
Geçtiğimiz Cuma günü Aralık ayı olağan toplantısını yapan Bakırçay Belediyeler Birliği, çevrenin korunması konusunda sert konuşmalara sahne oldu. Foça Reha Midilli Kültür Merkezinde yapılan toplantı, Bakırçay Belediyeler Biriği Başkanı Osman Özgüven'i gündem maddeleri okuyup oylatması ile başladı.
Gündemin en önemli iki maddesinden biri İzmir'e kurulacak olan Katip Çelebi Üniversitesi'nin Bakırçay'da yapılması için kamu oyu yaratmak, ikincisi de Çandarlı Körfezinin kirliliğinin önlenmesi konusunda çalışmalar yapmak idi.
Termik Santrala da, Ovacığa da karşı çıkılmalı
Gündem maddeleri birer birer görüşülüp, oy birliği ile kabul edilerek geçerken, sıra çevre kirliliğinin önlenmesi maddesine geldi. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Bu konudaki görüş ayrılıkları toplantıya damgasını vurdu.
Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, Aliağa'da yapılması düşünülen termik santrala açılan bir dava olduğunu, Bakırçay belediyeler birliği olarak, bu davaya müdahil olarak katılma önerisini getirdi. Öneri oy birliği ile kabul edildi.
Birlik Başkanı Osman Özgüven, "Çandarlı Körfezi önemli. Hepimiz kullanıyoruz. Soma'dan Bakırçay'a çok büyük kirlilik geliyor. Bunları konuşalım. Ama, Ovacık Altın madenine de, Aliağa'da kurulmak istenen kömüre dayalı termik santrala da karşı çıkılmalıdır. Ben 20 yıl sonra Dikili'de yaşayan bir vatandaş olarak, kanserli insanlargörmek istemiyorum." deyince, Birliğin bir kısım üyeleri bu görüşe katılmadılar.
Bunlardan biri olan Poyracık Belediye Başkanı Ahsen Özçam," Termik santrala karşı çık, altına karşı çık, körfez kirlenecek diye Zeytindağı'na kurulacak Limana da karşı çık. Böyle her şeye karşı olmak bize yakışmaz" deyince tartışma düzeyi, karşıcılarla, karşıcı olmayanlar boyutuna dönüştü.
15 Bin Çam Kesildi.
Bunun üzerine Osman Özgüven, "Biz belediye Başkanı olarak, beldemizde yaşayan insanlarımıza temiz bir çevre, temiz su, temiz hava içinde yaşamalarını sağlamak zorundayız. Bu bizim görevimiz. Seçilirken de bunu vaat ettik. Ovacık altın madeninde Siyanür kullanılıyor." Sözü üzerine, Ahsen Özçam, " Ben şahsen, 15 yıldır Ovacık'ta ne siyanür dumanı gördüm, nede siyanürden ölen." Diye yanıt verdi. Bunun üzerine Osman Özgüven, "O zaman gidip yerine bakalım. Öyle karar verelim. Orada nasıl bir doğa katliamı yaşandığını tespit edelim. Orada 15.000 ağaç kesildi. Altın çıkaran şirketin ne işi var? fıstık çamı üretmekte, ne işi var? Mandıracılıkta? Birkaç kişiye istihdam sağlayarak, toprağından, ettiği, havasını kirlettiği köylülere sus payı için yapıyor" dedi.
Özgüven ayrıca, Kaz Dağları'nda altın aranmak istenmesine Yunanistan'da bile eylemler düzenleniyor. Hatta Midilli'li bir AB Parlamentosu üyesi konuyu Avrupa Birliği Parlamentosu'na taşıyacağını, orada siyanürle altın çıkarılmasını istemediklerini açıkladığını belirtti.
Katip Çelebi Üniversitesi Bakırçay'a yapılmalı…
Çevre konusundaki tartışma her ne kadar Üniversite olayını gölgede bıraktı ise de, bu konuda da bir dizi eylem planının gündeme alınmasına engel olmadı.
İzmir'e kurulmasına karar verilen Katip Çelebi Üniversitesi'nin merkezinin Bakırçay yöresindeki ilçelerden birine alınması konusu uzun uzun tartışıldı. Bu konuda söz alan Aliağa Belediye başkanı Turgut Oğuz, Rektörün fikrinin üniversitenin tüm Bakırçy'a dağıtma yönünde olduğunu, ancak bakanlığın tek yerde ve özellikle de Buca veya, Çiğli'de kurulması eğiliminde olduğunu, buna göre bir çalışma yöntemi ve takvimi yapılmasını önerdi.
Öneri üzerine yapılan görüşmeler sonucunda, kamuoyu yaratılması için, Bakırçay Belediyeler Birliği Amblemli "Katip Çelebi Üniversitesi Bakırçay'da Kurulsun" yazılı pankartların tüm Bakırçay Belediyeleri dahilindeki yerlere asılması, Rektörle görüşme, Milletvekilleri ve Bakanlık düzeyinde istişareler ve Cumhur Başkanı ile görüşmek dahil bir çok eylem planının hayata geçirilmesi de karara bağlandı.
Karar, toplantıda olmayan Çiğli, Menemen ve Soma Belediye Başkanlarının dışında katılanların oy birliği kabul edildi.