
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle, okullarda ibadethane açılmasına izin çıktı.
Eda Ebru NANECİ -İzmir Valiliği, ortaöğretim kurumlarında ibadethane açılması için İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine yazı gönderdi. İbadethane mekanının standardının belirlendiği talimat, eğitimcilerin tepkisini çekti. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle, okullarda ibadethane açılmasına izin çıktı. Bakanlık, illerin valiliklerine yazı göndererek okullarda gerekli çalışmaların yapılmasını istedi.
"Tek din, tek mezhep"Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Ogün Derse, İzmir Valiliği, ortaöğretim kurumlarında ibadethane açılması için gönderdiği yazının İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ulaştığını ifade etti. Eğitim SEN Aliağa İlçe Temsilcisi Mehtap Akyıldız, bu uygulamanın siyasi bir girişim olduğuna dikkat çekerek, "MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği`nde yapılan değişiklikle, ortaöğretim kurumlarında "ibadet ihtiyacı için doğal aydınlatmalı uygun mekan ayrılacağı" hükmü getirilmiştir. Türkiye gibi farklı kimlik ve inanç gruplarının bir arada yaşadığı bir ülkede, okullarda "tek din, tek mezhep" anlayışına uygun olarak ibadethane açılmasının zorunlu hale getirilmesi, eğitim üzerinden yapılan inanç istismarı uygulamaları ile eğitim sisteminin nereye götürülmek istendiğini göstermektedir" diye konuştu.
Bu tür bir tutumun yeni kamplaşmalara yol açacağını ifade eden Akyıldız, "Eğitim kurumları içine ibadethane açmak demek, farklı din ve mezheplere sahip öğrenciler arasında oluşacak ayrımcı ve dışlayıcı tutumları bizzat devlet eliyle arttırmak, bunun üzerinden yeni gerginlik alanları ve kamplaşmalar yaratılması anlamına gelmektedir" dedi.
"Dini ve siyasi fişlemeler kaçınılmazdır"Bu konuyla ilgili tepkisini dile getiren Akyıldız şunları söyledi: "Türkiye`de kimi okullarda sınıf mevcutlarının 60`ın üzerine çıktığı, özellikle liselerde ikili eğitimin yaygınlaştığı, laboratuarların ve kütüphanelerin bulunmadığı bilinmektedir. MEB`in "Eğitime bütçe, okullara yeterli ödenek" ayırarak gerekli altyapı yatırımları yapması gerekirken ve eğitimin çözüm bekleyen o kadar sorunu varken, sırf siyasi propaganda amacıyla liselerde "ibadethane" açılmasını zorunlu tutması, öğrenciler, öğretmenler ve personel arasında "ibadet yapanlar-yapmayanlar" üzerinden yeni bir bölünme yaratacak, okullar birer eğitim kurumu olmaktan tamamen çıkacaktır. Geçmişte yaşanan deneyimlerden hareketle, böylesi bir uygulamanın öğrencilere ve eğitim emekçilerine yönelik dini ve siyasi fişlemeleri, hatta baskıcı ve ayrımcı uygulamaları arttırması kaçınılmazdır."