Işıksu Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş tarafından yapılması planlanan 2.Doğalgaz santralı, Çakmaklı'ya yapılacak. 1990'lı yıllarda yapılmak istenen kömür santraline karşı eylemlerin düzenlendiği Çakmaklı, şimdilerde santral alanı olarak belirlendi.
Doğalgaz Çevrim Santrali'nin Çevresel Etki Değerlendirmesi-ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı Çakmaklı Köy kahvesinde yapıldı.Toplantıda ÇED sürecinde taraf olan Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, Tarım İl müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi, MTA Genel Müdürlüğü ve Meteoroloji Genel Müdürlüklerinin temsilcileri ile köy halkı ve basın olarak yalnızca Aliağa Ekspres Gazetesi katıldılar.
Armada Eğitim ve Danışmalık Mühendislik firmasınca hazırlanan ÇED raporu, firma yetkilisi Kemal Battal tarafından görsel olarak köylülere aktarıldı.
Çakmaklı Kızıl Burun Mevkiinde yapılması planlanan santralin sunumunu yapan Kemal Battal, Çevre ve Orman Bakanlığı adına, kamu adına ÇED araştırması yaptıklarını belirterek başladığı konuşmasında, santralin teknik özelliklerini anlattı.
Doğal gaz ile çalışacak olan santralin, 430 MWm elektrik üretim kapasitesinde olacağı ve ısıl güç olarak da, 743 MWh olduğunu belirtti.
16 ayda yapımının tamamlanması öngörülen santralin yıllık üreteceği elektrik 3.215.000.000 Kwh. Santral, bir adet gaz türbini ve bir adet de buhar türbininden oluşuyor.
Soğutma suyu Denizden.
Santralin su soğutmalı olduğunu v saatte 40.000 M3 suyun denizden alınıp, türbinleri soğuttuktan sonra tekrar denize döküleceğinin belirtilmesi, sahilde oturan köy sakinlerinin tepkisine neden oldu.
Adnan Yavuz adlı köy sakini," Denize deşarj edilecek sıcak su, deniz canlılarına zarar vermeyecek mi?" sorusuna muhatap kalan Kemal Battal, projenin denizde yapacağı etkilerle ilgili olarak, İstanbul Teknik Üniversitesinin projeyi inceleyeceğini, eğer öyle bir olasılık olursa zaten CED'de olumsuz rapor çıkar diye yanıtladı. Projede, deşarj suyunun deniz sıcaklığını en fazla 2 Derece arttırabileceğinin öngörüldüğünü, bu sınırın da Çevre Yasası Limitleri dahilinde olduğunu söyledi.
116.000 M2 alana yapılacak santralin zemin etütlerinde, fabrika sahası ile ilgili olarak, raporda makilik ve çalılık alanlar olduğu not düşülmüş.
Son teknolojilerin kullanılarak, yüksek verimlilik ile çalıştırılması öngörülen santralin, öncelikle yüksek enerji tüketen Aliağa bölgesinin enerji ihtiyacı ile, ulusal enerji ihtiyacını karşılayacağı amaçlanmaktadır.
Dünyanın en pahalı enerjisi Türkiye'de…
Ülkenin enerji ihtiyacının her yıl %8 oranında arttığı göz önüne alındığında, bu yatırımın ülke ekonomisi bakımından önemine değinilen sunumda, Ülkenin bu gün itibari ile 40.000 MW. Dolayında olan enerji ihtiyacının, 2017 yılında 80.000 olarak tahmin edildiğini, dolayısıyla, enerjiye yatırımlarının zorunlu olduğu vurgulandı.
Halen dünyanın en pahalı elektriğini Türk vatandaşları ve sanayicilerinin kullandığının altını çizen Kemal Battal, yapılacak santralin fosil yakıtlar içinde çevreye en az emisyonu, zararlı baca atığı olan doğalgaz ile yapıldığını, "Çevrim Santralı" niteliği ile de, bacadan çıkacak sıcak gazların atmosfere verilmeyip, tekrar başka bir türbini ısıtarak enerjiye dönüştürülmesi enerji kaybının en asgari düzeyde tutulduğu bir teknolojinin öngörüldüğünü belirtildi.
Sunumun yapılmasından sonra, katılanların kaygılarını gidermek amacı ile soru-cevap bölümüne geçildi.
İlk Olarak söz alan gazetemiz temsilcisi Bekir Taşköprü, Kimya Mühendisi ve bir gazeteci olarak ard arda 4 soru sordu.
Soru1- Deşarj suyu kaç derecede olacak? Bu sıcak su denizin ekolojik dengesini nasıl etkileyecek? Bunun çalışması yapıldı mı?
Cevap: "Denize deşarj edilecek su sıcaklığının kaç derece olduğu konusunda şimdilik bir şey söylenemez. Ancak proje, kışın 2, yazın da 3 dereceyi geçmeyecek şekilde tasarlandı. Projenin bununla ilgili bölümünden İTÜ sorumlu. Projede bunlar dikkate alınacak. Bu çalışmalar bundan sora. Ancak, Çevre Yönetmeliği en çok 2 Santigrat Dereceden fazlasına imkân vermiyor. Proje buna göre hazırlanacak"
Soru 2: Ülkemiz yenilenebilir enerji alternatifleri bakımından zengin bir Ülke. Jeotermal, rüzgâr, güneş ve biyoenerji gibi. Yatırımcılarımız neden bu tür yakıtlara yatırım yapmazlar da fosil yakıtlara yönelirler?
Cevap: Güneş ve rüzgâr gibi enerjilerin, devamlılığı olmadığı neden ile, jeotermalle ilgili olarak da, her yerde ve yeterli olmadığı nedeni ile yatırımın rantabl olmayacağı düşünülerek doğal gazın tercih nedeni olduğu belirtildi.
Soru 3: Ülkemizde denetim ve yaptırım sorunu var. Projede öngörülenler yerine getirilmese, kim nasıl denetleyecek? Bunu destekleyen bir soru ile, Çakmaklılı bir vatandaş, "Foça yolundaki demir çelik fabrikalarını kendiniz de gördünüz. Oradan geçerken arabamızın camlarını kapatıyoruz. Bu konuda ne yapıldı ki?" Şeklindeki soruyu, Çevre ve Orman İl Müdürü Bülent Demiralp yanıtladı. Demiralp," İnsaf edin. Hiçbir şey yapılmıyor demek insafsızlık olur. Sürekli olarak ölçümler alıyoruz. Buna göre de, gerekli denetimler yapılıyor. Fabrikaların hepsi bacalarını, toz tutucularını yeni teknolojilerle değiştiriyorlar. Çalışmaları devam edenler de var." Şeklinde yanıtladı.
Soru 3: "Ses yalıtımından söz ettiniz. İçeride çalışanların kulaklık takacağı söylendi. Ya çevreye vereceği ses yalıtımı nasıl sağlanacak? Ben bu teknolojinin uygulandığı bir projeye henüz tanık olmadım." Soruna, adının Yasin olduğunu belirten bir köy sakini de, çıkacak gürültünün, kaç desibel olacağını sordu. Bu soruya da Kemal Battal, kaç desibel olacağının henüz bilinmediğini ancak, projede yine çevre yönetmeliği sınır değerleri dikkate alınarak yapılacağını belirtmekle yetindi.
Denizdeki canlılar ne olacak?
Köyde ikamet eden bazı vatandaşlar da, santralin getireceği olumsuzluklar hakkında kaygılarını dile getiren sorularla proje müellifini sıkıştırdılar.
Bunlardan Adnan Yavuz," Denizdeki balıklarımız ne olacak?"
Kemal Battal," Balıklarınıza hiçbir şey olmayacak. Deniz sıcaklığı 2 derece yükselecek. Bunun da yararlı dahi olduğu söylenmektedir" şeklinde yanıtladı.
Endüstriyel atıklar nasıl bertaraf edilecek?
Soma Termik Santralinde çalıştığını belirten bir başkası da," Santralin bize istihdam bakımından ne faydası var? Burada vasıflı elemen çalıştırılacak Köyden kimler yararlanacak? İkincisi de, endüstriyel atıkları nasıl bertaraf edeceksiniz?" sorusunu yöneltti. Bu soru karşısında proje danışmanı Kemal Battal, santralde vasıflı elemanların yanı sıra, vasıfsız elemanların da çalıştırılacağını, bunlarda önceliğin köy halkına verileceği, ayrıca, ulaşım, yemek temini gibi bazı hizmetlerde de istihdamın söz konusu olduğu belirtildi.
Endüstriyel atıklar konusunda da, endüstriyel atıkları bertaraf eden kuruluşlarla anlaşarak, yetkili firmalarca bertaraf edilmesinin düşünüldüğü söylendi.
Muhtar Ahmet Kahraman," Santralı istemeyen var mı ?"
Soruların yoğunlaşması üzerine, köy muhtarı Ahmet Kahraman söz aldı. Kahraman, "yatırımın yetkilileri burada. Kaygılarınız, taleplerininiz varsa kendisine söyleyin." deyince, köy sakinlerinden Muzaffer Akgün adlı vatandaş," hazır doğalgazı çekeceksiniz. Köy ısıtmasında kullanılmak üzere, bir gaz hattı da köye çeker misiniz?" diye bir soru yöneltti. Yatırımcı firma temsilcisi Mürsel Genç de," evet çekeriz." Diyerek yanıt verdi. Tekrar söze giren Muhtar Ahmet Kahraman," Arkadaşlar! Biz köyümüzde kirlilik istemiyoruz. Kömürle çalışan santral istemiyoruz. Kömürden vazgeçilip, doğal gazla çalışan bir santral yapılması bu köy için bir şanstır. Bu santrali istemeyen var mı? İsteyenler parmak kaldırsın." Diye ayaküstü bir kabul-ret oylaması yaptı. Bunun üzerine, kahvede hazır bulunan köylüler, hep birlikte ellerini havaya kaldırarak olumlu yönde irade belirttiler.
Çakmaklı Köyü'nde yapılması planlanan doğal gaz santralinin, CED Sürecine Halkın Katılımı toplantısı da böylece sonlandı.