13 Ocak 2026, Salı

ALİAĞA’DA TAŞERON GERÇEĞİ

30 Ocak 2018, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
ALİAĞA’DA TAŞERON GERÇEĞİ

Taşeron işçilerin artan mağduriyetlerine işveren duyarsız kalırken, işçiler elden aldıkları ücretlerle, esnek ve güvencesiz çalışmaktan rahatsız olduklarını dile getiriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Aliağa’da da yaşanan en önemli sıkıntılardan biri taşeron işçilik… Aliağa’daki en büyük firmaların alt taşeronlarında çalışan işçilerin gazetemize verdiği röportajlar ışığında edindiğimiz bilgilere göre taşeron işçiler güvencesiz, esnek çalışma ile karşı karşıya kalıyor. Sigorta primleri ve maaş ödemeleri asgari ücret üzerinden gösterilen işçiler, işverenle anlaştıkları maaşın asgari ücret üzerinde kalan tutarını ise elden almaları nedeniyle mağduriyet yaşıyor.

Taşeron işçilerin aktardığına göre, alt taşeronlarda çalışan işçiler asgari ücret üzerinden sigortalanıyor. İşveren asgari ücret üzerinden maaşları gösterip geriye kalan tutarları ise ayrıca banka hesabına yatırıyor veya zarf usulü elden veriyor. İşçiler fazla mesai ücretlerinin de maaşlarına yansıtılmadığını, ayın belli günlerinde sorradan banka hesaplarına yatırıldığını, firma yetkililerinin de ana yüklenici firmaların da durumdan haberdar oldukları halde sistemin bu şekilde işlediğini söylüyor.

En son basına da yansıyan Selfed işçilerinin yaşadıkları sıkıntıda olduğu gibi taşeronun iflasının açıklayıp kaçması durumunda ise işçiler ancak asgari ücret üzerinden hak talebinde bulunabiliyor. Kendileri ile aynı şartlarda çalışan hiçbir taşeron işçinin bu kadar ağır koşullarda bir iş için asgari ücretle çalışamayacağını dile getiren işçiler, ana yüklenici firmanın da bunun farkında olmasına rağmen alt taşeron firmaya herhangi bir müdahalesinin olmamasından şikayetçi.

Birçok firmada durum aynı

Gazetemizde daha önce çıkan haberlerden de hatırlanacağı üzere bölgede çalışan birçok firmada aynı sistemin işlediği görülmekte. Aliağa’da bulunan en büyük firmalar dahil olmak üzere ağır sanayide çalışanlar için de durum farklı değil. Rafineri inşaatından demir-çelik fabrikalarına kadar birçok işletmede alt taşeron olarak iş yapan onlarca firmanın çalışanları, aylık olarak aldıkları ücretlerin bir kısmı maaş olarak yatırılırken, anlaştıkları tutarların geri kalanı ve fazla mesailer ile yemek paralarının ayın belirlenen günlerinde işverenler tarafından hesaplarına ayrıca yatırıldığına değiniyor.

İşçiler ağır şartlarda iş güvenliği olmadan çalışıyor

Taşeron işçiliğin en önemli sıkıntılarından birinin de iş güvenliği olmadan çalışmak olduğunun altını çizen işçiler, “Bizlere kadrolu işçilerin kullanmam dediği kötü durumdaki güvenlik malzemeleri veriliyor. Kazanların içerisine maskesiz giriyoruz. İskelelerde kalitesiz kemerlerle çalışıyoruz. Bir iş kazası olduğu zamansa önlem almadığımız iddia edilerek suçlanan yine biz oluyoruz. Çalışma şartlarımız çok ağır, uzun, yorucu mesailerin ardından emeğimizin karşılığını alamadığımız gibi, hakkımızı aramakta da güçlük çekiyoruz.” diyor.

‘Haklarımızı alacağımıza dair verilen sözler tutulmuyor’

İşçilerin hak arama mücadelelerinin önünde engel teşkil eden kuralsız çalışmaya örnekler her geçen gün çoğalıyor. Alt taşeronların söz vererek işleri yürütmesi durumunda mağdur olan işçiler haklarını aramak için ana firmaların kapısını çalmak zorunda kaldığında ise ‘Biz sorumlu değiliz’ cevabını alıyor. Tüpraş’ta yaşanan facianın ardından proje dışı bırakılan BEKA firmasının işçileri, tazminatlarını almak üzere firma yetkililerinin kendilerine söz verdiğini ancak ilk taksiti yatırıp geri kalan iki taksitin yatırılmadığını belirtiyor. İşçiler, kalan iki taksitin yatırılmaması üzerine BEKA yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde ‘Tüpraş bizim paramıza haciz koydu, ne zaman hak edişimizi alırız o zaman tazminatınızın geri kalanını yatıracağız” sözünü aldıklarını ancak sözlerin tutulmaması durumunda mağduriyetlerin nasıl giderileceğini merak ettiklerini söylüyor.

Benzer durumda olan Selfed işçileri ise patronlarının hacizli parayı aracı bir firma ile tahsil ettikten sonra kayıplara karıştığını, Tüpraş ile yaptıkları görüşmeler sonucunda üç aydır alamadıkları maaşlarının asgari ücret üzerinden görünen kısmının yatırıldığını geri kalan maaşları için ise yetkililerin kendilerini muhatap almadığını ifade ediyor.

Taşeron çalışma mağduriyet yaratıyor

Tüm bunların gösterdiği üzere işçiler kapalı bir kutu şekilde ilerleyen taşeron sisteminde sıkıntılarının giderilmesi adına çaldıkları her kapıdan “Asıl muhatap biz değiliz. Biz firmanızın sahibine gerekli bildirimleri yaptık. Biz yalnızca denetleyici olabiliriz. İç işleyişe müdahale edemeyiz.’ sözleriyle geri dönüyor.

(EREN SARAN)