13 Ocak 2026, Salı

SAVAŞTAN KAÇTIK, YAŞAMAK İÇİN DİLENİYORUZ

27 Mart 2014, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
SAVAŞTAN KAÇTIK, YAŞAMAK İÇİN DİLENİYORUZ Aliağa sokaklarında yürürken iki çocuğun ellerindeki bir kağıdı, Aliağalı vatandaşlara uzattıklarını ve onlardan yardım istediklerini gördüm. Önce onları dilsiz sandım, dernekleri için para istiyorlar sandım, sonra yanlarına yaklaşınca gazeteci merakı ya, kağıtta ne yazdığına baktım, “Biz Suriye’den geldik,evimiz yok, bize yardım edebilir misiniz?” yazıyordu. Bende Arapça bildiğim için onlarla hemen konuşmaya başladım ve hikayelerini dinlemeye başladım.
15 yaşında olduğunu söyleyen Mustafa, “Suriye’den yoğun savaş ortamından ailemle birlikte Rakka şehrinden Şanlıurfa’ya kaçmak zorunda kaldık. Bir süre oradaki mülteci kampında kaldık. Daha sonra kerpiç kalıp işinde çalıştım, iş gayet iyiydi, güzel para kazanıyordum ama iş bitince daha doğrusu şirket batınca işimize son verdiler. Başka iş aramaya karar verdim, aradım aradım ama bulamadım. İş ararken de Urfalı bir abiyle tanıştım, gelin sizi İzmir’e götüreyim, oradaki işler çok iyi dedi. Ben de ailemi alıp İzmir’e getirdim, bütün cebimizdeki para bize tutulan eve ve otobüs parasına gitti. O abi bana ve kuzenime iş buldu çalışmaya başladık İzmir’de. Sonra o abi gitti, biz tek başımıza kaldık ama bir hafta sonra çalıştığımız iş yerinde bize haftalık sadece 70 TL verdiler, çok gülünç bir durum savaştan kaçmışız, açız, bize sadece cüzi bir para verdiler. Biz de kuzenimle birlikte işten çıktık. Başka iş aramaya başladık ama nafile kimse bizi çalıştırmıyordu, galiba Suriyeli olduğumuz için bize pek güvenleri yoktu. Babam hasta çalışamıyor, kardeşlerim ise küçükler, bu yüzden aileme ben bakmak zorundayım. Baktım iş bulamıyorum, en sonunda dilenmeye karar verdim. Evde açız, hatta şu anda da karnım aç, ev kiramız 300 lira, dilenmekten başka çarem yok. Aliağalı’lara ve İzmirli’lere sesleniyorum, onlardan ricam lütfen bize yardım edin” diye dertlerini, sıkıntılarını ve isteklerini Aliağa’nın sesi olan gazetemize anlattı.
13 yaşında olduğunu söyleyen Ahmet ise, Mustafa’nın kuzeni. Mustafa’nın ailesi ile savaşın zor şartlarından beraber kaçtıklarını ve aynı evde oturduklarını söyledi. Geçim sıkıntısı çektiklerini dile getiren Ahmet, “Annem hasta, babam ise savaştan kaçarken çatışmaların ortasında kaldık, o esnada babamın sol bacağına kurşun isabet etmesi sonucu bacağı sakat kaldı. Bu yüzden o da çalışamıyor” dedi. Dört kardeş olduklarını belirten Ahmet, “Onların arasından en büyüğü benim, bu yüzden aileme ben bakmak zorundayım. Herkesten ricam, lütfen bize yardım edin” dedi.