131019098
21 Haziran 2021, Pazartesi

“ALİAĞA TÜRKİYE’NİN ÇÖPLÜĞÜ DEĞİLDİR”

5 Haziran 2021, Cumartesi 06:27

     


Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP), geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Nae Sao Paulo gemisinin söküm için Aliağa’ya getirileceği iddiaları ile ilgili Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Türkiye Avrupa’nın, Aliağa Türkiye’nin çöplüğü değildir.” vurgusu yapıldı.

Aliağa Çevre Platformu, asbestli olduğu ve söküm için Aliağa’ya getirileceği iddia edilen Nae Sao Paulo gemisi ile ilgili açıklamada bulundu. Demokrasi Meydanı’nda yapılan açıklamaya HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni ve çevre ilçelerden birçok çevreci platform katılım gösterdi.

Murat Çepni: “Hem doğamıza hem geleceğimize sahip çıkmaya çalışıyoruz”

Basın açıklamasının okunmasından önce HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni bir açıklama yaptı. Çepni konuşmasında, “Dört bir tarafta sermayenin ve sermayenin iktidarının yarattığı talan ve sömürü düzenine karşı mücadele ediyoruz. Dört bir tarafta tüm halklarımız el birliği ile AKP – MHP iktidarının doğa talanını engellemeye çalışıyor. Dört bir tarafta şirketlerin işbirliği içerisinde ormanlar, yaylalar, dereler, kıyılar, tarım alanları kurtarılmaya çalışılıyor. Çok kıymetli bir iş yapıyoruz. Hem doğamıza hem geleceğimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Karşımızdakiler emeğin, doğanın vahşice sömürüsü üzerinden kendilerine bir beka kurmaya çalışıyorlar. Onlara bir kez daha sesleniyoruz; buna izin vermeyeceğiz. Doğamıza, yaşam alanlarımıza, her şeye rağmen sahip çıkmaya devam edeceğiz. Sizin şirketlerinizin de sizin talan düzeninizin de sonunu biz getireceğiz. Aliağa’nın, İzmir’in, Türkiye’nin çöplük olmasına izin vermeyeceğiz.” İfadelerini kullandı.

Özgül Çağlar: “Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir Aliağa bırakmak istiyoruz”

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni’nin açıklamasından sonra basın açıklaması okundu. Basın açıklamasını ALÇEP adına Özgül Çağlar okudu. Çağlar, “2012 yılında TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu raporuna göre Aliağa’nın artık bir çivi çakılmaya dahi tahammülü yokken, etrafımız ekolojik katliamlarla doludur. Taş ocakları, rafineriler, ağır demir-çelik sanayii, enerji dönüşüm tesisleri, gemi söküm tesisleri ile Aliağa’ya kıyılıyor; çevremiz kârlı yatırım alanı olarak görülüyor. Tarım alanları, doğal kaynaklar, ormanlar, hazine arazileri, kıyılar, yeraltı ve yerüstü su kaynakları kirletilerek, çevrenin yok edilmesi yönünde Aliağa’nın geleceği karartılmak isteniyor. Bizler yaşamı seviyoruz, zehir solumak istemiyoruz ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir Aliağa bırakmak istiyoruz. Bu ülke bizim, Aliağa bizim, bu yaşam bizimdir. Fakat yeni bir kirlilikle karşı karşıyayız. Nae São Paulo adında, 32.800 ton ağırlığında bir uçak gemisi Aliağa’ya getirilmek üzere, IHM envanter raporu hazırlanmadan satın alındı. 51 yaşındaki bu gemi, Fransa’ da birçok savaşa katılıyor, nükleer denemelerde kullanılıyor. Nae São Paulo'nun kardeş gemisi olan, 760 ton asbest; 635 ton asbest ve çeşitli kirleticilerle temaslı madde barındıran Clamenceau'nun da yıllar önce Hindistan'da sökülmek istendiği, çevre aktivistlerinin Fransa'da ciddi tepkiler göstermeleri üzerine İngiltere’de kapalı havuz sistemlerinde söküldüğü biliniyor. Bu nedenle São Paulo, Türk şirketi tarafından satın alındı ve önümüzdeki günlerde Aliağa'ya giriş yapması bekleniyor. Bu gemide birçoğu birinci derece kanser listesinde bulunan madeni yağ, ağır metal, poliklorürler, zehirli gazlar, radyasyon, bifeniller, organotinler yani bizleri, yani canlı sağlığını ölümcül derecede de etkileyecek tonlarca malzeme var. Bunun anlamı açık, zehir soluyacağız, sağlığımız, hayatımız hiçe sayılacaktır. Bunu kabul etmemiz asla mümkün değildir. Yeter artık diyoruz. Sesimize ses olun.” dedi.

“Sözde vaat değil, özde koruma istiyoruz”

‘Havama, suyuma, toprağıma dokunma’ diyerek sözlerine devam eden Çağlar, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından insan sağlığına, doğaya son derecede zarar veren ve bu nedenle pek çok ülke tarafından kullanımı yasaklanan asbestli araçların söküm işlemi gelişmiş kapitalist ülkelerde yapılmıyor. Onlar ekolojik yaşama, vatandaşlarının sağlığına değer veriyor. Peki biz, neden vatandaşlarımızın sağlığını hiçe sayıyoruz. Oysa gelişmiş ve demokratik bir ülkenin en büyük zenginliği vatandaşlarının sağlığı değil midir? Ülkemiz bugüne kadar 30 uluslararası sözleşme, 29 bildirge, 15 ikili anlaşmaya imza koydu. Tehlikeli atıkların sınırlar ötesi taşınmasını yasaklayan “Basel Sözleşmesi”, Tehlikeli atıkların ihracatını yasaklayan “İzmir Protokolü( Barselona Sözleşmesi)”, ciddi çevresel bozulmaya neden olan veya insan sağlığına zararlı olduğu tespit edilen maddenin diğere devletlere taşınmasını önleyen ‘’Rio Çevre ve Kalkınma Bildirgesi’’, “ Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” diyen ve bizi koruyacak olan anayasamız (Madde 56) var ama uygulama yok. Sözde vaat değil, özde koruma istiyoruz.” Şeklinde konuştu.

“Bu ilk değil, ancak biz istersek son olabilir”

Yetkililere bazı sorular yönelterek sözlerine devam eden Özgül Çağlar, “São Paulo gemisini ASUD’un denetimine açacak mısınız? Nae São Paulo gemisinin Gas Free Raporu alınmış mıdır? Aliağa Gemi Söküm Tesislerinde şimdiye kadar kaç gemi söküm işi yapılmıştır? Nae São Paulo gemisinin, Deretizasyon İstisna Belgesi var mıdır? Sökülecek olan Nae São Paulo gemisi ile ilgili atık ve tehlikeli atık kapsamında değerlendirilen maddelerin bertarafı için neler yapılmıştır? TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu 2012 tarihli raporunda ‘’Aliağa’ ya bir çivi bile çakılmaması gerekir.’’ kararına rağmen bu geminin ısrarla getirilmesine göz yummak, burada yaşayan halkı gözden çıkardığınız anlamına mı gelmektedir? Bu ilk değil. Ancak biz istersek son olabilir. Aliağalılar olarak taleplerimiz açık ve nettir; ismi geçen geminin Aliağa’ya gelmesini kesinlikle istemiyoruz. Burada çalışan emekçi sınıfının ölümle yüz yüze, açlıkla tehdit edilerek, iş güvenlik kurallarına uyulmadan çalıştırılmasını istemiyoruz. Şu unutulmamalıdır: Türkiye Avrupa’nın, Aliağa Türkiye’nin çöplüğü değildir. Başka bir Türkiye, başka bir Aliağa yoktur. Çocuklarımıza yaşanabilir bir kent ve ülke bırakmak bizlerin tarihsel ve insani sorumluluğudur, vicdan borcumuzdur.” dedi.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler