13 Ocak 2026, Salı

Dava başladı

28 Haziran 2010, Pazartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
Dava başladı

İzmir'de, 2004 yılında ortadan kaybolan ve geçtiğimiz yıl Ağustos ayında polisin yaptığı bir operasyonda kemikleri bulunan işadamı Sezai Rahmi Özden'in öldürülmesi olayıyla ilgili olarak 4'ü tutuklu 10 sanığın yargılanmasına başlandı.    

İzmir 8'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, başlayan ve tutuksuz yargılanan A.A.'nın gelmediği duruşmaya, 4'ü tutuklu 9 sanık katıldı. Duruşmada, ilk olarak tutuklu sanıklardan M.E.'nin ifadesi alındı. Sezai Rahmi Özden'in bir şirketinde ortağı olduğunu belirten ve Özden'i öldürmeye azmettirdiği yönündeki suçlamaları kabul etmeyen M.E., "Ben kendisine ağabey derdim. 2004 yılında Sezai Rahmi Özden, beni İstanbul'a çağırdı. Şirketimize ait depoda görüştük. Bana ameliyat olacağını söyledi ve iş konuştuk. Avukat Talat Tekkılıç da toplantıya katıldı. Daha sonra ben ayrıldım. Nasıl öldürüldüğünü ise bilmiyorum" dedi.
Konuşmasını sürdüren M.E., "Müsavat Dervişoğlu, Özden'in İzmir'e girişini yasaklamıştı. İzmir'e gelmeye korkuyordu. Erol Evcil ve Alaaddin Çakıcı tarafından da tehdit edildiğini söylüyordu. Musavvat Dervişoğlu ve Alaaddin Çakıcı, o yıllarda İzmir'de görüşmüşlerdi. Bu gazetelere de yansımıştı" dedi. M.E., duruşma sırasında Özden ailesinin avukatının, "Sezai Rahmi Özden ile ilk ilişkinin işçi-işveren ilişkisi miydi yoksa, sembolik bir ortaklık şeklinde miydi? 2009 yılına gelindiğinde Sezai Rahmi Özden ve eşi Zehra Özden'e ait hisseleri nasıl mal varlığınıza kattınız?" şeklindeki sorusunu ise yanıtlamadı.

MAHKEMEYE YENİ İDDİALAR SUNULDU
Geçtiğimiz 2009 yılının Kasım ayında, kanser tedavisi gördüğü hastanede ölen avukat Talat Tekkılıç'ın şoförlüğünü yapan tutuklu sanıklardan G.M.B., duruşmada kapalı oturumda ifade vermek istedi. G.M.B.'nın talebinin kabul edilmesiyle, duruşma salonunda, sanıklar ve izleyiciler çıkarıldı. Yalnızca mahkeme heyeti ve avukatların bulunduğu salonda, ifade veren G.M.B.'nın daha önce Özden'i, Talat Tekkılıç'ın öldürdüğü yönündeki ifadelerini tekrarladığı öğrenildi. G.M.B., ayrıca, ifadesini değiştirdiği taktirde 'Buca'da bir ev ve her ay ailene 750, sana 500 lira. İmza M.E.' şeklinde bir yazılı pusula aldığını da iddia etti.
Tutuklu yargılanan sanıklardan H.Z. ise cinayetle ilgisinin bulunmadığını belirterek, "Daha önce Talat Tekkılıç'ın yanında çalışmıştım. G.M.B. ve Tekkılıç, beni evden gelip aldılar. Bir dağ başına gittik. Orada cesedi gördüm. Talat Tekkılıç, G.M.B.'den cesedi parçalamasını istemişti. O da, ben de karşı çıktık. Elinde silah vardı. Ben arabaya gidip oturdum. Sonra cesedi parçalayıp gömmüşler. Ben görmedim. O sırada cesedin kime ait olduğunu da bilmiyordum" diye konuştu.

M.E.'in şoförlüğünü yaptığını söyleyen İ.E. ise, cinayetle ilgisinin bulunmadığını öne sürdü. Duruşmada ifadesi alınan diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmedi.
Sezai Rahmi Özden'in eşi Zehra Özden, oğulları Süleyman Özden ve İsmail Özden ile M.E. tarafından tehdit edildiklerini iddia eden 2 kişinin müdahillik talebi kabul edildi. Musavat Dervişoğlu'nun avukatı da müdahillik talebinde bulundu. Dervişoğlu'nun avukatı, cinayetin Musavat Dervişoğlu'nun üzerine yıkılmak istendiğini, müvekkilinin itibar kaybettiğini, bu hususun G.M.B.'nın "Özden'in parmağını Dervişoğlu'nun aracına koyacaktık, ama başaramadık" şeklinde hazırlık aşamasında verdiği ifadede yer aldığını kaydetti.
Mahkeme Heyeti, tutuklu yargılanan sanıklardan İ.E.'nin tahliyesine karar verirken, M.E., H.Z. ve G.M.B.'nın ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Dervişoğlu'nun müdahillik talebi konusunun ise bir sonraki celsede karara bağlanması kararlaştırdı.