadığı için vahim sonuçlar ortaya çıkıyor. Ege Bölgesi’nin 100 sanayi kuruluşu arasında ilk 10'da Aliağa’da faaliyet gösteren 5, ilk yüzde ise 11 şirketin yer alması Aliağa’nın sanayi bakımından Ege Bölgesi'nde zirvede bulunduğunun en büyük kanıtı. Ancak bu kadar hızlı adımlarla ilerleyen bir ilçenin, gelişme gösteremeyen sağlık hizmetleri bu başarıya gölge düşürüyor. Yetkililerin görmezden gelerek kulak tıkadığı bu durum, PETKİM'de iş kazası geçiren Hazar Doğan'la tekrar gündeme geldi. Aliağa'dan getirilen ağır yanık işçi, İzmir'de tam iki hastane gezdikten sonra çeşitli nedenlerden dolayı tedavi edilemedi ve ambulans uçakla İstanbul'a gönderildi. Aliağa'da bir yanık merkezi olmaması bir kenara, İzmir'de sadece bir tane yanık tedavi merkezinin bulunması bu kadar da olmaz dedirtti. İzmir'de 25'i özel, 32'si kamu ve üniversite olmak üzere 57 hastane arasında yetişkinlere yönelik yalnızca Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yanık ünitesi, çocuklara yönelik de yine yalnızca Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde yanık merkezi olduğu ortaya çıktı. Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay'la Aliağa'daki hastane eksikliği ve yanık tedavi merkezi bulunmadığı için ortaya çıkabilecek vahim sonuçlar hakkında konuştuk. Hiçbir hayati müdahalenin gerçekleştirilemediği bir hastaneye sahip olan Aliağa'da, “Başkan Oktay”n deyişiyle ilçede adeta 'dispanser' görevi gören Aliağa Devlet Hastanesi'ne “bakanıyla, Başbakanıyla defalarca açılış yapan yetkililer nerede ve neden sesleri çıkmıyor?" sorusunun cevabını aradık.
Aliağa'daki sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğuna her seferinde acı bir şekilde şahit oluyoruz. Siz neler söyleyeceksiniz?Ahmet Oktay: Aliağa ağır sanayi bölgesi olduğu için sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğunu biz yıllardır sendika olarak sürekli gündeme getiriyoruz. Hatta çok açık ve net bir biçimde söyleyebiliriz, ilk hastanenin kapatılması gündeme geldiğinde Petrol-İş Sendikası olarak Aliağa'da tepkimizi ortaya koyarak eylem sürecini başlattık. Ama garip olan Aliağa'da bizim dışımızda sivil toplum kuruluşları buna sahip çıkmadı. Evet, yeni bir hastane yapılmıştı o dönemki talebimiz şuydu, 'mevcut hastane işlevine devam etsin, buradaki yeni yapılan hastanede faaliyete geçsin' dedik ama öyle olmadı. Bunun yanında ağır iş koluna girdiği için yanık tedavi merkezinin muhakkak suretle Aliağa'da olması gerektiğini her zaman söylüyoruz.
Aliağa Devlet Hastanesi'nin kapatılan hastaneden bir farkı yoksa, neden mevcut hastane kapatılarak törenler eşliğinde defalarca açılış yapıldı?Ahmet Oktay: Mesleki hastalıklar konusunda Aliağa'ya yatırımlar yapılması gerektiğini sürekli vurguladık. Ama maalesef bu ülkeyi yönetenler hep günü kurtarma bakış açısıyla hareket ettikleri için bu noktaya gelindi. Kapatılan Sosyal Güvenlik Kurumu hastanesi şuan faaliyet gösteren Aliağa Devlet Hastanesi'nin kapasitesinden daha fazlaydı. Biz bunu çok vurguladık. Ancak böyle bir hastanenin açılışına bakanından tut, Başbakan'ına kadar Aliağa'ya gelerek iki defa, üç defa açılış yapıldı. Gövde gösterisi yapıldı. Halkımız, kapatılan hastaneden daha az kapasiteye sahip bir hastane açılıyor olmasını hiç sorgulamadı. Siyasiler bu ülkeyi yönetenler geliyorlar Aliağa'da şov yapıyor hiç bu yönünden bakılmadı.
Yanık tedavi merkezi olmaması dışında Aliağa Devlet Hastanesi'nin verdiği hizmet her yönden yetersiz mi? Ahmet Oktay: Aliağa halkı sağlık hizmetleri konusunda muzdarip durumdadır. Şu anki mevcut hastanenin işleyiş bakımından Şakran Cezaevi'nde yatan mahkumlara hizmet vermenin dışında yapmış olduğu herhangi bir işlem yok. Bunu söylerken cezaevinde yatan arkadaşları küçümseme anlamında söylemiyorum. Herhangi bir branşta randevu almaya kalktığınızda önünüze çıkan tablo, ya doktor izinli doktor yok ya da on gün on beş gün sonraya randevu veriliyor. Biz bu defa Menemen ya da İzmir'de farklı hastanelere yönlendirilmek zorunda kalıyoruz. Aliağa'da yaşayan vatandaşlar olarak bu bize reva mıdır? Sağlık hizmetleri konusunda en büyük görev belediyeye düşmektedir. Mülki amir olarak Kaymakamlığa büyük görev düşmektedir. Biz Petrol-İş Sendikası olarak bugüne kadar duyarlılığımızı nasıl sürdürdüysek, bu duyarlılığı göstermeye hazırız. Aliağa'da bir yanık tedavi merkezi şarttır. Hayata geçirilmesi gerekiyor. Aliağa Devlet Hastanesi'nin dispanserden bir farkı kalmadı.
İş kazaları ile ilgili olarak, sağlık açısından işverene herhangi bir yaptırımda bulundunuz mu?Ahmet Oktay: Biz bir takım uygulamaların zorunlu tutulması için mücadelemizi verdik, vermeye devam ediyoruz. PETKİM'de ve TÜPRAŞ'ta kimyasal yanıklara karşı kullanılan bir jelimiz var. Biz onu işyerinde gündeme getirmiştik. Bunu PEKTİM ve TÜPRAŞ işvereni kullanıyor. Zaman zaman yaşadığımız iş kazalarında Bozyaka ya da Ege Üniversitesi Hastanesi'ne gidiyoruz. Oradaki doktorlar PETKİM'de yapılan ilk müdahalenin hayati bir önem taşıdığını ve Türkiye'nin çoğu hastanesinde bu ürünün olmadığını söylüyorlar. Biz sendika olarak işverene gerekli yaptırımı sağladık. Sağlık birimi olarak yanık konusunda sorunumuz yok. Özellikle tekrar belirtmek istiyorum, Aliağa hastanesinin bizim gözümüzde dispanserden bir farkı yok.
Aliağa'da yanık tedavi merkezi ihtiyacını gerekli bakanlıklara ilettiniz mi?Ahmet Oktay: Bakanlıklarla herhangi bir görüşmemiz olmadı. Aliağa'daki yerel yönetimler veya idari amir pozisyonunda olan kaymakamlıkla görüşülmüştü. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, bu konuyu gündeme getirdiğimizde bizi aradı. Bu konuda bir çalışmasının olacağını bize aktarmıştı ama şuan itibariyle öyle bir durum yok. Hatta bizlere Aliağa'da Kanser Araştırma Derneği'nin başkanlığını yaptığını ve bu konuda gerçekten hassas davranmaları gerektiğinin bilinci içerisinde olduğunu söylemişti ama tabi programı nedir bilemiyoruz. Bu konuda duyarlı olacağını söylemişti. Hatta biz bu durumu belediye seçim sürecinde sendikamızı ziyarete gelen adaylara ilk talebimiz olarak Aliağa'da yanık tedavi merkezi gerektiğini söyledik.
İzmir'de hastane hastane dolaşarak yer ve yanık tedavi merkezi bulunmadığı için İstanbul'a gönderilen PETKİM çalışanı Hazar Doğan'ın durumu şu an nasıl?Ahmet Oktay: Şu an itibariyle Hazar Doğan'ın durumu iyi. Antibiyotik tedavi uyguluyorlar. Muhtemelen bu hafta içerisinde taburcu olacak. Biz Bozyaka'ya götürdüğümüzde yapılan müdahalenin çok iyi bir müdahale olduğunu söylediler. Kullandığımız jelin çok iyi bir tedavi yöntemi olduğunu belirttiler. Bozyaka'da tedavi olamayınca İstanbul Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyor. Orada da doktorlar, yapılan ilk müdahalenin doğru bir müdahale olduğunu ve hastada büyük ihtimalle bir yanık izi kalmayacağını söylediler. Tedavisi devam ediyor. Bu hafta sonuna taburcu edilmesini bekliyoruz.