13 Ocak 2026, Salı

PETKİM'DE SIKINTILI SÜREÇ DEVAM EDİYOR

29 Ağustos 2007, Çarşamba Paylaş Gönderiyi Yayınla
PETKİM'DE SIKINTILI SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Türk-İş'in kamu sözleşmelerinde 320 bin işçi adına, çerçeve protokol imzalamasına rağmen, Petkim'de Toplu Sözleşme görüşmelerinde olumlu bir noktaya varılamadı.
Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube yöneticileri geçtiğimiz hafta  yaşanan olumsuzlukları görüşmek üzere 250 delege ve işyeri temsilcileri  ile bir toplantı yaptı, dün sabah da işbaşı yapmayarak Petkim Yemekhanesinde eylem yaptılar.
26 Haziran'da Türk-İş'in kamu sözleşmelerinde 320 bin işçi adına, çerçeve protokol imzalamasına rağmen, Petkim'de Toplu Sözleşme görüşmelerinde olumlu bir noktaya varılamadı.
Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube yöneticileri geçtiğimiz hafta  yaşanan olumsuzlukları görüşmek üzere 250 delege ve duyarlı üye ile bir toplantı yaptı.
Toplantıda yöneticiler ve neler yapılması gerektiğini şube yönetimi ve temsilcilerle birlikte değerlendirdiler.
Toplantı sonucunda yapılan açıklamada; Ocak ayından buyana süren, Petkim toplu sözleşme sürecinde sorunlar çözümlenemediği,. Petkim'de işverenin 2006 yılında, yeni işe almış olduğu teknisyenlere uygulamaya başlattığı ve Petkim'de var olan ücret sistemini yok sayan yaklaşımı devam ettirdiği için Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde olumsuzlukların devam etmekte olduğu belirtildi.
Dün sabah vardiyasına gelenişçiler, işbaşı yapmayarak önce A kapıda toplandılar daha sonra da yürüyerek Petim Merkez Kafeterya yemekhane binasına geçtiler.
'ERKEN BİTEN DEĞİL, ERKEN VE İYİ BİTEN SÖZLEŞME İYİDİR'
Yemekhane binasında toplanan işçilere hitaben konuşan Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı İbrahim Doğangül, yaşanan olaylar ve gelişmeler hakkında işçilere bilgeler verdi.
Doğangül, "Biz bir çok Toplu iş sözleşmeleri gördük. Temmuz – Ağustos ayında biterdi. Şimdi daha kimse imzalamadı. Erken biten sözleşme değil, erken ve iyi biten sözleşme iyidir" dedi.
Doğangül, 2006 Şubat ayında işe giren işçilerle ilgili toplu sözleşme maddelerinde sorunların olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Petkim'e nitelikli elemanlar al, yeni yerde hayat başlat 618 ytl brüt ücret ver. Biz buna itiraz ediyoruz. Birbirimizin ücreti ile sıkıntı yaşamamız lazım. Ücret sisteminin yeniden oluşturulması bizim aleyhimize bir bütün sorundur. En son gelinen nokta budur. Davayı kaybettik. Ama mahkeme karar verdi diye uymak zorunda değiliz. Birisi 2 milyar, birisi 618 ytl alıyor. Bu kadar adaletsizlik olmaz"
"İHALENİN İPTAL EDİLECEĞİNE İNANIYORUZ"
İbrahim Doğangül, Petkim'in satışı ile ilgili yapılan satış ihalesinin iptal edileceğine inandıklarını da belirterek "Yapılan ihaleye inanmıyoruz. İptal edecek biz buna inanıyoruz. İhaleye giren kişilerin istihbaratını niye yapmıyorsunuz. İhaleye girenlere her türlü detay verildi. Bu çok sakat sonuçlar doğurur. Bu ihale kötü sonuçlanırsa bir daha Petkim'i bir daha satamazsınız.
Doğangül Petkim'de çok büyük huzursuzlukların olduğunun altını çizerek "Huzursuzluk kalksın diye de imza atılamaz. Eğer isteklerimiz olmasa grev dediğimizde grev hakkınız yok dediler. Yasal olur mu olmaz mı bilmem en temel en insani haktır grev. Direniş hakkımızı elimizden alamazlar" dedi.

“GREV YAPARIZ DEYİNCE; STRATEJİK, SATIŞA GELİNCE KİM OLURSA SATARIZ"
Petkim'in yasalara göre stratejik bir kurum olarak gösterilip çalışanların grev yapması yasaklandığını, ama satışa gelince kim olursa olsun isterse stratejik düşmanımız olsun yeterki parayı versin satarız anlayışının hiç bir akıl ve mantıkla anlaşılamayacağını belirten Sendika Başkanı İbrahim Doğangül

"Petkim işçilerinin grev hakkı 12 Eylül hukukçuları tarafından bile ellerinden alınmamıştı. 1986 yılında 'stratejik' bir işletme olduğu iddiası ile grev yasağı kapsamına sokulan Petkim, bu hükümete göre stratejik filan değil! Eğer öyle olsaydı Petkim 'kim fazla verirse ona'  satılmak istenir miydi? Dolayısı ile 'yasal' grev hakkımızın olmaması bizim değil, AKP hükümetinin ayıbıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarına uyum sağlamak için hazırlanan ve üç yıldır rafta bekletilen tasarıda pek çok işkolu ile birlikte Petkim de grev yasağı kapsamından çıkarılıyor. Beş yıldır görevde olan AKP hükümeti (ülkenin nesi varsa satmak için çabalamaktan fırsat bulamadığından olsa gerek) çalışma hayatını demokratikleştirecek, ülkemizi dünya ulusları arasında hak ettiği yere getirecek bu yasal değişiklileri yapmayarak 'suç' işlemektedir. Bu yüzden de her yıl ILO Kongrelerinde 'kara liste'ye alınmaktadır” dedi.
HER TÜRLÜ MEŞRU HAKKIMIZI KULLANIRIZ
İbrahim Doğungül, her ne kadar 12 Eylül yasaları ile grev hakları ellerinden alınmış olsada, Avrupa Birliği uyum yasaları ve İLO normlarına göre hazırlanan ve bekletilen yasalarda grev haklarının olduğunu anımsatarak “Hak ettiğimiz, içimize sinen bir toplu sözleşmeyi gerçekleştirebilmek için, toplu sözleşme hakkının ayrılmaz parçası olan grev başta olmak üzere her türlü meşru ve demokratik direnme hakkımızı kullanmaya kararlıyız.” diye sözlerini tamamladı.