13 Ocak 2026, Salı

ALİAĞA TOKİ KONUTLARINDA SULAR DURULMUYOR

30 Ocak 2015, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
ALİAĞA TOKİ KONUTLARINDA SULAR DURULMUYOR KALORİFER KAZANLARI İCRALIK
Temeli atıldıktan buyana bir türlü sorunları bitmeyen Aliağa TOKİ Konutlarının, şimdi de kalorifer kazanları icra ile satışa çıkarıldı. Yıllar önce alınan kömürün parası ödenmediği için icra işlemleri başlatıldığı öğrenilirken, 14 Blokta bulunan 14 kazan dairesi 56 bin liraya Aliağa İcra Müdürlüğü’nde açık arttırma ile satışa çıktı. TOKİ yöneticileri; ‘Borç eski dönemleri kapsıyor’ derken, konut sakinleri kış günü kalorifersiz kalma endişesi yaşıyorlar.

Daha önce İZSU'ya olan borçlar nedeniyle yaşanan su kesintileri, asansör krizi, yöneticiler ve sakinler arasında yaşanan sorunlarla gündeme gelen Aliağa TOKİ Konutları'nda sular durulmuyor.

14 bloktan oluşan 500 konutun bulunduğu TOKİ Konutları'nda son olarak, TOKİ sakinlerinin merkezi ısıtma sisteminde kullanılan kömür bedellerini zamanında ödeyememesi üzerine açılan icra davası patlak verdi.

2012 yılında kömür satışı yapan alacaklı firma sahibi, TOKİ Konutları'na ait 14 adet stokerli katı yakıt kalorifer kazanını haczettirdi. Açık artırmayla satışa sunulacak kalorifer kazanlarının 8 Şubat'ta yapılacak ihalede alıcı bulması halinde Aliağa Belediyesi Misafirhanesi'nin de içinde bulunduğu 500 konut ısınma sorunu ile karşı karşıya kalacak. Isınma ile ilgili TOKİ sakinleri için tehdit oluşturan dava Aliağa İcra Hukuk Mahkemesi'nde devam ediyor.

İRFAN MEDET AKPINAR, "İCRA İŞLEMİ HUKUKA UYGUN DEĞİLDİR"
Davanın Avukatlığını üstlenen Avukat İrfan Medet Akpınar,  Yargıtay 12. ve 21. Hukuk dairesinin içtihatlarına göre,  yapılan icra işleminin hukuka uygun olmadığını belirterek, "Alacaklı firma sahibi TOKİ Konutları'na ait 14 adet stokerli katı yakıt kalorifer kazanını haczettirerek satışa sundu. Yargıtay 12. ve 21. Hukuk dairesinin içtihatlarına göre yapılan işlem hukuka uygun değildir. Bu sebeple yapılan memur işlemi şikâyete konu olmuştur ve halen Aliağa İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava devam etmektedir. Yargıtay'ın kararlarına göre; malların haczedilmesi durumunda taşınmazın ısınma sisteminin ortadan kalkacağı ve binadan yararlanmanın mümkün olmayacağı açıktır. Bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici olan parçalarına da malik olur. Bütünleyici parça birleştiği malın maliki olan kimsenin mülkiyetine girer. Hal böyle olunca bütünleyici parçaların bağlı bulunduğu binadan ayrı olarak haczedilmeleri olanaksızdır. Mahcuzlardan kalorifer kazanı ve çift motorlu hidrofor, taşınmazın ısınma sisteminin projesine dâhil olup, onun esaslı unsurlarını teşkil etmektedir. Sözü edilenlerin haczedilmesi halinde taşınmazın ısınma sisteminin ortadan kalkacağı ve asansör olmadan da katlara ulaşmanın binandan istifadenin mümkün olmayacağı açıktır. Sözü edilen mal taşınmazdan ayrı olarak haczedilemez. Ayrıca, mütemmim cüz ve teferruata ilişkin haczedilmezdik şikâyeti Medeni Kanunu'nun emredici kurallarından kaynaklandığından ve kamu düzeniyle ilgili olduğundan süreye bağlı kalınmaksızın şikâyete tabidir" diye konuştu.

TOKİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI BÜLENT KILIÇ, "BİZ BURAYI SADECE KARA KUTUYLA DEVRALDIK"
Kendilerinden önceki yönetimin görevde olduğu süreçte gerçekleşen icradan haberdar olmadıklarını ve karara geç itiraz edildiği için mağdur olduklarını ifade eden TOKİ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kılıç da,"Önceki yönetimlerin hatası kat sakinlerinin cebinden para çıkmasına ve mağdur olmasına sebep oldu. Kömür paraları ödenmediği için kalorifer kazanlarının icralık olması ve bu sebepten oluşan borç sırtımızda bir yük. TOKİ sakinlerinin yüzde 20'si ne kömüre, ne temizliğe ne de aidâtına hiçbir şekilde para ödemiyor. Biz davanın iptali için itirazda da bulunduk. Ardından Aliağa TOKİ yöneticileri olarak Soma'ya giderek alacaklı firma sahibi ile bu konuda bir görüşme de yaptık. Alacaklı firmada belirli bir miktarda para yatırmamız halinde haczi kaldırabileceği teminatını verdi. Ancak, yeterli miktarda para toplanamadığı için icraya engel olunamadı.

Sorun bitmiyor. İcra dosyasıyla ilgili TOKİ sakinlerimizi bilgilendirmek amacıyla toplantılar düzenledik. Bu soruna sebep olanlar hakkında savcılıkta bir şikâyet dosyamız var. Biz burayı sadece kara kutuyla devraldık. Nereye harcama yapılmış, nasıl yapılmış, geçmişte kime borcumuz var, kimden alacağımız var bilmiyoruz. Herkes bu sıkıntıları yaşıyor ama geçmişte yapılan sıkıntılar unutuldu, her şey şuan bizim üzerimize atılmaya çalışılıyor. Ama bizim elimizde belgemiz de var bilgimiz de var.  Sonuç olarak bizden önce icraya konu olan bu dosyaya, karar kesinleşmeden itiraz edilseydi sonuç bu şekilde sonuçlanmayacaktı. Biz davamızda haklıyız. İhale tarihine kadar hukuki yollardan mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" diyerek açıklamada bulundu.

KAT SAKİNLERİ İCRA DAVASINDA İHMAL SÖZ KONUSU OLDUĞUNU İDDİA EDİYOR
Aliağa Siteler Mahallesi TOKİ Konutları'nda yaşayan kat sakinleri ise yönetimde görev yapan şahısların görevlerini tam anlamıyla yapmadıkları iddia ediyor. Sakinlerden bazıları, 2012 yılında karşı alacaklı firmanın kat maliklerinin aleyhine hukuki işlem başlattığından haberdar olmadıklarını belirterek, "İcra davasında ihmal söz konusu. Mevcut yönetimden önceki yönetim bizi yeteri kadar temsil etmedi, bizim haklarımızı zarara uğrattı. Kömür borçlarına karşı alacaklı firmanın aleyhimize dava açtığından ve bu davaya geç itiraz edildiğinden haberimiz olmadı. Kat Mülkiyeti Kanunu'nda en önemli konu, toplantıların çağrı, usul ve şartlarıdır. Buna uygun bir yönetim oluşturulmalıdır. Bu usul ve şartlara uygun olarak seçilmeyen yöneticilerin para toplama ve bizi temsil etme yetkileri yoktur. Dolayısıyla bizi borçlandırma yetkileri de yoktur. Bizi borçlandırırlarsa attıkları imzalardan bireysel olarak sorumludurlar. Sonrasında bu yönetim de gitti yerine 3. yönetim geldi. Geldiklerinde kapılara, kendilerinden önceki yönetimin icra veya hukuki işlemlere itiraz etme süresi içinde itiraz etmediklerini; bundan dolayı borçların büyüdüğünü ifade eden yazılar astılar. Biz de kendilerine iadeli taahhütlü ihtarname çekerek bu durumu tespit etmelerine rağmen neden kat maliklerini bilgilendirmediklerini, bizi zarara uğratan kişiler hakkında mahkemeye başvurup dava edilmesi gerektiğini belirttik. Buradaki suça iştirakleri bizi bilgilendirmemeleridir. Bizim ihtarname çektiğimiz tarih internet ortamında mevcut. Bu tarihin üzerinden epey zaman geçti, herhangi bir mahkeme yapılmadı şimdiye kadar. Bu hak 2. yönetimden sorulması gerekirken bu borcu halktan çeşitli şekillerde tazmin etmeye çalıştılar. Mevcut yönetimin mücadele ettiklerini ifade ettiği konu, anlamsız bir müracaat. Çünkü karşı taraf hak kazanmış. Bu davada iyi niyet değil hukuk geçerli.  Çoğu kat malikleri kömür borcu ödenmediği için açılan icra davasından habersiz. Haberdarlarsa da tamamen yönetimin halkın inanmasını istedikleri doğrultuda. Sadece sözle aldı yaratarak insanları oyalıyorlar, zaman kazanıyorlar" diyerek yönetimi suçladı.

Haber: Selda BEKTAŞ