13 Ocak 2026, Salı

'ŞİMDİ EYLEM ZAMANI'

28 Eylül 2007, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
'ŞİMDİ EYLEM ZAMANI'

18 yıl önce Aliağa'nın gündeminden Danıştay kararı ile çıkan kömüre dayalı Termik Santralin yeniden gündeme gelmesi çevrecileri bir kez daha harekete geçirdi.
 ENKA ve HABAŞ gibi sanayi kuruluşlarının Aliağa'da termik santral kurmak için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na (EPDK) lisans başvurusu yapması üzerine Aliağa ve İzmir'in duyarlı çevrecilerini harekete geçirdi. Foça'nın Kozbeyli köyünde Ege Çevre Platformu (EGEÇEP) önderliğindeki ilk toplantısını yapan bilim adamları çevreciler  sivil toplum örgütleri  ve duyarlı vatandaşlar Termik Santrale bir kez daha hayır dediler.

Aliağa EKSPRES

Kozbeyli köyü sakinlerinden Hüseyin Yurttaş, Yeni Foça belediye Başkanı Osman Yurtseven, Jeofizik Mühendisi Erhan İçöz, Ziraat Mühendisi Verzan Karabulut , Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Musa Çeçen, Yeni Foçayı  Güzelleştirme Derneği başkanı Ahmet Kaya ve EGEÇEP dönem sözcüsü Avukat Arif Ali Cangı'nın  konuşmalarında hem hukuksal hem de toplumsal olarak mücadelelerinin  bugünkü toplantı ile yeniden başladığını kaydettiler.
ARİF ALİ CANGI: HAVAYI, SUYU VE TOPRAĞI KORUMAK BİZİM BOYNUMUZUN BORCU
Çevre eylemleriyle adını duyuran EGEÇEP dönem sözcüsü Avukat Arif Ali Cangı Termik Santrale kesinlikle karşı olduklarının altını çizerken, Aliağa'nın tam bir çevre felaketi ile karşı karşıya kaldığını cevre kirliliğinin İzmir'i de etkisi altına aldığını bu  nedenle Karaburun'da dahi tarım yapılamaz ağaçların artık meyve vermediğini söyledi. 17 yıl önce Bakanlar kururlu kararıyla geri çekilen ve Danıştay tarafından durdurulan Termik Santral için EPDK'da müdahil olduk Lisans vermemeleri için ancak sanırım seçimden önce söz vermişler galiba Lisans verilecek. Ama bu konuda toplumsal ve hukuksal mücadelemiz bugün yeniden başlayacak. Burasını ve burada yaşayanları da gözden çıkarmışlar. Ancak biz gözden çıkarılmayacağımızın mücadelesini vereceğiz. Halkın istemediği bir fabrika hukuksal bile olsa kurulamaz, bu uluslar arası kanunlara aykırı. Havayı, suyu ve toprağı korumak bizim boynumuzun borcu'' dedi
HÜSEYİN YURTTAŞ: HABAŞ'A NASIL GÜVENEBİLİRİZ  Kİ!
18 yılki evvelki eylemimizden büyük tüm halkımızdan büyük destek aldık tüm İzmir ve Bakırçaylı belediyelerden büyük omuz aldık, kitlesel sonuç aldık ama hukuki sonuç almamızda Köyümüzde evi bulunan e artık hemşehrimiz  sayılan  Kemal Anadol ısrarla hukuki süreci takip etti, hükümete geri adım attırdı ve Danıştay bu olaya dur dedi diye konuşan Gazeteci Yazar ve Kozbeyli Köyü sakinlerinden Hüseyin Yurttaş ''Her şey unutulmuşken kıştan çıkarken ENKA adlı şirketin arazi satın aldığını duyduk. Dönümü 50 milyon liradan. Biz bu aşamada ne yapabilirdik. Duruma müdahil olmadık Çakmaklı köyü sakinleri beklide hayatlarında ilk defa önlerine böylesi önemli fırsat geldiği için bu onlar için çok önemliydi. Süreç işledi ve bu güne geldi. Bu gün ENKA adlı şirketin 300 Dönüm arazi aldığını biliyoruz. Bugün arazi fiyatları bu nedenle 125 milyon liraya kadar varmıştır. Bugün burada yaşanan kirlilik 1980 yılından daha az değildir. Çevredeki sanayi tesisleri demir çelikler, gemi söküm tesisleri, Tüpraş ve Petkim gibi fabrikaların havaya suya ve denize saldığı kirlilik had safhadadır. Çevredeki ağaçlar kurudu. Otlar kurudu. Zeytin ağaçları artık meyve vermiyor. Şimdi sadece ENKA mı sadece termik santral kurmak istiyor, hayır. Çevreye verdiği zararlar hepimiz tarafında bilinen ve HABAŞ şirketi de kendi tüketimi için bir termik santral kurmak amacında. Aslında ENKA çok temiz bir santral kuracağını söylüyor, belki de öyledir, belki de yatağan gibi olmayacaktır. Ancak 30 yıldır bize toz duman yutturan başımıza kül yığan ve filtre çalıştırmayan HABAŞ'a nasıl güvenebiliriz”dedi.
OSMAN YURTSEVEN: ALİAĞA BELEDİYESİNİN TUTUMU BİZİM İÇİN ÇOK ÖEMELİ. ENKANIN BİZ HABAŞ'A BENZEMEYİZ DEMEK BİZİ TATMİN ETMİYOR.
ENKA'nın kömüre dayalı Termik Santral kuracağını basından öğrendiğini ve  kendisinin de basın yoluyla  bu konuya karşı olduğunu söylemesinden sonra ENKA yetkilerinin kendisini arayarak konuya önyargılısınız bizle görüşmeden hemen beyanat veriyorsunuz türünde yaklaşım sergilediklerini belirterek ''Siz de bizimle hiç görüşmediniz. Bizim görüşlerimizin ne ifade ettiğini merak bile etmediniz. Yerleri satın alamaya başladınız. Resmi girişimlerde bulundunuz. Biz burada yokmuş gibi davrandınız dedikten sonra görüşmelerimiz başladı ve Kemal Anadol'un odasına kadar taşındı. Görüşmelerde öne sürdükleri tez yatağan gibi olmayacağı, teknolojinin son derece modern olması. Bizde diyoruz ki modern olabilir, siz de iyi niyetli olabilirsiniz ama bu ülkedeki yatırımcının vicdanı yasalar ile baş başa bırakılıyor. Ülkemizdeki temel sıkıntı denetim, firma iyi niyetli ise sıkıntı yaşamayabiliriz   ama ya iyi niyetli değilse. Önümüzde kötü örnekler var, Biz HABAŞ değiliz demek bizi tatmin etmiyor. Bir kere kömüre dayalı Termik santral ürkütücü, Bu durum sadece bacalarından çıkacak gaz ve dumanları ile ilgili değil. Kömürün taşınışı, nakliyesi, külün bertarafı ve buna benzer bir çok sıkıntılar. Her şey bir yana oluşacak gemi trafiği bile bölgemiz için bir tehdit. Olayın neresinden bakarsanız bakın, hava deniz su toprak gibi her şeyin kirleneceği bir oluşumla karşı karşıyayız. Zaten bölgemiz yeterince kirlenmiş İzmir için tehdit haline gelmiş bir bölge ve tabii bizlerin sadece burada kömüre dayalı termik santrale karşı çıkmamız durumu söz konusu değil, belki bu durum bir vesile oluşturacak ve Demir Çeliklerin durumu tekrar gündeme gelecek. Cünkü Demir Çeliklerin durumu da Termik santralleri aratmayacak kadar tehlikeli. Giderek sayıları artıyor, kirlilikleri oranları artıyor. Bu  yüzden ortak bilinci oluşturmak açısından iyi bir başlangıç.  Bölgemizde ilginç bir durum yaşanıyor, sanayi turizm hayali bir çizgiyle ayrılıyor. Hem de  hiçbir kademeli geçiş olmadan. Yani bir termik Termik Santral ile bir yazlık komşu olabilecek. Bizim ENKA yetkililerine cevabımız şu olmuştur. Biz değil termik santrale, levhasına bile karşıyız olmuştur. Tabii ki toplumsal mücadelemizin yanında hukuksal mücadelemiz de olacak kendilerine de bu durumu ilettik. Elimizden geleni bu tesisin buraya kurulmaması için elimizden geleni yapacağız. Biz ülkemizdeki enerji açığını biliyoruz, yer seçimi son derece yanlış. Bu bölge daha fazla kirlenebilecek bir nokta da değil. Foça Belediye başkanı ile yaptığımız görüşmede Aliağa Belediye Başkanı ile de görüşme kararı aldık. Aliağa Belediye başkanın da   tavrı çok önemli. Bunu da bilmek isteriz . Yani kendi sınırları içerisinde kendi bölgesindeki kirlenmeden haberdar, eğer bizlerle birlikte ise güç birliği oluşturacağız, hayır bizlerle birlikte değilse  biz onsuz yolumuza devam edeceğiz'' dedi.
JEOFİZKÇİ ERHAN İÇÖZ: HALKIN İRADESİ ÖNÜNDE HİÇ BİR GÜÇ DURAMAZ
Sözlerine ''Bin adım atmak bile bir adım atmakla başlar''  Çin atasözüyle başlayan ve 17 yıl önde durdurduk. Yine durduracağız. Nasıl mı? Toplumsal tepkiyle yargıyla diye sözlerine devam eden Erhan İçöz  ''Halkın istemediği bir fabrika halka rağmen kurulamaz. Bu uluslar arası kurallar aykırı. Diğer kirleticiler var ayrıca. Petkim, Tüpraş  Gemi Söküm gibi bunlar havayı suyu denizi hayatımızı kirletiyor. Bunlara EGEÇEP olarak sonuna kadar mücadele edeceğiz. EGEÇEP'in gücü sizinle beraber. Hep birlikte örgütlenerek mücadelemiz devam edecek. Mesleğim gereği söylüyorum burası birinci derece deprem bölgesi, bildiğiniz gibi yörede bir sürü sıcak su kaynağı var. Bu bölgede bir çok aktif fay hattı var. Peki bir deprem olduğunda Termik Santralin durumu ne olacak. Diğer fabrikaların durumu ne olacak.  Bunların hepsini kafamızda bir soru işareti olarak tutmamız gerekiyor.Bu bölge gözden çıkarıldı ise sizde gözden çıkarılmışsınız demektir. Hep birlikte mücadele edelim ve kazanalım. Bunlarınkisi   acımasız bir kar hırsıdır. Önünde durabilecek tek güç de haklın gücüdür'' dedi

MUSA ÇEÇEN: ALİAĞA ÇOK YAKINDA ENERJİ SIKINTISI YAŞAYABİLİRAvrupa ülkelerinde Demir Çelik ve Çimento fabrikalarının çevreye verdiği zararlar nedeniyle yavaş yavaş kapatıldığını belirten  Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Musa Çeçen Termik ve Doğalgaz santrallerine kesinlikle  karşıyım.
Her yönüyle sakıncalı olan Termik Santralin'in yapılmasına karşıyız. 17 yıl önce durdurduk ine durduracağız. ENKA bildiğiniz gibi yabancı ülkelerle ticaret ve işi yapan bir ülke alışveriş karşılığında ucuza ithal kömür bulduğu için muhtemelen Termik Santral kurmayı düşünmektedir.
Neden Aliağa derseniz Aliağa'da ciddi bir Demir Çelik sektörü var. TEİAŞ'ın Aliağa'da 2 adet 154 kilowoltluk bara sistemi bulunmaktadır.Biri enerji kalitesi yönünden çok kirli durumda diğeri ise gerçekten çok parlak değil, dolayısı ile   yakın gelecekte Aliağa Bölgesinde ciddi enerji açığı olacağı ve Pazar oluşacağı için burada da üreteceği enerjiyi Dengeleme Uzlaştırma Yönetmeliği ile satarak ciddi kar elde etmenin mekanizması kurmak istiyor. Kullanacağı kömüre de bakılırsa eski teknoloji  santral kurulacağı görülüyor. ENKA ve HABAŞ'ın kurmayı planladığı santraller yaklaşık saatte 500 ton kömür tüketip 20-25 ton kül çıkacaktır. Kalan kısım ne olacak derseniz. Bir kısmı ısı enerjisi olarak denizi ısıtacak tabiatın değişmesine neden olacak, denize girilemez duruma gelinecek  ve fokların yaşayamayacağı bir deniz olacağını söylemek herhalde kehanet olmaz''dedi
Bilm adamları ve çevrecilerin konuşmasında sonra söz alan Yeni Foçayı  Güzelleştirme Derneği başkanı Ahmet Kaya ve panele katılan duyarlı vatandaşlar  Termik Santralin kesinlikle yapılmaması konusunda sonuna kadar her platformda  mücadale edilmesinin gerekliliğini belirtirken en kısa südre yeniden toplanarak eylem planlarını harekete geçireceklerini açıkladılar.