20 Haziran 2024, Perşembe

“Öğretmenlerin hak kayıplarını önleyecek tedbirler alınsın”

9 Kasım 2022, Çarşamba 06:57

     


Türk Eğitim Sen Aliağa Temsilciliği, Öğretmenlik Meslek Kanunu başta olmak üzere meslek ve özlük hakları ile ilgili taleplerini dile getirmek üzere basın açıklamasında bulundu.

Türk Eğitim Sen Aliağa Temsilciliği, Öğretmenlik Meslek Kanunu başta olmak üzere meslek ve özlük hakları ile ilgili taleplerini dile getirmek üzere Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını Türk Eğitim Sen Aliağa Temsilcisi Harun Okkay okudu. Okkay, “Malum olduğu üzere son aylarda Öğretmenlik Meslek Kanunu gereğince öğretmenlerimizin kariyer planlamasını düzenleyen süreç yürümekte ve eğitim kamuoyunun gündemini işgal etmektedir. Maalesef tüm iyi niyetli ikaz ve öneriler dikkate alınmamış uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanlarının verilmesi sınav şartına bağlanmıştır. Türk Eğitim Sen olarak kariyer basamakları uygulamasının ilk başladığı 2005 yılından beridir söylüyoruz: Sınav yalnız bilgiyi ölçer. Oysaki öğretmenlik sadece bilme mesleği değil, öğretme mesleğidir. Kaldı ki zaten 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu da öğretmenlik mesleğinin bir ihtisas mesleği olduğunu söylemektedir. Kariyer planlamasında esas alınması gereken tek ölçüt mesleki tecrübe, kıdem, hizmet yılı olmalıdır. Öte yandan ilginç bir durumdur ki, kariyer sınavı süreciyle sahada oluşan tepkisel durum, bir süredir bazı sözde sendikal örgütlenmeler tarafından sendikamıza yönelik bir itibarsızlaştırma operasyonuna dönüştürülmeye çalışılmaktadır. ÖMK konusunda ‘Geri çekilsin, istemezük’ sloganından başka hiçbir duruş ve gayret ortaya koymayanlar şimdi piyasada arzı endam ederek sendikal bir husumet ve hesaplaşma edası ve provokasyonuyla gün yüzüne çıkmışlardır. Çok açık görülüyor ki gelinen noktada, öğretmenlerimizin en haklı talep ve tepkilerinin sonucu oluşan bu yeni süreç, derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olan birileri tarafından, mesleki bir mesele olmaktan çıkarılarak başka hedef ve hesaplara matuf bir kulvara evrilmek istenmektedir. Öğretmenlerimizin sonuna kadar haklı tepki ve taleplerinin, bir yerlerin suflesiyle kurgulanan ittifakların sendikal taassup ve siyasal hesaplarına meze yapılmasına asla müsaade edilemez ”dedi.

“Öğretmenlerin haklı tepkilerini siyasi husumetlerinizin mezesi haline getirmeyin”

Türk Eğitim Sen Aliağa Temsilcisi Harun Okkay, öğretmenlik mesleğinin siyasi restleşmenin aracı haline gelmemesi gerektiğini belirterek, “Üzülerek şahit oluyoruz ki, Öğretmenlik Meslek Kanunu konusunda da olduğu gibi, seçim sathına girdiğimiz bu dönemde toplumsal her gelişme manipüle edilerek siyasi restleşmenin aracı haline getirilmek istenmektedir. Siyasilere çağrıda bulunuyoruz: Öğretmenlerin haklı talep ya da tepkilerini siyasi husumetlerinizin mezesi haline getirmeyin. Böylesi gayretler, mesleki problemlerimizin çözümüne ve beklentilerimizin karşılanmasına vurulacak en büyük darbelerdir. Türk Eğitim Sen ne siyasal iktidarların saha memurluğunu ne de marjinal ideoloji ve örgütlenmelerin payandalığını yapar. Durduğu yer, her daim ve tavizsizce her durum ve koşulda eğitim çalışanlarının yanı ve mensubu olmaktan şeref duyduğumuz büyük milletimizin beklenti ve yararıdır. Türk Eğitim Sen’in otuz yıllık geçmişi tertemizdir, kazanımlarla ve hak mücadelesiyle doludur. Hiçbir üyemizin başını öne eğdirecek zerre-i miktar lekesi yoktur. Bu şerefli mücadelenin vücuda getirdiği bu muazzam sendikal kariyer ve itibarın; sabıkası kirli, sicili bozuk, hedefi ve niyeti malum olan sendikal/siyasal kurguların iftira ve dedikodularıyla sarsılacağını mı sanıyorsunuz? Türk Eğitim-Sen olarak bir kez daha ifade ediyoruz: ekşi yemedik karnımız ağrımıyor. MEB ve Yasa koyucalara çağrımızdır, kanaatimizdir ki, ÖMK kadük çıkmıştır ve bu düzenleme içeriği itibariyle adına yakışmamıştır. Geç kalınmış değildir, öğretmenlerimizin makul ve haklı talebine daha fazla kayıtsız kalınmasın. 614 bin öğretmenimizin muhtemel hak kayıplarını önleyecek gerekli tedbirler alınsın” ifadelerini kullandı.

“Öğretmenler kariyer değil itibar istiyor”

Sözlerine devam eden Okkay, “Sayın Bakanın geçtiğimiz günlerde Büyük Millet Meclisinde Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşma da gösteriyor ki Bakan dahi olsanız bu kanunun savunulacak bir tarafı yoktur. Bu kanun, kanun olmanın dışında bir inatlaşma aracı olarak karşımızdadır ve de eksiktir. Ne diyordu Sayın Bakan ‘Öğretmen bayraktır, Vatandır’ evet Sayın Bakan, öğretmen bayraktır ancak sizler yüzbinlerce öğretmenin haklı itiraz ve isyanına rağmen bayrak olan öğretmenin onurunu ve itibarını öğrencimizin, velimizin gözleri önünde yere attınız, ezdiniz, hor gördünüz ve de tekmelediniz. 614 bin öğretmenin başvurusunu yanlış yorumladınız Sayın Bakan öğretmenler kariyer değil itibar istiyor, maaşına zam istiyor, açlık sınırında yaşamak istemiyor. Velhasıl Sayın Bakan bayrak olan öğretmeni açlık sınırına mahkum ettiğiniz için derhal istifa etmelisiniz . Öğretmenin size verdiği not sıfırdır. Sınıfta kaldınız Sayın Bakan. Bilindiği üzere 9 Kasım günü yani yarın Anayasa Mahkemesi Öğretmenlik Meslek Kanunun bazı maddelerinin iptali için açılan davayı esastan görüşmek üzere toplanacaktır. Türk Milleti adına karar veren yüce mahkemenin kariyer basamakları sınavı zulmüne bir son vermesini bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Öğretmenlerin maaşı açlık sınırında”

Konuşmasında öğretmen maaşlarından da bahseden Harun Okkay, “Eşit işe eşit ücret sosyal bir hukuk devletinin olmazsa olmazıdır. Ücretli öğretmenin 6 bin, Vekil öğretmenin 7 bin, Sözleşmeli öğretmenin 9 bin, Kadrolu öğretmenin 10 bin, Uzman öğretmenin 12 bin, Başöğretmenin 14 bin alacağı bir sistem başlı başına yanlıştır, bozuktur. Esasen burada konuşmamız gereken açlık sınırında maaşı olan eğitim neferlerinin boğaz tokluğuna çalıştırılmasıdır. Boğaz tokluğuna dediğimize bakmayın yarı aç kalkılan masalar, dolmayan market pazar çantaları, gelmeyen ay sonları. Gazi Paşamızın aman vekil maaşları öğretmen maaşını geçmesin söyleminden bugün gelinen noktada öğretmenlerin maaşı açlık sınırındadır. Senin inancını ve hayallerini istismar ederek adeta uçurumun kıyısında hissettiren ne iş olduğu er ya da geç ortaya çıkacak olan slogan sendikacılığı yapanları ihtiyaç duyduğunda yanında bulamayacaksın. Çünkü seni bir sayıdan ibaret gören bu yetki zehrini yutan genetiği mahalle baskısı ve enaniyet dehlizlerinde bozulmuş yapı bugünkü sarı sendikanın gelecekteki izdüşümü olma hayalinin müptelasıdır. Keyifsizlik umutsuzluğu doğurur biliyoruz ve umutsuzluk mücadele azminden vazgeçirir. Biz asla vazgeçmeyeceğiz Sen üzülme, mahzun olma, mahcubiyetle acabanın umutsuzluğu ile yalnızlık korkusu yaşama. Biz dün olduğu gibi bugün de yarın da yanındayız unutma. Bizleri eylem kırıcılıkla suçlayan yetki zehrini yutanlar daha dün öğretmen odalarında tek bir kelime dahi sendika ismi ya da reklamı olmayan promosyon dilekçelerimize itiraz eden üyelerine, diğer sendika üyelerine ve de sendikasız arkadaşlara sakın ola ki imzalamayın diyenler değil miydi?” dedi.

“Sahanın emekçileriyiz”

Harun Okkay sözlerinin sonunda, “Bizler sahadayız. Sahanın emekçileriyiz. Emeklerimizi birilerinin siyasi çıkmazları sebebiyle de heba etmeyiz. Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız. Emeğimizi inancımızı, ülkümüzü ve de umudumuzu tavanın açmazlarına harcatmayacağız. Aliağa Türk Eğitim Sen ailesi olarak 238 eğitim emekçisinin yüreğinden geçen gür ses olmaya devam edeceğiz. Hak haklının olana kadar mücadeleye devam. 1 gün sonra Türk ulusunun kader çizgisine bir güneş gibi doğan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının yıl dönümü. Rahmet ve minnetle andığımız Atamızın bizlere emanet ettiği cumhuriyet değerlerimize her gün başka bir mecradan bir saldırı geldiğini görüyoruz. Her kim Gazi Paşamıza ve emanetine düşmandır bilsin ki Türk Eğitim Sen’liler dimdik onların karşısındadır.” ifadelerini kullandı.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler