13 Ocak 2026, Salı

HERGÜN DEPREM YAŞIYORLAR

27 Temmuz 2012, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
HERGÜN DEPREM YAŞIYORLAR

Taşocağında patlatılan dinamitler Aşağışakranlılar’ın evlerinde çatlaklar oluşturdu


Kuzey Ege Limanı’na dolgu malzemesi çıkarmak için açılan taşocağında patlatılan dinamitler Aliağa’nın Aşağışakran Köyü ve tatil beldesi İncirlik mevkiinde deprem etkisi yapıyor.

Aşağışakran köyünde bir çok evin duvarı çatlarken, patlama sonucu çıkan dumanlar İncirlik mevkiindeki evlerde yaşanmaz hale getiriyor. Vatandaşlar nereye başvurdularsa sonuç alamamışlar.

Kuzey Ege Limanı’na dolgu malzemesi çıkarmak için açılan taşocağında patlatılan dinamitler Aliağa’nın Aşağışakran Köyü ve tatil beldesi İncirlik mevkiinde deprem etkisi yapıyor.
Aşağışakran köyünde bir çok evin duvarı çatlarken, patlama sonucu çıkan dumanlar İncirlik mevkiindeki evlerde yaşanmaz hale getiriyor. Vatandaşlar nereye başvurdularsa sonuç alamamışlar.

Çandarlı Limanı yapımında dolgu malzemesi olarak kullanılılmak üzere Aşağışakran Köyü Sakarkaya Mevkii’de açılan taş ocaklarında patlatılan dinamitler   çevre sakinlerine rahatsızlık verdiği, halk sağlığını olumsuz etkilediği belirtildi. Aşağışakran Köyü sakinleri dinamitlerin patlatılması sonucu evlerinin duvarlarında çatlaklar oluşturduğunu ifade ederken, Patlama sonucu çevreye yayılan toz bulutu yazlıkçıların üzerine kar gibi yağıyor.

Çevre sakinleri, yaz dönemi boyunca patlayıcıların ve dağdan malzeme sağlanmasının durdurulmasını istiyorlar.Bölgede yaşayanlar bu amaçla Aliağa Kaymakamlığı'na baş vurdular.

Çevre sakinlerince toplanan imzalar, ayrıca başbakanlığa da gönderildi. İmza sahipleri arasında yer alan Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Altıntaş, Yenişakran Beldesi İncirlik Mevkii ve Sayfiye Mahallesi alanında yaşadıklarını belirterek , dilekçesinde şu görüşlere yer verdi;

"Yaşamımızı sürdürdüğümüz Çandarlı Körfezi'nde, bir yükleme limanı yapılmaktadır. Bu yapımın gerekli kıldığı taş ve kayalar, yine hemen yakınımızda bulunan ve antik kalıntıların bulunduğu söylentisinin de yer aldığı zeytinliklerin önce kesilmesi ve sonrasındaysa patlayıcı kullanılarak elde edilmektedir.

Taşıması da İzmir-Çanakkale otoyolunun Yenişakran/İncirlik Mevkii'nde yapılan alt geçit kullanılarak kamyonlarla gerçekleştirilmektedir.

Taş ve kayaların liman inşaatına taşınması da mavnalarla denize doldurularak yapılan iskeleden sağlanmaktadır. Haftada 7 gün ve günde 24 saat bu taşıma yapılmaktadır."

TOZ BULUTU ALTINDA

Taş ve kayaların büyük bir gürültü içinde ve toz bulutu altında mavnalara boşaltıldığını vurgulayan Altıntaş, bu işlemin evlerin içi ve havanın toz dumana boğulmasına neden olduğunu söyledi. Bu durumun gencinden yaşlısına dek herkesi rahatsız ettiğini bildirerek "Uykularımız haram oldu. Gürültü ve çevre kirliliğ yaşamımız açısından tehlike boyutlarını aşmış bulunuyor. Yaz boyunca, kendi konutlarımıza, çevre ve gürültü kirliliği olmasın diye tek bir çivi çakılmasına bile izin verilmemesined karşın, yaşamımızı çekilmez kılan ve sağlığımızı tehlikeye düşüren bu taşıma ve boşaltmalara nasıl izin verildiğini de anlamış değiliz. Taş ve kayaların elde edilmesinde kullanılan patlayıcının neden olduğu gürültü ve patlama sonrasında çevreye yayılan yoğun TNT  dumanı ve tozu soluyoruz. Üretim alanlarımız, zeytinliklerimiz, bahçelerimiz ve bostanlarımız da,onarılmaz biçimde zarar görüyor" diye konuştu.

Altıntaş, yaz dönemi boyunca patlayıcıyla malzeme elde edilmesini ve bunların mavnalara boşaltılmasının yasaklanmasını istediklerini söyledi.

EVLERİN DUVARLARI ÇATLIYOR

Taşocağının bulunduğu alanın kendi köylerinin sınırı içerisinde olmasına karşın, Bergama’nın Zeytindağ Beldesi sınırları içerisindeymiş gibi ruhsatlanırıldığını ifade eden Aşağışakran Köyü Muhtarı Halim Yaşa, “İzmir Valiliği’ne sınır tespiti için başvurdum. Yapılan incelemede sonucu; ocağın açıldığı yerin bizim köyümüz sınırları içerisinde olduğu onondı. Buna rağmen yapmış olduğum tüm itirazlara hiç bir merci olumlu bir yanıt vermedi. Görülen o ki ‘Sen ne dersen de biz istediğimiz yaparız’ diyorlar.  Tam bir kural tanımazlık yaşanıyor”

Tüm karşı çıkışlarına karşın yüzlerce çam ve zeytin ağacı kesilerek taş ocağınının açıldığnı ifade eden

Muhtar Yaşa, “Şimdi adamlar Sakarkaya dediğimiz, tarihi yapının da bulunduğu alanı altüst ediyorlar. Dinamit patlatma sonucu çıkan toz bulutu ile çevredeki zeytin ağaçların kurumaya yüz tuttu. Zarar tespiti isteyeceğim” dedi.

TARLALARIMIZA GİDEMİYORUZ, CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK

Yıllar önce yörede çalışan bir taşocağında yapılan patlama sonucu, fırlayan taşın ismini hatırlayamadığı bir kadının başına çarpması sonucu yaşamına yitirdiğini hatırlatan Muhtar Halim Yaşa, “Hiç bir duyru, ikaz yapmadan ocakta dinamit patlatıyorlar.  O yöreye hayvanımız kaçsa aramaya gidemiyoruz. Yörede köylülerimizin binlerce zeytin ağacı var. Yarın öbürgün zeytin toplamaya gideceğiz. Ama kelle koltukta” diye endişesini bir kez daha dile getirdi.Patlamanın ne zaman ve ne şekilde yapıldığının bilemediklerini, her patlamada köydeki evlerin sanki deprem olmuşcasına sallandığına işeret eden Yaşa, “Köyümüzdeki bir çok evin duvarları çatladı. Bazı vatandaşlardar denamit gürültüsünden korku tikine yakalandı” dedi.