18 Nisan 2026, Cumartesi

YAZI DİZİSİ:2 İŞ CENNETİ Mİ İŞÇİ CEHENNEMİ Mİ?

31 Ocak 2017, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
YAZI DİZİSİ:2 İŞ CENNETİ Mİ İŞÇİ CEHENNEMİ Mİ?

Yazı dizimizin ikinci gününde Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay’ın görüşlerini aktarıyoruz. İş kazalarında asıl sorumluluğun işverende olduğunu söyleyen Oktay, iş güvenliği ve sağlığı denetimlerinde devletin sınıfta kaldığını dile getirdi.

PETROL-İŞ ALİAĞA ŞUBE BAŞKANI AHMET OKTAY:

Asıl sorumlu işverendir

Demir-çelik, gemi-söküm ve petrokimya sektöründe ölümlü iş kazaları olduğunda işçiler hatırlanıyor. Ama fabrikalarda her gün bir iş kazasıyla karşılaşmak mümkün. Çoğu iş kazası kayıt altına alınmıyor ve işverenler tarafından hasır altı ediliyor.

Sendikacılar iş kazalarının Aliağa'da bu kadar yoğun yaşanmasını üç nedene bağlıyor. Birincisi, patronlar tarafından iş güvenliği ve sağlığı önlemlerinin yeterince alınmaması, ikincisi denetimlerde danışıklı dövüş yapılması, üçüncüsü ise iş yerlerinin sendikasız olması... Bu üç etken birleşince iş kazaları ve ölümlü iş kazalarının yaşanması kaçınılmaz hale geliyor.

Bugün yazı dizimize Petrol-iş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay'la devam ediyoruz. Ahmet Oktay'la iş cinayetleri, petrokimya sektöründeki iş güvenliği önlemleri, iş kazalarının nedenleri ve neler yapılması gerektiğini konuştuk.

2016'DA 1800 İŞÇİ ÖLDÜ

Sadece Aliağa'da değil yurt çapında iş kazalarına karşı iyi bir sınav verilmediği kesin. Bu sıkıntılı durum istatistiklere de yansımış durumda. Türkiye iş kazalarında Avrupa'da birinci sırada. 2016 yılında tüm yurtta yaşanan iş cinayetleri hakkında bilgi veren Oktay, şunları söyledi: "2016 yılında resmi olarak bilanço açıklanmadı. Ama üzülerek 1800 emekçinin iş cinayetleri sonunda yaşamını yitirdiğini söyleyebiliriz. Bu da ortalama günlük beş işçinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor." Yaşanan iş kazalarının sendikasız fabrikalarda yaşandığını belirten Oktay, örgütlü işçilerin çalıştığı iş yerlerinde örgütsüz işçilerin çalıştığı işyerlerine göre ölümlü iş kazalarının daha az olduğuna dikkat çekti.

DEVLET SINIFTA KALDI

Genel olarak Türkiye'de özel olarak Aliağa'da iş kazalarının önüne geçilememesinin birçok nedeni var. Fabrikalardaki iş güvenliği denetimlerinin yeterince önemsenmemesi ve geçiştirilmesi iş kazalarına davetiye çıkarıyor. Fabrikalarda gerekli denetimlerin yapıladığını söyleyen Oktay, devletin bu konuda sınıfta kaldığını dile getirdi. Devletin fabrikaları denetleyen organlarına büyük görevler düştüğünü vurgulayan Oktay, "Bedeli ödeyen hep işçiler oluyor. Bunun esas sorumluları her iş kazasından sonra hatayı işçilerin üzerine yıkanlardır. Devletin denetim yapan organları iyi çalışmış olsa ölüm oranlarının azalacağı kanaatindeyim." dedi.

İŞ KAZALARI KAYIT ALTINA ALINMIYOR

Aliağa'da petrokimya sektöründe çalışanlar, demir-çelikte ve gemi-sökümde çalışan işçilere göre biraz daha şanslı. Çünkü petrokimya sektöründe ölümlü iş kazaları diğer sektörlere göre daha az yaşanıyor. Ama bu petrokimya sektöründe iş kazalarının olmadığı anlamına gelmiyor. Sohbet ettiğimiz işçiler petrokimya sektöründe birçok iş kazası yaşandığını ama iş verenin bunu kayıtlara geçirtmediğini belirtti. İş sağlığı ve güvenliği konusunda örgütlü oldukları fabrikalarda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Oktay, "İş cinayetleri sonucu yaşamını yitiren arkadaşlarımızın sayısı, Türkiye geneline baktığımızda bizde daha düşük. Gönül ister ki hiç olmasın. Geçtiğimiz yıllarda Petkim'de çalışan bir işçinin yaşamını yitirdiğini biliyoruz. Gerekli denetimlerin yapılması için işverenleri sürekli uyarıyoruz. Üyelerimizi eğitimlere tabi tutturuyoruz. Birinci dereceden sorumlu işverendir. Ama sendikalara da görev düşüyor. Sendikaların örgütlüğü olduğu iş yerlerinde iş güvenliğinin sağlanması için aktif bir şekilde görev alması gerekiyor." dedi.

PATRONLAR KURALLARI DELMEYE ÇALIŞIYOR

İş kazalarını önlemek için birçok şey yapılması gerekiyor. Oktay iş kazalarını önlemek için yapılması gerekenleri söyle sıraladı: "6331 iş sağlığı güveliği kanuna göre yılda bir verilmesi gereken 16 saatlik eğitimlerin alınması sıkı bir şekilde takip edilmeli. Birçok işyeri bu eğitimleri vermiyor, vermiş gibi gösteriyor. İşveren bu kuralları ne kadar delmeye de çalışsa bizler müdahil olarak işverene gerekli uyarıları yapıyoruz. İşçilerin, iş güvenliği ve sağlığını tehlikeye düşürecek bir şey gördüğünde işi bırakma hakkı vardır. Güvenlik tedbirleri alınana kadar ben bu işi yapmıyorum deme hakkına sahiptir. Her üyemize bunu söyleriz. İşçilerimiz orada bir tehlike varsa o işi yapmamalı. Petrokimya sektörü maden ocaklarından sonra en tehlikeli iş kolu... İşverenin işe uygun eleman alımı yapması gerekir. Taşeronlar işi daha ucuza getirmek için deneyimsiz ve sektöre uyum sağlayamayacak işçiler alıyor. Bu durum iş kazalarının yaşanmasında önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor."

(İSMAİL AFACAN)