31 Ağustos 2026, Pazartesi

Kadınlar taleplerini haykırdı

10 Mart 2026, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
Kadınlar taleplerini haykırdı

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Kadınlar; şiddete karşı etkin mücadele, laik eğitim ve insanca çalışma koşulları için taleplerini dile getirdi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube binası önünde toplanan kadınlar, Demokrasi Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte atılan sloganlarla yaşamın her alanında eşitlik talebi yinelendi. Meydanda toplanan kitleye hitaben hazırlanan basın açıklamasını Ebru Er ve Tuba Eşref Çınar okudu.

"Aradan geçen 170 yıla rağmen güvencesiz çalışma sürüyor"

Açıklamada, 8 Mart’ın tarihsel kökenine değinilerek, "1857 yılında, New York dokuma fabrikasında çalışan kadınların çalışma saatlerinin azaltılması, koşulların iyileştirilmesi ve ücretlerinin arttırılması talebiyle greve çıkıp, canlarıyla bedelini ödedikleri mücadele günümüze ışık tutmaktadır. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü, 'Ekmek ve Gül' sloganıyla başlayan uzun soluklu sınıf mücadelelerine dayanmaktadır. Aradan geçen 170 yıla rağmen, bugün kadınlar hala güvencesiz, kuralsız, denetimsiz, kötü koşullar altında, esnek çalışma süreleri içinde fabrikalarda yanmaya devam etmektedir" denildi.

"Kadın cinayetleri politiktir"

Dünyada yaşanan savaşların ve ekonomik krizlerin yükünün kadınların sırtına yüklendiği belirtilen açıklamada, şiddet ve cinayetlerin sistemsel olduğu vurgulanarak, “Ev içi şiddet, hükümet politikaları ve kadına bakış açısı nedeniyle sokaklara taşmış; taciz, tecavüz, mobbing ve kadın cinayetleri cezasızlık nedeniyle ayyuka çıkmıştır. Aliağa’da 2021 yılında Ayten, oğlu tarafından; 2025 yılında Fatma Şentürk boşanmak üzere olduğu eşi tarafından katledildi. Bunlar bireysel suçlar değil, bir sistemin, iktidarın kadına yönelik politikasının sonucudur. Bu nedenle 'Kadın Cinayetleri Politiktir' diyoruz." İfadeleri kullanıldı.

"Laiklik kadınlar için güvencedir"

Eğitim ve laiklik konusuna dikkat çekilen açıklamada, "Laikliğe yönelik saldırılarla haklarımız bir bir alınmakta, 4-6 yaş arası çocuklar kuran kurslarına, sübyan okullarına teslim edilmektedir. Kız çocuklarının erken yaşta eğitimden kopması ve karma eğitimin tartışmaya açılması kadınların kamusal varlığını sınırlayan zihniyeti göstermektedir. MESEM uygulamaları ile çocuklar işyerlerine gönderilmekte; denetimsiz, güvencesiz koşullarda ölmekte veya tacize uğramaktadır. Laiklik, kadınların hayatın tam ortasında özne olarak var olmasını güvence altına alan temel bir ilkedir" denildi.

Savaşların kadınlar üzerindeki yıkıcı etkisine değinildi

Açıklamada kadın istihdamının esnek ve güvencesiz hale getirildiği, üniversiteli genç kadınların ise barınma ve beslenme sorunları nedeniyle eğitimden uzaklaştığı ifade edildi. Eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanmadığı ve ev içi emeğin ücretsiz angarya haline geldiği vurgulanırken, Ortadoğu’daki savaşların kadınlar üzerindeki yıkıcı etkisine ve baskıcı uygulamalara da değinildi. Açıklama, platformun şu talepleriyle son buldu: insanca, eşit bir yaşam ve güvenceli çalışma, barış içinde bir dünya ve yoksulluğa karşı birleşik mücadele, okullarda bir öğün ücretsiz yemek, demokratik, laik ve halkı önceleyen bir bütçe, kadınların yaşam, kürtaj ve boşanma haklarının korunduğu kanunlar, İstanbul Sözleşmesine dönülmesi ve 6284’ün uygulanması, Ücretsiz HPV aşısı, eğitim ve sağlık hizmetleri.

(DERYA SÜNER)