131019098
5 Mart 2024, Salı

Kemal Bozkurt: ‘Hâlâ kendini arayan hayalperestim’

2 Ekim 2023, Pazartesi 06:51

     


Türk  Pop Müziği’nin efsane şarkılarından “İşte Öyle Bir Şey’i  Türkçe Rock tarzında yorumlayarak dikkatleri üzerine çeken müzisyen Kemal Bozkurt,  ‘Yalnız Bırak’ adlı yeni  çalışmasıyla  müzikseverlerle buluştu. Bozkurt’la müzik sektörü, yeni çalışması ve yeni projeleri üzerine röportaj gerçekleştirdik. İyi okumalar.

Söz ve müziği size ait olan ‘Yalnız Bırak’ ta özellikle ilişkisinde yalnız hissedenlerin kendinden çok şey bulacağına inandığını belirtmişsiniz. Bu yorumunuzdan hareketle şunu sormak istiyorum; duyguların daha iyi anlatılmasında müziğin payı sizce nedir?

Bir şarkıda müziğin ve sözlerin payı dinleyene göre değişiklik gösterebilir.  Örneğin Yalnız Bırak'ta sorgulayan, canı yanmış, hâlâ yanan ve vazgeçmeye mecbur kalmış birinin sözleri var. Müziğin payı da bu duyguları desteklemek, daha da derinleştirmek oluyor diyebilirim. Bir de sözsüz bir müzikte tamamen kendi hissiyatınıza göre melodiyi içselleştirirken, müziğe sözler eklendiğinde anlatılan konuya göre müziğin hissettirdikleri dinleyici açısından değişebilir.

Üreten bir müzisyen olarak uzun zamandır  müzik sektörünün içinde olan birisiniz. Gelişen teknolojinin müzik sektörüne de etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Açıkçası hem olumlu hem de olumsuz etkileri var. Örneğin kayıt teknolojisinin ilerlemesi üretimin daha sorunsuz, hızlı yapılabilmesinin olumlu tarafı. Diğer yandan, teknolojinin gelişmesiyle sosyal medyada artan uyaran sayısına bağlı hızlı tüketim maalesef  yayınlanan müziklerin çoğunun fabrikasyon (hissine sahip) olmasını da tetikliyor bence. Ben tamamen bilgisayarla yapılan müzik konusunda biraz geri kafalıyım:) Son şarkım Yalnız Bırak'ta davul dahil her şey canlı çalındı. Açıkçası kendi adıma müzisyenler tarafından icra edilmiş müzik kayıtları ile tamamı son teknoloji destekli bilgisayar ile icra edilmiş kayıtlar arasında zaten kararsız kalmam.

Müzik yaşantınız nasıl başladı?

Hikayenin başlangıcı klasik aslında:) Lise yıllarında gitar çalıp şarkı söylemeye başladım. Ancak müziğin içime iyice işlemesi lise son sınıfta yerel bir TV programına kendi şarkımla katılıp profesyonel müzisyenler arasında üçüncülük kazanmamla gerçekleşti. İlk profesyonel sahne deneyimim ise 1997 yazında başladı. İlk iki yıl gitar vokal, sonrasından bugüne kadar ise bas gitarist ve vokalist olarak kariyerimi devam ettirdim.

Kemal Bozkurt kimdir diye sorduğumda cevabınız ne olur?

Kısaca "hâlâ kendini arayan hayalperest" diyelim:)

İzmir Karşıyaka’da doğmuşsunuz bildiğiniz kadarıyla İstanbul’da yaşıyorsunuz. İzmirli olmak , bir müzisyen olarak için nasıl bir duygudur?

Doğup büyüdüğüm şehrin ruhunu birçok açıdan çok seviyorum; müzisyen olmamı destekleyen bir kültüre sahip olduğunu düşünüyorum. Ama özellikle ayrıştırıcı bir tabir kullanmayı tercih etmem. Galiba İzmir'den İstanbul'a geliş hikayem benim için hoş ve paylaşılası bir duygu.

Geçtiğimiz yıl  efsane sanatçı Erol Evgin’in  v e Türk Pop Müziğinin en sevilen şarkılarından olan "İşte Öyle Bir Şey"i  Türkçe Rock tarzında yorumladınız. Neden özellikle bu şarkıyı seçtiniz? Dinleyicilerinizden gelen yorumlar nasıldı?

O şarkının bende gençliğimden bu yana çok özel bir yeri var. İşte Öyle Bir Şey'i kendimce yorumlamak hayallerimden biriydi. Bunu yapmaya kesin karar verdiğimde konuyu eski grubum Rüya'dan arkadaşım, müzisyen ve aranjör Salih Korkut Peker'e açtım. Fikrime bayıldı! Tam olarak içimize sinen, kafamıza göre diyebileceğimiz, hem eski usül rock kalıplarını kullanıp hem de perdesiz gitarla renklendirdiğimiz güzel bir çalışma oldu. Türk Pop tarihinde ciddi yer etmiş, Melih Kibar ve Çiğdem Talu'nun eseri olan, aynı zamanda Erol Evgin gibi bir üstat tarafından icra edilmiş bu özel şarkıyı yeniden düzenlemek cesaret işiydi. Dinleyicilerden düzenlemeye dair gelen tepkiler genellikle beni çok mutlu etti. Tabi ki ilk dinlediklerinde alıştıkları halinden farklı bulup yadırgayanlar da olmuştur, bunu da doğal karşılıyorum.

Yeni projeleriniz neler?

Şarkı yazmaya ve yayınlamaya devam etmek öncelikli isteğim. Diğer yandan, hem kendi şarkılarımın hem de hayatımda yer etmiş şarkıların kendi düzenlediğim icralarının iç içe olduğu bir repertuarla konserler vermeyi planlıyorum. Buna dair önümüzdeki dönemde yeni bir sahne projesi yaratmak için çalışacağım.

Röportajlarımdaki klasik sorumdur. Size de sormalıyım  elinizde sihirli bir değnek olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Sınırlarını ve gerçek yapısını belki de asla anlayamayacağımız bu kainatta şimdiden sonra tüm insanların "dünyalı" olduğumuz, aynı ırk olduğumuz bilinci ile yaşaması adına çocuklarımızın bilim, sanat, vicdan, akıl, mantık tabanlı yetiştirilmesini sağlardım. Çünkü her şeyin değişebilmesi çocuklara bağlı. Diğer yandan, tabiata karşı haddimizi bilme ve hayvanlara hak ettikleri saygıyı gösterebilme bilincinin oluşmasını da dilerdim.

(SERKAN SELİNGİL) 







 
Son Eklenen Haberler