İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisleri Birliği Beşinci olağan toplantısını Aliağa'da gerçekleştirdi.
Aliağa Ticaret Odası toplantı salonunda gerçekleştiren Kent Konseyi Kadın Meclisleri olağan toplantısına 13 ilçe’den kadın meclisi üyelerinin yanı sıra Aliağa Meclis Üyesi Selma Orhan’da katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Aliağa Kent Konseyi Başkanı Yakup Öztürk, kadın meclisinin önemini belirterek, “Kadın meclisleri kent konseylerinin en çalışkan birimleridir. Çocuk, engelli ve genç meclisler hepsi elbette önemli. Ancak kadın elinin değdiği her yer bir başkadır. Özellikle Aliağa Kent Konseyi Kadın Meclisinin ceza evi için yaptıkları projeler ve mahkum kadınlar için yaptıkları çalışmalar beni çok etkiledi ve duygulandırdı. Orada ki insanların da rehabilite edilmesi lazım, tekrar topluma çıktıklarında, toplumun birer parçası olması durumundalar. Aksi halde her dakika tehdit altındaymışız gibi hissedebiliriz. Oradakiler de bir insan, oradakilerin de bir hayat hikayesi var. Cezaevine gidene kadar ben onlara suçlu gözüyle bakıyordum. Ama oraya gittikten sonra bakışım değişti. Fikrimin değişmesinde, Kadın Meclis Başkanımın ve Yönetiminin etkisi oldu hepsine teşekkür ediyorum. Oradaki insanları rehabilite etme adına, topluma kazandırma adına ciddi çalışmalar yaptılar.” dedi.
Aliağa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Berrin Argunhan, gerçekleştirdikleri projeleri slayt eşliğinde konuklarına anlattı. Argunhan, “Gerçekleştirdiğimiz ve yapmaya devam ettiğimiz projelerimiz. ‘Hadi kadınlar spora’ adı altında, kadınlarımızın daha aktif ve sağlıklı yaşam sürmeleri için sahil bandımız da, deneyimli spor eğitmenlerimiz eşliğin de, yürüme ve esneme çalışmalarında bulunduk. Aliağa Ceza Evi’nde ki kadınlarımız için kermes yaptık. Kermes hazırlıkları çerçevesinde, bir arkadaşımızın evinde toplanarak tarhana ve erişte ürettik. Ayrıca Kadın Ceza Evi’nde üretilen ürünler ve Menemen Kent Konseyinde engellilerin ürettiği deri çantalar da kermeste sergilenerek satışları sağlandı. Ceza evine, KPSS kitapları ve testleri, yedi adet televizyon, klima mahkumlara teslim ettik. Çalışmalarımızın daha etkili olması ve daha çok insan ulaşmak için Tek Yürek Kadın Dayanışma Derneğini kurduk. Bu derneği kadın meclisi üyeleriyle kurduk. Derneğimiz, gelen bağışlar ile kadın üyelerimizin ürettiklerini satarak, başarılı olup ta maddi durumu iyi olmayan kız öğrencilere burs vermeyi düşünüyor.” diye konuştu.
“Sığınma evlerimiz yeterli değil. Türkiye’ye genelinde İzmir örnek bir çalışma yürütüyor.” diyen Aliağa Kadın Sığınma Evi Müdürü Gamze Aslıhan Alkan, “İlk sığınma evleri, Türkiye’de kadınların mücadelesi ile 1990’lı yıllarda açılmaya başlandı. Yerel yönetimlerde 5393 sayılı kanunla birlikte sığınma evleri açma zorunluluğu getirildi. Ancak Belediyeler bunu kar amacı güdülmediği için ölü yatırımlar olarak görüyorlar. Aslında sığınma evlerinin Belediyelerin sosyal hizmet alanında ana hizmet görevlerinden biri olması gerekiyor. Son zamanlarda kadınlar zorla evlerine kapatılmak isteniyor, bu da kadın sığınma evlerinin gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kadınların sosyal hayatı ve üretime dahil olmaları gerekiyor ki, ekonomik özgürlüklerini sağlayabilsinler. İnsan Hakları ve Kadın Hakları hakkında bilinçlendirmeye yönelik bir takım çalışmalar yapılmalı. Burada da sığınma evlerinin rolü yine devreye giriyor. Kadına şiddet ve kadın cinayetlerin artarak devam ettiği bir dönemdeyiz. Avrupa ülkelerine baktığımız kadın-erkek eşitliği noktasında çok çok gerideyiz. Bunun temel nedeni aslında Kadın- erkek eşitliğinin olan bakış açısı ve yaklaşım şekilleri.” dedi.
Toplantı sonrasında, İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisleri Birliği Üyeleri, Aliağa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Berrin Argunhan öncülüğünde, Aliağa’da faaliyete geçirilen projeleri yerinde gösterdi.