31 Ağustos 2026, Pazartesi

“KARA PARA” GAYRİMENKULLE Mİ AKLANDI?

22 Mayıs 2026, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
“KARA PARA” GAYRİMENKULLE Mİ AKLANDI?

İBB iddianamesine göre; suçtan elde edilen milyonlarca lira, Türkiye genelinde kurulan dev bir 'gayrimenkul üzerinden aklama ağı' ile sisteme sokuldu. Kırmızı bültenle aranan Murat Gülibrahimoğlu ile ortakları Mehmet Haluk Erbel ve sistemin kilit ismi Sarp Yalçınkaya arasındaki yoğun tapu trafiği, paranın izini gayrimenkulle silme operasyonu olarak kayıtlara girdi.

İBB yolsuzluk davası iddianamesindeki bilgilere göre, suçtan elde edilen milyonlarca liralık “kara paranın” bir kısmının nakit olarak, bir kısmının da Türkiye’nin dört bir yanına yayılan devasa bir “gayrimenkul aklama ağı” üzerinden aklandığı iddia ediliyor. Dosyada; firari Murat Gülibrahimoğlu ile ortakları Mehmet Haluk Erbel ve Sarp Yalçınkaya’nın, paranın izini kaybettirmek için kurdukları karmaşık tapu trafiği dikkat çekiyor.

PARA KULLANMADAN YAPILAN "AKLAMA- PAYLAŞMA MEKANİZMASI"

Sarp Yalçınkaya’nın organize edip yönettiği iddia edilen sahte fatura işlemleri ile elde edilen haksız kazançların aklanması ve paylaşımında para yerine taşınmazlar kullanıldığı ön sürülüyor. İddianameye yansıyan bilgilere göre; kara para paylaşım trafiği tek bir bölgeyle sınırlı kalmadı. İstanbul’dan Ege kıyılarına, İç Anadolu’dan sahil şeritlerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada; taşınmazların şahıslar ve paravan şirketler arasında sürekli devredildiği saptandı. Bu trafiğin sıradan bir yatırım faaliyeti değil; paranın kaynağını gizlemek ve haksız kazancı paylaşma amacıyla kurgulanmış profesyonel bir "aklama mekanizması" olduğu değerlendiriliyor.

ÜÇ İSİM DE SİSTEMİN "OPERASYONEL" MERKEZİ

Kurulan bu “kara para aklama” sisteminin odağındaki isimlerden olan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edilen Sarp Yalçınkaya’nın konumu ise dikkat çekici. Yalçınkaya her ne kadar savunmasında bu işlemleri "yasal ticaret" olarak nitelendirse de tapu devirlerinde tapu bedellerinin ödenmemiş olması, yapılan işlemlerinin yasal ticaret olmadığına işaret ediyor. Savcılığın tespitlerine göre Yalçınkaya ve Erbel; firari sanık Gülibrahimoğlu ile kurdukları organik bağ sayesinde, yasa dışı kaynağın mülklere dönüştürülmesinde kilit rol oynadı. Mehmet Haluk Erbel ve Sarp Yalçınkaya’nın gerek şahsi gerekse de kontrollerindeki şirketleri üzerinden yürüttüğü bu trafikle, hem gayrimenkul fiyatlarını manipüle edip hem de bedelsiz devirler yaparak parayı "temiz" bir ticari kazanç gibi gösterdikleri, elde edilen haksız kazancın bu yöntemle paylaşıldığı iddia ediliyor. İddialara göre firari sanık Murat Gülibrahimoğlu, arazilerin bir kısmını kendi üzerine alırken; bir kısmını ortağı Mehmet Haluk Erbel, bir kısmını ise yine birçok işte ortağı durumundaki Sarp Yalçınkaya üzerine alıyor. Suçtan elde edilen gelirlerin paylaşımında nakit para yerine taşınmaz devri yöntemini kullanan şüphelilerin, bu yolla hem kara parayı akladıkları hem de suçtan elde edilen geliri paylaştıkları öne sürülüyor.

ETKİN PİŞMANLIK HAMLESİ “SUÇ ORTAKLIĞI” İDDİASINI SİLMEDİ

Söz konusu dosyada; milyonluk taşınmazların bu üçlü arasında sürekli devredilerek paranın izinin sürülmesinin imkansız hale getirilmesi ve kara paranın arazi şeklinde paylaştırılmasına yönelik girişimler detaylandırılıyor. Sarp Yalçınkaya'nın itiraflarıyla davanın gayrimenkul ayağına dair önemli teknik detaylar ortaya çıkmakla birlikte iddianamedeki bazı kısımlar Yalçınkaya’nın bu suç organizasyonunun ayrılmaz bir parçası olduğuna işaret ediyor.

HAKLARINDAKİ İDDİALAR BUNLARLA SINIRLI DEĞİL

Kırmızı bültenle aranan Murat Gülibrahimoğlu ile ortakları Mehmet Haluk Erbel ve sistemin kilit ismi Sarp Yalçınkaya hakkındaki iddialar sadece “gayrimenkulle kara para aklama ağı” ile sınırlı kalmıyor. Bu isimlerin karıştığı öne sürülen diğer yasa dışı faaliyetlere dair bilgiler, iddianamenin geri kalan kısımlarında ve kamuoyunda yer alıyor. Bu kapsamda ulaşılan yeni bilgi ve belgeler, önümüzdeki günlerde tüm detaylarıyla gündeme taşınacak.

(HABER MERKEZİ)