TAKVİMLERDEN YAPRAKLAR
22 Ocak 2019, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınlaİlkokul ikinci sınıfa başlayalı birkaç ay olmuştu. Büyük sınıflar kara tahtanın köşesine günün tarihini yazmış. Evde cebime koyduğum kuru meyvelerden iki tanesini ağzıma attım. Tahtadan bakarak yazdığım yazıları yüksek sesle okumaya başladım. “Bugün yerli malı haftası. Giydiklerimiz, yediklerimiz, kullandıklarımız yerli malı, yurdun malı” Oh ne güzel. 12 Aralık derken dedem - demek ki, kânunusaninin adına “Aralık ayı” demişler. Dedeme:
-O da ne demek, dedim. Dedem anlamayacağım sanıp, avluya abdest almaya çıktı.
Yıllar geçti. Zaman denilen kavramı araştırdım. İlk Babil Takviminde iki dolunay arasındaki süreye bir ay adı verilmiş. Aylar sıralanıp yıl oluşturulmuş. Bu takvime göre bir yıl 354 gündü. Ayın dünya etrafındaki dönüşü ay yılı sayıldı. Bazı milletler ay yılını esas alan çizelge kullandı. Güneş takvimini ilk bulanlar ise Mısırlılardı. (MÖ. 4000) Bu ülkede yaşayanlara göre Nil nehrinin taşma zamanını bilmek önemliydi. Mısır takvimi dünyanın güneşin etrafında dönüşüne göre düzenlenmişti. Nil taşınca verimli topraklar getirirdi. Bu zaman cetvelinde yıl 365 gündü. Diğer modern takvimlerin başlangıcı da böyle oldu.
Osmanlı Devleti 1676 yılına kadar “Hicri Takvimi” kullandı. Hicri takvimin başlangıcı 622 yılıdır.(Hicret) 1677 yılında Osmanlılar Rumi takvime geçti. Adı geçen takvimde önceleri ay yılına göre uygulama yapıldı. 1840 yılında güneş yılına geçildi. 1917 yılında Rumi takvimin yanında miladi takvim de kullanılıyordu. Rumi takvim de miladi takvim gibi güneş yılına göre hesaplandı. Ancak işler karışıyordu. Hicri takvim her yıl 11 gün geriye düşüyordu. Rumi takvim Batılıların kullandığı takvimden 13 gün daha gerideydi. Ticari ve sosyal alanda ülkeler arasında yanlışlıklara sebep oluyordu. 1916 yılı 16 Şubat’a zaman cetveline 13 gün ilave edildi. Yani takvimden 13 yaprak koparıldı. 1917 yılı bir(1) Mart gününden itibaren eşitlik sağlandı. Rumi yıl yerine “Miladi Takvim” yürürlüğe girdi.
Günümüzde miladi takvim kullanılıyor. Rumi takvime dönmek bize bir şey kazandırmaz. Fakat eski belgelerde Rumi yıl yazılıdır. Meraklıları için kısa yolla miladiye çevirme nasıl yapılır: (584) rakamını ilave edilir. Örnek 1326 Rumi yılını miladi yıla çevirmenin yöntemi: 1326+584= 1910 Miladi yılı gösterir. Mustafa Kemal ve arkadaşları 25 Aralık 1925 tarihinde takvim ve saatlerin batılılarla aynı olması için TBMM’ de yasa teklifi verdi. 1 Ocak 1926 günü de yılbaşı Ocak ayına alınmış oldu. 10 yıl içinde ağırlık, hacim, uzunluk ölçülerinde de Avrupa standardı uygulamaya koyuldu. 1945 yılında dedemin söylediği teşrinievvel, teşrinisani, kânunuevvel ve kânunusani ay adları da Ekim, Kasım, Aralık, Ocak şeklinde düzeltildi. Dedem çok yaşlı olduğu için bu isimleri benimseyemedi. Her şey değişiyor, güzel günlerin gelmesi milletimizin umudu olmalıdır.
Bilgileri bir fıkra ile tamamlarsak okuyucuya serinlik vermiş oluruz. “Osmanlı Devletinde Hicri takvim kullanıldığı günlerde iki devlet memuru hamama gider. Giyinirken memurun biri arkadaşının çamaşırlarına baktığında ne görsün? O yıllarda dairenin evrakları her ay beyaz bir torbaya konup, üzerine yağlı boya ile o ayın adı yazılırmış. Çocuk baskını olan zavallı memur iç çamaşır alamamış. Arşivdeki torbalardan birini boşaltmış, eşine don diktirmiş. Aradan yıllar geçmiş. Memurların tayini çıkmış. Olmaz deme. Olmuş işte, donu yazılı olan memur politikaya atılmış. Eski arkadaşının çalıştığı kasabaya gitmiş. Yüksek sesle dürüstçe işler yapacaklarını söylemeye başlamış. Arkadaşını tanıyan memur atıp, tutan için kimse duymadan “ Ben senin Cemâzi-yel-evvelini bilirim demiş.” Allah kimseyi eski ayların torbasından tavşan çıkarma yoluna düşürmesin.
İki bin on dokuz yılı hepinize sağlık ve hayırlı kazanç getirsin.
Yazarın Tüm Yazıları
- HUKUK KÖŞESİ
- NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU
- ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK
- ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR
- DUMANLIDAĞI KAZILARI
- MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA
- GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA
- GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 )
- HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN
- TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL
- SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK
- DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE
- DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI
- ÇEŞMELER
- SEVİLEN AY MAYIS
- HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI
- ANA OLMAK
- CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS
- HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN
- DENİZCİLİK BAYRAMI
- YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ
- ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER
- BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR
- EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI?
- UYGARLIK VE KADIN
- KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
- EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ
- KADIN VE ÇOCUK
- SU NİMETTİR
- SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ
- KÖY ENSTİTÜLERİ
- ANALAR VE ANA SEVGİSİ
- DENİZ, DENİZ AKDENİZ
- CUMHURİYET BAYRAMI ANILARI
- TÜRKİYE’DE DEĞİŞİM CUMHURİYETLE BAŞLADI
- TÜRK HARF DEVRİMİ VE MİLLET MEKTEPLERİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI
- YAREN DAĞI’NIN TEPESİNE ÇIKIP BAĞIRSAM MI?
- TAKVİMLERDEN YAPRAKLAR
- KENTLER HUZUR VEREN OTURMA YERLERİ OLMALI
- UFAK TEFEK ŞEYLER
- ANAYASALAR VE EĞİTİM
- MÜZELER HAFTASI GEÇİP GİDERKEN
- MERHABA YEŞİL
- BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN YAPILDIĞI TOPRAKLARDAN SİZLERE SELAM GETİRDİM
- ŞU KARŞIKİ DAĞ DUMANLI DAĞ
- MİS GİBİ GÜZEL İŞLER
- HER YENİ BİR UMUT OLUR MU?
- RADYO
- SALGIN HASTALIKLAR
- ANA SEVGİSİ
- 19 MAYIS’I ASLA UNUTMA
- DENİZ KELİMESİ TÜRKÇE MİDİR?
- ANADOLU’YU VE ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN BİR ADAM
- YİRMİ ALTI AĞUSTOS’TAN OTUZ AĞUSTOS’A
- BİR KIYI KENTÇİĞİNİN KURTULUŞU
- GÜZELHİSAR ÇAYINDA GELENEKSEL BALIKÇILIK
- MART AYI DERT AYI
- İSTANBUL- SAMSUN YOLU İSTİKLAL YOLUDUR
- GÜZELHİSAR-I MENEMEN
- EGE’DE BÜYÜK TAARRUZ ÖNCESİ VE SONRASI
- KURTULUŞA DOĞRU
- TÜRK DİLİ MİLLETİN KALBİDİR, ZİHNİDİR
- BİR KÖY ÖĞRETMENİNİN ANILARI
- ALTMIŞ YIL ÖNCESİNDE OLAĞAN BİR GÜN
- TÜRKLERDE HAMAM
- GÜZELHİSAR’DA HAMAMLAR
- GÜZELHİSAR’IN GÜLLERi, KARANFİLLERİ
- ATEŞ VE KOR
- MÜZELERDE GÖRÜLEN SANAT ESERLERİNDEKİ KADIN FİGÜRLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
- KURTARICININ DOĞDUĞU YER ÇANAKKALEDİR
- KADINA SAYGILI OL
- ÇEVRENE İYİ BAK- İYİ DAVRAN- İYİ GELECEK BUL
- 1 TEMMUZ GÜNÜ
- ŞU İZMİR’DEN NE GELİR?
- BAŞKOMUTANLIK MEYDAN SAVAŞI
- ALİAĞA’NIN KURTULUŞUNUN YÜZÜNCÜ YILI
- SEKİZ MARTI DÜŞÜNÜYORUM
- MUSTAFA KEMAL’İN YURT GEZİLERİ
- ATATÜRK KIYI EGE’YE VE ALİAĞA’YA NİÇİN GELDİ?
- CEHALETİN ÜZERİNE YÜRÜYEN GENÇLER
- BABAM BİR EĞİTMENDİ
- HER ÇOCUĞUN ANNESİ BİR MELEKTİR
- Sevgi üzerine düşünceler
- BÜYÜK TAARRUZ (Yeni Kitaptan)
- ALİAĞA’NIN KURTULUŞU
- Atatürk’ün fikir hayatına katkıda bulunan etmenler
- ATATÜRK’ÜN ÖZDEYİŞLERİ’NDEN BİR DEMET
- EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ
- KÖY ENSTİTÜLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI