Maliye, Adalet ve İçişleri bakanlıklarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu ve İŞKUR'da çalışan bazı memurlar, dün iş bıraktı. KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası'na üye memurlar, tüm Türkiye'de olduğu gibi Aliağa'da da bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Hükümet Konağı önünde gerçekleştirilen eyleme Büro Emekçileri Sendikası'nın yanı sıra Emekli-Sen, Petrol-İş Sendikası, Eğitim-Sen, Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şubesi, CHP Aliağa İlçe Örgütü ve çok sayıda memur katıldı.
Haber: Serkan ÖZÇEKİÇ - Soner TÜLEKBüro-sen üyesi memurlar, vergi ve ücrette adalet, ek ödeme ve fazla mesai ücretlerinin maaşlara dahil edilerek emekliliğe yansıtılması ve güvenceli iş talebiyle yaptıkları eylemde, ülkede zor günler geçirildiğini ve buna rağmen her geçen gün zam yapıldığını belirterek sermayedar ve emperyalist güçlerin her isteminin kanun haline geldiğini söyledi. Memurlar adına basın açıklamasını gerçekleştiren BES İlçe Temsilcisi Ayşe Hamarat Ortaköy, günümüzde milyarlarca doların savaşlara harcandığını fakat çalışanların sefalet ücretine mahkum edildiğini ifade etti. Ortaköy, "Ülkemizde zor günlerden geçiyoruz. Gün geçmiyor ki zam olmasın. Gün geçmiyor ki hak ve özgürlüklerine sahip çıkan öğrenci, işçi, kamu emekçisi, avukat ve çiftçiye saldırılmasın. Ve gözaltına alınıp aylar ve yıllarca tutuklu bırakılmasın. Ülke insanlarına bunlar reva görülürken sermayedar ve emperyalist güçlerin her istemi kanun haline getirilmesin. Bu doğrultuda Sermaye ve emperyalist güçlerin istemiyle Ortadoğu bataklığında ülkelerin iç işlerine müdahale edilerek savaşın bir tarafı olunarak, Milyarlarca dolar savaşa harcanırken çalışanlar sefalet ücretine mahkum ediliyor. Oysa biz çalışanlar bu güzel ülkenin güzel insanları ne içerde ne dışarıda savaş değil barış istiyoruz. Savaş ve silahlanma için değil, insanlarımız için bütçe istiyoruz. Sağlık, eğitim vb. kamu hizmetlerinin nitelikli ve parasız olmasını istiyoruz" dedi.
"AÇLIK SINIRINDA YAŞAMAYA MAHKUM EDİLİYORUZ"Ortaköy, "Bildiğiniz üzere bu hafta vergi haftasıdır. Vergilerin mutlaka ödenmesi gerektiği ve toplanan vergilerle yatırımlar yapılacağı, vergilerin topluma okul, yol, su ve yatırım olarak döneceği çok yaldızlı laflarla anlatılıyor. Oysa tam tersi yapılıyor. Özelleştirmeler dolu dizgin. Tüm kamu hizmetleri paralı hale getiriliyor. Sermayeye her türlü teşvik uygulanırken çalışanlar en fazla vergiyi verirken açlık sınırında yaşamaya mahkum ediliyor. Bu ülkenin vergi rekortmeni yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan asgari ücretli işçiler ve kamu çalışanlarıdır. Bu nedenlerle vergide adalet çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmasını ve servet vergisi konulmasını, Kamuda eşit işe eşit ücret getireceğiz diyerek sendikalarımızın görüşü alınmadan bir gecede çıkartılan 666 sayıl KHK’nin yarattığı ücret adaletsizliğine karşı eşit işe eşit ücret, SGK emekçilerinin ikramiyelerinin, yargı emekçilerinin ulaşım ödeneklerinin ödenmesi, 2013 yılına kadar büro emekçilerinin bir nevi iyileştirme çerçevesinde ödenen ve 666 sayılı KHK ile kaldırılan fazla mesai ücretlerimizin maaşlarımıza eklenmesini, Kamu emekçilerinin emekli olduklarında %60 oranında uğradıkları gelir kaybına karşı her türlü ek ödemenin emekli aylıklarına dahil edilmesi en düşük kamu emekçisi maaşının 3481 TL yükseltilmesini, Performans uygulamasıyla kamu emekçilerinin birbiriyle yarıştırılmasına, rotasyon adı altında çalışanların il içi ve dışı sürgün edilmesini karşı olduğumuzu, Kamu emekçilerine güvenceli iş, güvenli gelecek için kamuda istihdam edilen 4/B, 4/C, 50/D, taşeron, kapsam içi, dışı gibi farklı statülerdeki kamu emekçilerinin kazanılmış haklarını koruyarak 4/A kadrosuna alınarak iş güvencelerinin teminat altına alınmasını, Sendikal faaliyetlerimiz üzerindeki baskı, sürgün, ceza, gözaltı ve tutuklamaların son bulmasını, Hükümetin gündeminde yer alan Kamu Personeli yasasıyla Kamu Emekçilerinin sınırlı olan iş güvencesini kaldırmaya hazırlandığı bir süreçte asla ve asla iş güvencemizden vazgeçmeyeceğimizi belirtmek için grevdeyiz" şeklinde konuştu. Son olarak Ortaköy, "İnsanca yaşam, güvenli iş, güvenli gelecek, ücrette ve vergide adalet istiyoruz" diyerek eylemi sona erdirdi.