SEKİZ MARTI DÜŞÜNÜYORUM
08 Mart 2023, Çarşamba Paylaş Gönderiyi YayınlaNinem masallarında “bir eli yağda, bir eli balda olanlar” bizim işimizi bilmezler derdi. Kimlerdi onlar, anlamazdım. Bazıları elini yağa mı batırırdı acaba?
Sekiz on yaşlarımda aile bireyleri ile birlikte çapa, tırmık gibi araçlarla tarlada, bahçede çalıştığım günleri anımsarım. Belim eğilmekten ağrıyınca babam -Haydi sen git keçiye, ineğe su ver diyerek beni havalandırırdı. Yine de elimiz yağ ve bal görmezdi.
Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım kırsalda (köyde) geçti. Teyzemi, halamı ve diğer komşu kadınların tarlada, bahçede nasıl binbir eziyetle çalıştıklarını asla unutamam. Güneşte, sıcak altında ellerinde çapayla durmadan toprağın karnını deşerlerdi. Kadının işi hiç bitmezdi. Akşam eve gelince ineği sağmak, sütü pişirmek, ev halkına yemek yapmak işi de kadına bakardı. Gün bitince yatağa girmeden pamuk ve tütün çapası arazisinde çalışan kişilerin yemeğini hazırlamak, yine o köylü kadınlara aitti. Zira onlar ne zaman dinlenir bilinmezdi. Bağda, bahçede, tarlada çalışan köylü kadınların emekçi kadınlar olduklarını ancak on beş yaşlarımda düşünebildim. Emekçi olmak yalnız arazide çalışanlar için değil, kentte tekel farikalarında çalışan kadınlar gölgede çalışsalar da emeği ile geçinen kadınlardı.
Okullarda tahta başında tebeşirle ders anlatan kadın öğretmen de, tezgâhta farklı şekilde çalışanlar ve pazarda tekstil satan kadınlar da emekleriyle geçinenler değil mi?
Birkaç hafta önce deprem bölgesinde kendi nasıl kurtulmuş anlayamadığım bir kadın enkazı gözlüyordu. Kocaman o beton parçalarının altında kendinden bir parça mı vardı? Gazeteciye anlatıyordu. Dördüncü gündü. Madenciler yığıntıyı kaldırmakla uğraşıyordu. “-Bir sevinç dalgası yayıldı etrafa. Bekleyen kadın çıkan benim çocuğum olsa diye kalabalığa doğru koştu. Kurtulan komşunun çocuğuydu. Ona da sevindi. Ertesi gündü kadıncağız enkazdan bir canlı daha çıkarılınca, yine sedyeye doğru yaklaştı. Onun çocuğu değildi. Yedinci günü bazıları aşağıdan yaralı çıkınca eli ayağı sağlam çıksın diye dua etmeye başladı, böyle işte gazateci bey” diyordu. Anaların şefkati bitmezdi. Tanımadığı kimselerin kurtulduğunu da görünce sevinçle dua okumaya başladı. Günler birbiri ardına eklenip, beklediği gelmeyince tek parça olarak gelse bir kabri olsa diye aklından geçirdi. Fakat enkazın tamamı araştırılıp, aradığı çıkmayınca üzüntüsü boğazında düğüm olarak dona kaldı.
Bazıları yavrusunu her türlü tehlikeden korur, kimisi de çaresiz kalır. Analar, çocuklarının ölümünü asla içlerine sindiremez. Yaşam boyu duygularını belli etmezler. Fakat ciğerlerinin bir tarafı hep yanık kalır.
Tam yetmiş yıldır, gazete, dergi, kitap okurum. Kimisi bilim insanlarını, kimisi ünlü sporcuları över. Bazı yazarlar kadın güzelliğini alatır. Hatta kadını ziynete, inciye benzetenler vardır. Geçmiş yıllarda bir gazeteci bir kadını tarif ederken “ o sütlaçın üzerindeki tarçın gibidir” diye yazmıştı. Gel de bu anlatıma şaşırma! Tarihte bilim alanında başarı kazanmış birçok kadın vardır. Olanak verildiğinde başarıya ulaşan Türk bilim kadınları olduğu gibi, sporda da emsalleri arasından sıyrılıp başarı gösteren kadınlarımızla da gurur duyarız. “Tuğba Danışmaz” isimli kadın sporcumuz üç adım atlamada bir gün önce Avrupa şampiyonu oldu. Üzüntülü günlerimizde yüreğimize su serpildi. Öğrencilerimden çok sayıda alanında başarılı olan meslek sahipleri var. Onların başarılarıyla övünürüm.
Peygamberimiz “kadın erkeğin diğer yarısıdır” demiştir. Avrupalı bir düşünür ise “ Zeki bir kadın hazinedir. Zeki ve güzel bir kadın güçtür” diyerek kadın hakkında fikrini belirtmiştir. Başka biri kadın hakında şöyle demişti. “Kadın karanlıkta ışığa benzer.” Kadını şiire, kitaba, toprağa, ekmeğe bezetenler de var. Ben de “Kadın insandır” derim. Çok fazla tanım yapılabilir. Fakat Mustafa Kemal Atatürk “Medeniyet kadının eseridir” diyerek kadını yüceltmiştir. Belki bir gün bu söz üzerine daha geniş bir açıklama yazabilirim.
Bu yazımı çok sevdiğim Hacı Bektaş Veli’nin bir sözüyle sonlandırayım.
“Kadınları okutunuz. Kadınları okutmayan milletler yükselemez” Tüm emekçi kadınları saygı ve sevgiyle selamlarım
Yazarın Tüm Yazıları
- HUKUK KÖŞESİ
- NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU
- ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK
- ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR
- DUMANLIDAĞI KAZILARI
- MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA
- GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA
- GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 )
- HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN
- TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL
- SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK
- DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE
- DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI
- ÇEŞMELER
- SEVİLEN AY MAYIS
- HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI
- ANA OLMAK
- CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS
- HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN
- DENİZCİLİK BAYRAMI
- YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ
- ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER
- BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR
- EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI?
- UYGARLIK VE KADIN
- KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
- EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ
- KADIN VE ÇOCUK
- SU NİMETTİR
- SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ
- KÖY ENSTİTÜLERİ
- ANALAR VE ANA SEVGİSİ
- DENİZ, DENİZ AKDENİZ
- CUMHURİYET BAYRAMI ANILARI
- TÜRKİYE’DE DEĞİŞİM CUMHURİYETLE BAŞLADI
- TÜRK HARF DEVRİMİ VE MİLLET MEKTEPLERİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI
- YAREN DAĞI’NIN TEPESİNE ÇIKIP BAĞIRSAM MI?
- TAKVİMLERDEN YAPRAKLAR
- KENTLER HUZUR VEREN OTURMA YERLERİ OLMALI
- UFAK TEFEK ŞEYLER
- ANAYASALAR VE EĞİTİM
- MÜZELER HAFTASI GEÇİP GİDERKEN
- MERHABA YEŞİL
- BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN YAPILDIĞI TOPRAKLARDAN SİZLERE SELAM GETİRDİM
- ŞU KARŞIKİ DAĞ DUMANLI DAĞ
- MİS GİBİ GÜZEL İŞLER
- HER YENİ BİR UMUT OLUR MU?
- RADYO
- SALGIN HASTALIKLAR
- ANA SEVGİSİ
- 19 MAYIS’I ASLA UNUTMA
- DENİZ KELİMESİ TÜRKÇE MİDİR?
- ANADOLU’YU VE ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN BİR ADAM
- YİRMİ ALTI AĞUSTOS’TAN OTUZ AĞUSTOS’A
- BİR KIYI KENTÇİĞİNİN KURTULUŞU
- GÜZELHİSAR ÇAYINDA GELENEKSEL BALIKÇILIK
- MART AYI DERT AYI
- İSTANBUL- SAMSUN YOLU İSTİKLAL YOLUDUR
- GÜZELHİSAR-I MENEMEN
- EGE’DE BÜYÜK TAARRUZ ÖNCESİ VE SONRASI
- KURTULUŞA DOĞRU
- TÜRK DİLİ MİLLETİN KALBİDİR, ZİHNİDİR
- BİR KÖY ÖĞRETMENİNİN ANILARI
- ALTMIŞ YIL ÖNCESİNDE OLAĞAN BİR GÜN
- TÜRKLERDE HAMAM
- GÜZELHİSAR’DA HAMAMLAR
- GÜZELHİSAR’IN GÜLLERi, KARANFİLLERİ
- ATEŞ VE KOR
- MÜZELERDE GÖRÜLEN SANAT ESERLERİNDEKİ KADIN FİGÜRLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
- KURTARICININ DOĞDUĞU YER ÇANAKKALEDİR
- KADINA SAYGILI OL
- ÇEVRENE İYİ BAK- İYİ DAVRAN- İYİ GELECEK BUL
- 1 TEMMUZ GÜNÜ
- ŞU İZMİR’DEN NE GELİR?
- BAŞKOMUTANLIK MEYDAN SAVAŞI
- ALİAĞA’NIN KURTULUŞUNUN YÜZÜNCÜ YILI
- SEKİZ MARTI DÜŞÜNÜYORUM
- MUSTAFA KEMAL’İN YURT GEZİLERİ
- ATATÜRK KIYI EGE’YE VE ALİAĞA’YA NİÇİN GELDİ?
- CEHALETİN ÜZERİNE YÜRÜYEN GENÇLER
- BABAM BİR EĞİTMENDİ
- HER ÇOCUĞUN ANNESİ BİR MELEKTİR
- Sevgi üzerine düşünceler
- BÜYÜK TAARRUZ (Yeni Kitaptan)
- ALİAĞA’NIN KURTULUŞU
- Atatürk’ün fikir hayatına katkıda bulunan etmenler
- ATATÜRK’ÜN ÖZDEYİŞLERİ’NDEN BİR DEMET
- EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ
- KÖY ENSTİTÜLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI