31 Ağustos 2026, Pazartesi

"KARA PARA" SİSTEMİNİN KİLİT İSMİNE ÖDÜL GİBİ KARAR!

31 Temmuz 2026, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla

İBB yolsuzluk davası iddianamesinde, milyarlarca liralık kara parayı sahte fatura ve gayrimenkul ağıyla akladığı ileri sürülen, devleti milyarlarca lira zarara soktuğu iddia edilen ve firari Murat Gülibrahimoğlu’nun ekibinde yer alan iş insanı Sarp Yalçınkaya hakkında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Etkin pişmanlıkla tahliye olan Yalçınkaya’nın şahsi mallarındaki tüm tedbirlerin kaldırılması kamuoyunda, yargılama süreci devam eden bir sanığın suçsuzluğu henüz kanıtlanmadan adeta ödüllendirildiği algısını yarattı.

İBB yolsuzluk davası kapsamında ortaya çıkan "kara para aklama" skandalında yargı sürecine paralel olarak yeni bir gelişme yaşandı. Milyarlarca liralık kara para, sahte fatura trafiğinin odağındaki iş insanı Sarp Yalçınkaya’nın, dava sonuçlanmadan suçsuz bulunmuş gibi muamele görmesi ve şahsına ait tüm mal varlığını geri alması dikkat çekti. Alınan kararla, davanın operasyonel merkezinde yer alan Sarp Yalçınkaya’nın şahsi mal varlığı üzerindeki tüm hukuki tedbirler ve kısıtlamalar kaldırıldı.

"SAHTE VE İKİZ FATURA" SUÇLAMASININ ODAĞINDAKİ İSİM

Sahte fatura düzenleme suçunu işlediğinden dolayı vergi usul kanuna muhalefetten hakkında birçok soruşturması olan Sarp Yalçınkaya'nın, petrol piyasasında, kendine ait olmayan birçok firma üzerinden sisteme sahte ve ikiz fatura temin eden örgütün/organizasyonun lideri olduğu ileri sürülüyor.

İTİRAF ETTİ, ŞAİBELİ BİR ŞEKİLDE ŞAHSİ MALLARINI GERİ ALDI

İş insanı Sarp Yalçınkaya, davanın geçmiş seyri içinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı olmuş, içeriden çıkmak için bir avukata 8 milyon dolar para vermiş, ancak dolandırıldığını iddia etmiş, akabinde bir şekilde cezaevinden tahliye edilmeyi başarmıştı. Sahte fatura trafiğini, paranın izini kaybettirmek için kurulan karmaşık tapu ağını ve emlak manipülasyonlarını deşifre eden Yalçınkaya, bu itiraflarıyla aslında kendisinin de suç ortağı olduğunu dolaylı olarak kabul etmiş oldu. Ancak gelinen noktada; varsa kamu zararı henüz giderilmeden Sarp Yalçınkaya’nın şahsi malları üzerindeki tedbirlerin kaldırılması, yönetim kayyumunun sonlandırılması ve tüm mal varlığının kendi tasarrufuna bırakılması, davanın seyri açısından ciddi soru işaretleri doğurdu. Kendisine ait olmayan ama kontrolündeki şirketler vasıtasıyla sisteme sahte faturalar soktuğu, kara para aklanmasında başrol oynadığı, şahsi mal varlığının büyük bir kısmını bu gayrimeşru yollarla elde ettiği, devletin milyarlarca lira zarara uğramasında başrol oyuncusu olduğu iddia edilen Sarp Yalçınkaya’nın, şirketlerinin yönetiminin kendisine bırakılması, şahsi mal varlığı üzerindeki tedbirlerin kaldırılması, bankada ve borsada bloke edilen paralarının serbest bırakılması, davanın bu şahıs özelindeki seyrini derinden sarsacak hukuki bir tartışmanın fitilini ateşledi.

SONUÇ KAMUOYUNDA "ÖDÜL" GİBİ ALGILANDI

Konuyu yakından takip eden uzmanlar; henüz davanın esasına ilişkin yargılama bitmeden ve Sanık Sarp Yalçınkaya’nın suçluluk durumuna dair kesin bir hüküm kurulmadan ortaya çıkan bu tabloyu, şahıs açısından 'ödül gibi bir netice' olarak nitelendiriyor. Kendisine ait olmayan ancak kontrolündeki firmalar üzerinden sisteme sahte fatura sokmak suretiyle kara para aklama mekanizmasının dişlisi olarak faaliyet gösterdiği iddia edilen Sarp Yalçınkaya’nın şahsi mal varlığı üzerindeki tedbirlerin kaldırılması, şahsın ticari faaliyetlerine aynen devam edebilmesine ve özellikle şahsi paralarını kaçırmasına olanak tanıyor. Tapu kayıtlarındaki bedelsiz devirler ve kendisine ait olmayan ancak kontrolündeki firmalar üzerinden sisteme sokulan sahte faturalarla sistemin dışına çıkarılmak suretiyle suçtan elde edildiği iddia edilen paraların akıbeti henüz netleşmemişken; kilit isme ait mal ve paraların üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması, kamuoyunda hayretle karşılanıyor.

SANIK SARP YALÇINKAYA’YA KİM DESTEK VERİYOR?

Sarp Yalçınkaya’nın şahsi malvarlığı üzerindeki tedbirler kaldırılmış olsa da dosyadaki vahim iddialar ve suçlamalar tüm sıcaklığını muhafaza ediyor. Hakkındaki iddialar sadece gayrimenkul ağıyla sınırlı kalmazken, kamuoyu şimdi bu kritik gelişmenin ardından iddianamedeki diğer maddelerin yaratacağı etkiyi tartışıyor. Suç organizasyonunun ayrılmaz bir parçası olduğu iddianamedeki maddelerle açıkça belirtilen Sarp Yalçınkaya’nın, itirafçı olduktan sonra bu rahat konuma kimlerin desteği ile ulaştığı, ulaştığı bu rahat konumun davanın geleceğini ve diğer sanıkların durumunu nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki günlerde görülecek duruşmalarda ve gelecek bilgilerle netlik kazanacak. Öte yandan, Sarp Yalçınkaya’nın tahliye süreci ve kayyum kararlarının kaldırılmasının arkasında önde gelen bir hukuk bürosunun bulunduğu; söz konusu büronun ise FETÖ terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu iddiaları yargı kulislerine yansıdı.

SADECE KARA PARA DEĞİL; BORSA MANİPÜLASYONU, SAHTE FATURA, TEFECİLİK İDDİALARI DA VAR

Öte yandan güvenilir kaynaklar; Sanık Sarp Yalçınkaya’nın Vergi Usul Kanunu’na muhalefetten çok sayıda soruşturması bulunduğunu, sahte ve ikiz fatura organize etme amacıyla örgüt kurduğunu ileri sürüyor. Yalçınkaya'nın ayrıca borsada manipülasyon yaptığı, buradaki birçok manipülasyoncuya nakit para temin ederek kâr payı aldığı ve adeta "borsanın baronu" olarak faaliyet gösterdiği yönünde bilgi ve delillerin mevcut olduğu iddia ediliyor. Süreç içinde, Sarp Yalçınkaya’nın gerçekleştirdiği öne sürülen hukuksuzluklara dair birçok yeni bilginin önümüzdeki günlerde de gündeme gelmesi bekleniyor.

(HABER MERKEZİ)