131019098
28 Haziran 2022, Salı

KISA BİR ÖMRÜN UZUN HİKAYESİ

16 Mayıs 2022, Pazartesi 06:42

     


Kendisine has üslubu ve özgün tarzı ile geniş bir okur kitlesine ulaşan yazar Salim Nizam, kendisi gibi Gönenli olan Türk Edebiyatı’nın önemli ismi Ömer Seyfettin'in hayatını son kitabında kaleme aldı. Nizam’la yeni kitabını, Yeni Ömer Seyfettin benzetmesini ve projelerini konuştuk. İyi okumalar.

Yazmaya nasıl başladınız?

İlkokul öğretmenim güzel resim yaptığım için ressam olmamı isterdi. Ortaokulda Türkçe öğretmenim şiirlerimi beğenirdi ve mutlaka şair olmalısın derdi. Lise yıllarımda kompozisyonlardan hep yüksek not alırdım ve edebiyat öğretmenin Sevgili Ali Uygun çok beğendiği bir hikâyemden sonra “Sen yazar olmalısın,” dedi bana. Babamın şair bir kişiliği vardı ve güzel resim yapardı. Belki de tüm yeteneklerimi babamdan almıştım. İlk roman denememi üniversite yıllarımda İzmir’de yaptım. Sisli Göl romanım 90’ların başında yazıldı.

Kaç eseriniz var? En beğendiğiniz eseriniz nedir?

Pervin Hanım’ın Arabası, Kavala Kurabiyecisi, Nerden Çıktı Bu Lemurlar? Bostan Korkuluğu olmak üzere dört çocuk romanım var. Ödüllü hikayelerimi üç kitapta topladım: Köy Saatçisi, Leylekli Konak, Elma Kuşları… Romanlarım: Sisli Göl, Ömrüm Uzaklarda Azalmasın, Senin İçin Enginar Sakladım, Son Kazak Kocagöl, Kırmızı Minibüs ve Ben Gönen’de Doğdum / Ömer Seyfettin Biyografik romanı…Eserlerim çocuklarım gibi, birbirinden ayırmak çok zor ancak okurlarımın bazıları Ömrüm Uzaklarda Azalmasın’ı, bazıları Son Kazak Kocagöl’ü çok başarılı buluyor. Egeli kadın okurlarımsa Senin İçin Enginar Sakladım romanımı çok sevdi. Ömer Seyfettin romanım yeni çıktı ve okurlarımdan nasıl bir tepki alacağını ben de çok merak ediyorum. Bana sorarsanız ustalık eserim Ben Gönen’de Doğdum romanı oldu. Çünkü bu romanda Ömer Seyfettin’in yaşamı kadar, savaşlar, işgaller, mitingler, uçmanın tarihi, tramvayın tarihi, ilk sinema gibi döneme damgasını vuran önemli konular var.

Peki, Salim Nizam kimdir diye sorsam?

Ünlü hikâyecimiz Ömer Seyfettin gibi ben de Gönen’de doğdum. Çocukluk ve ilk gençliğim bu şehirde geçti. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi Türkçe öğretmenliği ve Anadolu Üniversitesi Türk dili ve edebiyatı bölümlerinden mezun oldum. Ardahan, Bartın ve Balıkesir’de öğretmenlik yaptım. Halen Balıkesir Mirciler Mesleki ve Teknik Lisesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği yapmaktayım. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Size neden Gönen’in Yeni Ömer Seyfettin’i diyorlar? Bu sıfatla anılmak nasıl bir duygu?

İlk olarak bu sıfat 2006 Yılında Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması birinciliğimden sonra gerek ulusal basın gerek yerel basının beni bu şekilde haber yapmasıyla başladı. Daha sonra TRT’de ve özel kanallarda katıldığım programlarda sunucuların beni bu şekilde tanıtmasıyla da bu unvan pekişmiş oldu. Aslında önceleri ben de şaşırdım bu duruma ama zamanla alıştım. Gönen sokaklarında beni her gören “Gönen’in Yeni Ömer Seyfettin’i” diyor. Hoşuma da gidiyor bu durum. Ancak Ömer Seyfettin 36 yıllık kısa ömrüne şiir, hikâye ve makale olmak üzere bine yakın eser sığdırmış. Ben 51 yaşındayım ve onun kadar eserim yok. Ömer Seyfettin peş peşe savaşlara rağmen üretken bir yazar. Ben de sürekli yazıyorum ama Ömer Seyfettin dilimizde devrim yapan fikir ve dava adamı olup Türkçemizin Kristof Kolomb’udur. Yeni Ömer Seyfettin olarak anılmak çok güzel, ancak ben yoluma, yine de kendi çizgim ve üslubumla devam etmek istiyorum.

İskender Pala, Beşir Ayvazoğlu, Alev Alatlı gibi önemli yazarların elinden ödül almış bir kişisiniz. Sizin için “Bol Ödüllü Yazar” da diyorlar ve otuza yakın ödülünüz var. Peki, en prestijli ödülleriniz nelerdir?

İlk ödülüm Köy Saatçisi adlı hikâyemle 2006 yılında Ömer Seyfettin Öykü Yarışması birinciliğimdir. Bunu Minyatür İstanbul adlı hikâyemle, 2010 Yılı Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Senin İstanbul’un Düzyazı kategorisi birinciliğim ve Leylekli Konak adlı hikâyemle Çorum Mahmut Tunaboylu Öykü yarışması birinciliğim takip etti. 2014 yılından sonra kitaplarım çıkmaya başladı ve ben yarışmalardan çekildim.

Ömer Seyfettin romanı fikri nasıl gelişti? Gönen’in Yeni Ömer Seyfettin’i olarak Türk edebiyatında herkesçe bilinen bir yazarın hayatını yazmak sizi için zor olmadı mı?

Ömer Seyfettin romanı fikri Sarıyer Belediyesi’nde katıldığım bir panelde Gönenli dostlarım tarafından ortaya atıldı. O gün Ömer Seyfettin panelinin de heyecanıyla teklifi hemen kabul ettim.2020 yılının Ömer Seyfettin Yılı olması için Gönenliler olarak çok çaba gösterdik. Hatta Gönen’de 2018 sonbaharında konuyla ilgili bir çalıştay bile yapıldı. Ömer Seyfettin’le ilgili çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Hülya Argunşah, Prof. Dr. Nazım Hikmet Polat, Prof. Dr. Recep Duymaz gibi birçok akademisyen bu çalıştaya davet edildi. Sinemadan tiyatroya, makaleden romana, Ömer Seyfettin bestesine kadar birçok çalışmalar yapılması istendi. Belki sinema olmadı, başaramadık ancak Ömer Seyfettin’in hayatının filme alınmasını çok isterdim. Pandemi nedeniyle tiyatro da yapamadık. Ancak Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Kars Kafkas Üniversitesi vb. üniversiteler internet üzerinden canlı panel ve sempozyumlar gerçekleştirerek katkıda bulundular. Ömer Seyfetttin bestesi yapıldı. Ömer Seyfettin romanını 2020 yılına yetiştirmek istememe rağmen ancak 2022’de dört yılda tamamlayabildim ve Ötüken Neşriyat bastı. Evet, herkesçe bilinen bir yazarı kaleme almak hiç kolay olmadı. Tahir Alangu’nun 25 yılda yazdığı biyografiyi benim 2 yılda yazma isteğim deli cesaretiydi. Ancak şanslıydım. Birçok akademik isim- Prof. Dr. Hülya Argunşah, Prof. Dr. Nazım Hikmet Polat, Prof. Dr. Salim Çonoğlu, Prof. Dr. Ali Duymaz – beni başından sonuna destekledi. Yazarın yaşadığı şehirlere- Gönen, İnebolu, İstanbul, Ayancık, Edirne, İzmir, Selanik- gittim ve incelemelerde bulundum. Pandemi nedeniyle Balkanlardaki birçok şehre gidemedim ve onları Google map üzerinden yazdım. Şu an Yunanistan’ın her yerini adım adım biliyorum. Kısacası, Ömer Seyfettin hakkında bilinenler, bilinmeyenler ve yanlış bilinenleri yazdım. Ve ben bu romanı layıkıyla başardım.

Ömer Seyfettin’in hayatının sinemaya aktarılmasını istediğinizi söylediniz. Biliyorum ki okurlarınız da bunu çok istiyordur. Peki, hangi yönetmenin filme almasını isterdiniz?

Okurlarımdan bu yönde çok sayıda olumlu tepki alıyorum. Senin İçin Enginar Sakladım mutlaka filme alınmalı bunu Çağan Irmak çekmeli diyorlar. Hocam, Son Kazak Kocagöl tam sinemalık, hatta on bölüm dizi bile olabilir diyorlar. Hülya Argunşah hocam bir panelinde Ömer Seyfettin romanı film olmalı dedi. Hülya Hoca’ma ben de katılıyorum. Dönem olaylarını hem romanda okuyup hem de beyazperdede izlemek çok güzel olurdu. Gönenli Yönetmenimiz Sevgili Zeynep Günay Tan, dünyaca ünlü bir yönetmen olma yolunda ilerliyor. Kulüp dizisi çok başarılı ve Gönenli yazarımız Ömer Seyfettin’i en iyi o sinemaya aktarabilir, diye düşünüyorum. Ben yazdım, Zeynep Hanım da mutlaka filme almalı.

Bundan sonraki projeniz nedir?

İlyada, Kalevala, Şehname gibi dünya destanlarını okumayı çok seviyorum. Bundan sonraki çalışmam gerçeküstü bir roman olacak. Aslında Kırmızı Minibüs, Ömrüm Uzaklarda Azalmasın romanlarımda gerçeküstü romana giriş yaptım. Hatta okurlarım Ömer Seyfettin romanımda bile gerçeküstü imgelere rastlayacak. Bu romanımı yarıladım diyebilirim. Bu yaz bitirmeyi planlıyorum.

Yeni romanınız “Ben Gönen’de Doğdum” basında oldukça ilgi görüyor. Son olarak eserinize, Üstat Doğan Hızlan bir yorum yazdı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Benim için sürpriz oldu. Türkiye’nin en ünlü eleştirmeninin romanımı okuyup beğenmesi, köşesine taşıması ve son zamanların en iyi biyografik romanı olarak belirtmesi gerçekten kıvanç verici ve takdire şayan. TRT 2’deki karalama Defteri programına davet etmesi de büyük bir jest.

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla beraber son yıllarda çok fazla genç yazar ortaya çıktı. Bu yazarlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Genç yazarlar şiir yazmadan, hikâye yazmadan roman yazmayı deniyorlar. Yine bunları liseliler yazıp liseliler okuyor. Bu romanların bazılarında, çok sayıda cinsel öge, şiddet ve değerlerimize aykırılık var. Bazı yayınevleri de sırf ticari olarak onları destekliyor. Hiçbir edebiyat ödülü almamış, dünya edebiyatını tanımamış, sırf popüler olmak için kitap yazmış bu yazarların çalışmalarını doğru bulmuyorum. Tabii gençleri teşvik etmeliyiz. Ancak, popüler olmak için niteliksiz eserleri yazmadan önce önce iyi bir eğitim alsınlar. Bana göre, Wattpad yazarları saman alevi gibi, bir anda parlayıp bir anda sönüyorlar. Kalıcı olan yine edebiyat oluyor.

(SERKAN SELİNGİL) 







 
Son Eklenen Haberler