18 Nisan 2026, Cumartesi

SENDİKALARDAN BARIŞ İÇİN BİR GÜNLÜK GREV

30 Aralık 2015, Çarşamba Paylaş Gönderiyi Yayınla
SENDİKALARDAN BARIŞ İÇİN BİR GÜNLÜK GREV

KESK, DİSK ve TMMOB ‘Savaşa karşı barış’ sloganıyla, Aliağa’da bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Eğitim-Sen Aliağa Şube Başkanı Mehtap Akyıldız, iş bırakma eylemi ile ilgili yaptıkları basın açıklamasında, “Bütün emek ve demokrasi güçlerini savaşa karşı kardeşliği, barışı inşa etmek için alanlarda yan yana olmaya davet ediyoruz” dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), sokağa çıkma yasakları ve ablukaya karşı 29 Aralık’ta ülke genelinde olduğu gibi Aliağa’da da bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. İş bırakma eylemine ilişkin Demokrasi Meydanı’nda yapılan basın toplantısına KESK, DİSK ve TMMOB üyelerinin yanı sıra birçok sevil toplum örgütünden ve siyasi partilerden de katılım oldu.

“İNSAN CESETLERİ GÜNLERCE SOKAKLARDA BIRAKILIYOR”

Basın açıklamasında ortak basın metnini Eğitim- Sen Aliağa Şube Başkanı Mehtap Akyıldız okudu. Akyıldız, “Doğu ve Güneydoğu’da uygulanan sokağa çıkma yasakları, savaş halini andıran askeri yığınaklar, okulların, hastanelerin ve devlet dairelerinin karargahlara dönüştürülerek çatışmaların bütün bölgeye yayılmasıyla birlikte ilçeler, şehirler abluka altına alınıp boşaltılmakta, yüzlerce insan evlerinden alınarak kapalı spor salonlarına hapsedilmekte, çocuklar ve kadınlar hedef alınarak katledilmektedirler. İnsan cesetleri günlerce sokaklarda bırakılmakta, almaya çalışan yakınlarına ateş açılmaktadır. Devlet, yaklaşık 3 bin 800 öğretmeni savaş boyutundaki operasyon öncesi hizmet içi eğitim adı altında ilçelerden çıkarırken 40 bin öğrenciyi kaderlerine terk etmekle ve sağlık emekçilerini hastanelere hapsetmekle çok tehlikeli bir mesaj vermiştir. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri savaş düzenine göre yeniden dizayn edilmektedir” dedi.

“BARIŞ YANLILARINA OPERASYONLAR DÜZENLENİYOR”

Bu operasyonları yapanların asıl niyetlerinin Güneydoğu’dan Ortadoğu’ya uzanan büyük bir bölgeyi savaş alanı haline getirmek olduğunu ifade eden Akyıldız, “Tarihi eserlerin dahi tahrip edildiği bu süreçte, ardı ardına yapılan operasyonlarla elektriksiz, susuz kalan, açlık tehlikesiyle burun buruna gelen, evleri kurşunlanan, bombalanan, keskin nişancıların hedefi olan insanlarımızı çok daha büyük tehlikeler beklemektedir. Siyasi iktidar, Türkiye’nin saygın emek ve meslek örgütlerinin tüm bu endişelerine, taleplerine ve çözüm önerilerine gözünü kulağını kapatarak tam aksini yapmakta yani savaş ve baskı politikalarını arttırmakta, barış yanlılarına operasyonlar düzenlemektedir. AK Parti iktidarının gözünü kan bürüyerek içeride ve dışarıda yaptığı tüm bu akıl dışı politikalar sonucunda, dışarıda neredeyse kriz yaşamadığımız komşu kalmadı, içeride ise muhalif görülen her kesim baskı ve operasyonlarla sindirilmeye çalışıldı, düşman edildi” diye konuştu.

“MUHALİFLER YARGISIZ İNFAZLARLA KATLEDİLİYOR”

Artık miting yapmanın, sokağa çıkmanın, hatta pencereden dışarıya bakmanın dahi ölümü göze almakla eşdeğer olduğu bir Türkiye’de yaşamaktayız. Hatta bırakın muhalif olmayı, akıl tutulması yaşadığımız bu süreçte Temmuz’dan Kasım’a kadar 44 çocuğun öldürüldüğü, 52 çocuğun da yaralandığı medyada yer almaktadır. Bu bir abartı sayılmasın. Türkiye’nin doğusunda il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle, sokak sokak bu gerçeklik yaşanırken, Türkiye’nin batısında da muhalif olmak, bir gece yarısı yargısız infazlarda katledilmeniz anlamına gelmektedir. İstanbul metropolünde son tarihlerde de Dilek Doğan, Yeliz Erbay ve Şirin Öker sabah baskınlarında sorgusuz sualsiz katledildiler. Hükümetlerin IŞİD ve benzeri cihatçı örgütleri besleyen politikalarının bedelini tüm insanlık ödemektedir. Ege Denizinde can veren Aylan bebeklerden, Lübnan’da, Nijerya’da, Kobane’de, Reyhanlı’da, Suruç’ta, Şengal’de, Lazkiye’de, Ankara’da, Paris’te katledilen yüzlerce insanın vebali bu insanlıktan çıkmış vahşi politikaları uygulayan egemenlerin üzerindedir” ifadelerini kullandı.

“KAN VE GÖZYAŞINI DURDURMANIN TEK ÇARESİ BU SAVAŞI DURDURMAK”

İktidarın gücüne biat ederek onların suç ortaklığını yapanların da en az onlar kadar suçlu olduğunu vurgulayan Akyıldız, “Biz emek ve meslek örgütleri olarak, duyduğumuz sorumluluk gereği, gidilen yolun, kan ve gözyaşlarının sel olup akacağı bir yol olduğunu, bu kirli savaşta çocukların, kadınların, yoksulların, işçilerin, emekçi halk kitlelerinin en ağır bedeller ödeyeceğini bir kez daha yineliyoruz. Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkım demektir. Savaş emekçilerin ekmeğinin küçülürken zenginlerin kasalarının dolması demektir. Savaş sürdükçe halk konuşamayacak. Savaş sürdükçe kan ve gözyaşı akmaya devam edecek. Savaş sürdükçe onların kasalarını dolduracak, halk yoksulluğa mahkum olacak. Akan kan ve gözyaşlarını durdurmanın tek çaresi, halklara karşı açılan bu savaşı derhal durdurmaktır” diye konuştu.

“BU TOPRAKLARDA KİMSENİN ÖLMESİNİ İSTEMİYORUZ”

Bu çağrılarına AK Parti Hükümetinin olumlu karşılık vermesini beklemediklerini söyleyen Akyıldız, iktidarın barış değil savaş istediğini belirtti. Akyıldız, “Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere de sesleniyoruz. Bu topraklarda kimsenin ölmesini istemiyoruz. Sendikalar olarak, meslek örgütleri olarak, demokratik kitle örgütleri olarak biz barışın tarafındayız. Görevimiz insanlarımızın öldürülmesine seyirci kalmak değil, insanları yaşatmaktır. Bu iktidarın demokrasiye tahammülü yoktur. Çözüm Türkiye’nin gerçek bir demokrasiye kavuşmasıdır. Biz umudun, insanı insan yapan gücünü de biliyoruz” dedi.

“YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ”

Son kişi kalana kadar barış ve demokrasi mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayan Akyıldız, “Savaş isteyenler, katliam ve cinayetleri yaygınlaştıranlar şu çok iyi bilsinler ki, bizler kardeşlerimizin elini sımsıkı tutacak, her koşulda birlikte olacak, birlikte mücadele edeceğiz. İki halkın birlikte yaşama umudunu yok etmeye çalışanlara inat, ortak geleceğimizi kurmak için daha da birbirimize kenetleneceğiz. Son kişi kalana kadar barış ve demokrasi mücadelesini sürdürmekten geri kalmayacağız. Gün, yaşananları seyretme günü değil, içeride ve dışarıda savaş çığlıkları atanlara karşı yüksek sesle ve cesaretle ‘Öldürülenler bizim çocuklarımız, yaşasın halkların kardeşliği’ diye haykırma günüdür. Bütün bu nedenlerle biz savaşa karşı barış için 25 Aralık Salı günü DİSK, KESK ve TMMOB olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak hizmet üretmiyoruz” dedi. Akyıldız, bütün emek ve demokrasi güçlerini, savaşa karşı kardeşliği ve barışı inşa etmek için alanlarda yan yana olmaya çağırdı.

(VOLKAN GÜNDÜZ)