Gündüz: “Aliağa Belediyesi şahsi şirket değil”
08 Eylül 2026, Salı Paylaş Gönderiyi YayınlaCHP Aliağa İlçe Başkanı Engin Gündüz, Aliağa Belediyesi’nin bir kişinin şahsi şirketi olmadığını belirterek belediyedeki başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin toplu istifaya zorlanarak kurumun bekleme odasına çevrildiğini, ardından da Belediye Başkanı Serkan Acar’ın yurt dışına çıktığını ifade etti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aliağa İlçe Başkanı Engin Gündüz, Aliağa Belediyesi’nde son günlerde yaşanan gelişmeler ve Belediye Başkanı Serkan Acar’ın açıklamaları hakkında yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Gündüz açıklamasında, Belediye Başkanı Serkan Acar’ın belediyedeki tüm başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin istifasını alarak idari yönetimi belirsizliğe sürüklediğini, ardından da hiçbir şey olmamış gibi 15 günlük yurt dışı seyahatine çıktığını belirtti. Belediye bürokrasisinin cebinde istifa dilekçeleriyle baş başa bırakıldığını kaydeden Gündüz, kurumun ise tam anlamıyla bir "bekleme odasına" dönüştürüldüğünü ifade etti.
“İstifa çalışanın özgür iradesi mi?”
Aliağa halkının sorması gereken çok basit ama çok önemli sorular olduğunu ifade ederek açıklamasını sürdürmek Gündüz, "Bir belediye başkanı, birlikte çalıştığı üst düzey yöneticilerden topluca istifa dilekçesi isteme ihtiyacını neden duyar? Eğer bu yöneticilerin görevlerini başarıyla yerine getirmediği düşünülüyorsa, neden mevzuatın kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde gerekli idari işlemler yapılmamaktadır? Eğer ortada bir başarısızlık yoksa neden bu insanlardan istifa etmeleri istenmektedir? Ve daha da önemlisi: İstifa gerçekten çalışanın özgür iradesi midir, yoksa makamın talebiyle ortaya çıkan bir sonuç mudur?” dedi. Gündüz, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar açısından istifanın kişinin kendi iradesiyle gerçekleştirdiği bir işlem olduğunu, kamu yönetiminde görev değişikliği ile memuriyet görevinden çekilmenin aynı şey olmadığını vurguladı.
“Dünya standardı mı, Aliağa halkının aklıyla alay etmek mi?”
Gündüz, Belediye Başkanı Acar’ın konuya ilişkin "İzmir standartlarından istifa etmek, dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açmak" şeklindeki ifadelerine cevap vererek, “Dünya standartlarında belediyecilik anlayışı, yöneticilerden topluca istifa dilekçesi istemek midir? Dünya standartlarında kamu yönetimi, sorun gördüğü yöneticilerin sorumluluğunu açıkça ortaya koymak yerine istifalarını isteme yöntemini tercih etmek midir? Tüm idari kadronun istifasını cebine koyup, kurumu bekleme odasına çevirerek yurt dışına gitmek 'dünya standardı' mıdır, yoksa Aliağa halkının aklıyla alay etmek midir? Dünya standartlarında belediyecilik, liyakat ve kurumsallık yerine kişisel tercihlere dayalı bir yönetim anlayışı mıdır?" diye konuştu. Gündüz, istifa ile görevden alma arasındaki hukuki ve etik farkın "dünya vizyonu" söylemiyle örtülemeyeceğini, bir kamu görevlisinin kendi iradesiyle ayrılması ile görevden alınmasının tamamen farklı süreçler olduğunu kaydetti.
“Bürokrasiyi kaosa sokup tatile çıkmak sorumsuzluk”
Üst yönetimdeki belirsizlik döneminde 15 günlük yurt dışı seyahatine çıkılmasının zamanlama açısından önem taşıdığını belirten Engin Gündüz, belediye başkanının izin yapmasının değil; bürokrasiyi kaosa sokup yurt dışına giderek yaratılan sorumsuzluk tablosunun eleştirildiğini ifade etti. Aliağa Belediyesi’nin bir kişinin şahsi şirketi olmadığını, halkın vergileriyle hizmet üreten bir kamu kurumu olduğunu ifade eden CHP İlçe Başkanı Gündüz; "dünya standardı" denilen şeyin keyfiyet, liyakatsizlik ve "ben yaptım oldu" anlayışı olduğunu savundu. Gündüz, devletin memuruna mobbing niteliğinde toplu istifa baskısı kurup tatile çıkarak kent yönetilemeyeceğini dile getirdi.
Başarısız kadroların sorumlusunu sordu
Gündüz, Acar’ın "yeni bir sayfa açıyoruz" demesinin kendi siyasi tercihi olduğunu ancak yeni sayfa açmanın yolunun kamu görevlilerine istifa dilekçesi imzalatmak değil, şeffaf ve hukuka uygun bir yönetim ortaya koymak olduğunu ifade etti. Aliağa halkının kimin neden istifa ettiğini, bu istifaların özgür iradeyle verilip verilmediğini, yerine kimlerin getirileceğini ve belediyede hangi hizmetlerin başarısız bulunduğunu bilmek istediğini aktaran Gündüz, Belediye Başkanı Acar’ın kendisinin bu başarısız kadrolardan sorumlu olup olmadığını sordu. Gündüz, CHP Aliağa İlçe Başkanlığı olarak belediye çalışanlarının özlük haklarının, kamu hizmetinin sürekliliğinin, liyakat ilkesinin ve hukukun yanında olmaya devam edeceklerini bildirdi.
“Aliağa bu baskı rejimini etmiyor”
Bürokratlara yaşatılan bu belirsizlik ve baskı ortamının Aliağa kamuoyu için ilk olmadığını belirten Gündüz, Serkan Acar’ın daha önce imza attığı toplu işçi kıyımları ve emekçinin ekmeğiyle oynayan kararlarıyla bu konuda sabıkalı bir yönetim anlayışına sahip olduğunu kaydetti. Gündüz, dün sahadaki işçinin alın terini hiçe sayıp kapı önüne koyan zihniyetin bugün devletin yetişmiş bürokratını tek bir talimatla istifaya zorladığını; yöneticileri güvencesiz bırakan ve alt kademedeki personeli her an "sıra bana gelecek" korkusuyla yaşatan bu baskı rejimini Aliağa’nın hak etmediğini vurguladı.
“Aliağa siyaset tiyatrosuyla değil, ciddiyetle yönetilmeli”
Aliağa Belediyesi’nin kişisel hesaplarla, siyasi manevralarla veya "ben yaptım oldu" anlayışıyla değil; kurumsallık, liyakat, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleriyle yönetilmesi gerektiğini belirten Gündüz, Başkan Acar’ı Aliağa halkına ve belediye çalışanlarına soruların cevaplarını açık, şeffaf ve hukuka uygun biçimde vermeye davet etti. Başkan Acar’ın yaptığı uygulamanın klasik kamu yönetimi ilkelerinden ziyade siyasi bir liderlik ve vitrin tazeleme şovu olduğunu ifade eden Gündüz, yöneticileri belirsizlik içinde bırakıp tatile çıkmanın motivasyon kaybı ve yetki karmaşası yaratacağını belirtti. Gündüz, açıklamasını, “Aliağa siyaset tiyatrosuyla değil, ciddiyetle yönetilmeyi hak ediyor” sözleriyle tamamladı.
(VOLKAN GÜNDÜZ)