131019098
28 Kasım 2021, Pazar

ASLI KOCAELİ: "ANILAR ŞİMDİYE IŞIK TUTUNCA, YAŞANMIŞLIKLAR ANLAM BULUYOR"

17 Kasım 2021, Çarşamba 06:09

     


Yazar Aslı Kocaeli, ikinci kitabı Çocukluğum ve Çocuğum ile yeniden okuyucusuyla buluştu. Ilk kitabı ‘Çarşamba Çikolataları’yla beğeni toplayan Kocaeli, yazma deneyimini, anneliğin ve çocukluğun hissettirdiklerini anlattı. Keyifli okumalar…

İkinci kitabınız Çocukluğum ve Çocuğum raflardaki

yerini aldı. Nasıl hissediyorsunuz?

Çocuklarımıza hisleri ne ise onu olduğu gibi ifade etmelerini söylüyoruz. Bunu eğer kendim de uygularsam; tedirgin, mutlu, hüzünlü, kaygılı, canlı, düşünceli, huzurlu, tamamlanmış, coşkulu, hassas, mahcup, memnun ve karışık.

Yazmak sizin için ne ifade ediyor?

Hislerimi aktarmanın en sevdiğim yolu.

Kitapta hem kendi çocukluğunuzdan hem de çocuğunuzdan söz ediyorsunuz. Geçmişle şimdiyi karşılaştırmak gibi… Hangi duygularla yazdınız desek, neler söylersiniz?

Anılar şimdiye ışık tutunca yaşanmışlıklar anlam buluyor. Ben de anne gözüyle çocukluğuma bakınca, çocuk kendimi daha iyi anladım. Bir çocuk anlaşıldığını hissettiğinde -içimizdeki çocuk dahi olsa-, kızgınlığı hırçınlığı azalıyor. Ben de ne hissedeceğimi bilmeden yazmaya başladım ancak yazdıkça dinginleştim, rahatladım ve anladım.

Yatılı okulda okumak, hayata bakışınızı ve bunun sonucunda da çocukluğa bakışınızı değiştirdi mi?

Yatılı okulda okumak birçok mahrumiyeti içinde barındırıyor. İhtiyacım olduğunda annemin yanında olamamak, bana kendi kendimi sakinleştirmeyi öğretti. Bu konuda ne kadar başarılı olduğumdan çok emin de değilim aslında… İnsan içinde bulunduğu her durumda, kendini korumak için bazı yetilerini geliştiriyor ne de olsa. İçine kapanık bir çocuk olduğum için çocukluğum iç sesimi daha çok duymamı sağladı.

Oğlunuz Güneş ile aranızda geçen diyalogları tüm samimiyetinizle paylaşıyorsunuz kitapta. Aslında Güneş için de bir günlük tutmuş oluyorsunuz, diyebilir miyiz?

Evet. Anlayabileceği yaşa geldiğinde okuduğunda ne hissedeceğini çok merak ediyorum. Ama şöyle de bir şey var; farklı yaşlarda okudukça içinden farklı anlamlar çıkarabilir. Yazılar aynı kalır, ama o her okuduğunda değişmiş olacağı için başka anlamlar bulur. Aslında özünde bilmesini tek istediğim şey onu ne kadar çok sevdiğim. Bu kitabı yazmak belki bunu aktarmanın bir yolu oldu benim için.

Çocukluğum ve Çocuğum’da bir durum için “Derinlerde bir yerlerde, doğru olanı yaptığımı umuyorum. Kitaplarda bununla ilgili ne yazdığını bilmiyorum. Kitaplarda yazan her şey, herkes için nasıl geçerli olabilir, onu da bilmiyorum. Kalp kitapçıklarımda, bunun doğru olduğu yazıyor. İşte bunu biliyorum…” diyorsunuz. Sizce ideal annelik diye bir şey gerçekten mümkün mü?

Bence anneliği idealize etmek kendinden kopmak demek. Öncelikle kendini tanımak, kendini bilmek çocuğumuz için yapabileceğimiz en güzel yatırım. Biz kendimizi daha iyi tanıdıkça, ve kendimizi ona olduğumuz gibi tanıttığımızda, bizi bilmek ona en çok güveni veriyor. Önerilen pek çok ebeveynlik yöntemi var ya da pek çok annelerin yapmasını söylenen liste var. Kendi gelişimimiz için tabii ki onları okumalıyız ama kendimiz kim isek, kendimiz olduğumuz haliyle en çok hangi noktaya ulaşabileceksek oraya gitmeyi hedeflemliyiz. Olmadığımız bir anne gibi olmaya çalışmak en yorucusu.

Çocukluğun en eğlenceli ve en sıkıcı yanları nelerdir sizce?

Dünyada seni şaşırtacak pek çok şey olması en eğlenceli yanı. İlk defa karşılaştığın şeyler o kadar çok ki. En sıkıcı yanı ise anlaşılamamaktı.

Peki, anneliğin en keyifli ve en sancılı yanlarını sorsak, ne dersiniz?

Anneliğin en keyifli yanı, bugüne kadar biriktirdiğin her şeyi aktaracağın, kılavuzluk edeceğin ve seni her koşulda dinleyip, senin dediklerine kuşkusuz inanan, gözünün içine bakan birinin yanında olması. Hayata dair ne biriktirdiysen onları öğrenmeye, seninle vakit geçirmeye çok hevesli biri var karşında. Bu bir lütuf değil de ne. En sancılı yanı ise benim için gerçekten doğum oldu çünkü otuz altı saat hiç durmadan sancı çektim. Doğduktan sonraki sürece sancılı diyemem… Günlük hayat içinde, kendimi iyi bir anne miyim diye hırpalamalarım dışında annelikle ilgili yakınacağım bir durum yok. Ancak çevrendeki insanların anneyi daha çok desteklemesi, alan vermesi, anneyi çok rahatlatıyor ve istediği anneliği yapabilmesine imkan sağlıyor. Bunu da paylaşmadan geçmeyeyim.

Kendi çocukluğunuzdan yola çıkarak, tüm çocuklar adına bir dileği gerçekleştirme hakkınız olsaydı bu ne olurdu?

Annelerinin onları her koşulda- bazen gösteremeseler de- çok sevdiği hissini hepsinin kalbine kilitlemek. Ve o hissin oradan hiç kaçmamasını sağlamak.

Çocukluğum ve Çocuğum için okur yorumlarıyla karşılaşmaya başlamışsınızdır. Tepkiler nasıl, size neler düşündürüyor?

Okurları çok ağladıklarından söz ediyor… Hatta spesifik olarak ağladıkları hikayeleri söylüyorlar. Ben de o hikayeleri bir daha okuyorum, bu kez bir okur gözünden. Sonra benim de biraz gözlerim nemleniyor. Şu anda böyle bir limon gözlülük döngüsündeyiz. Çocukken pek anlaşılamamış olmaktan yakınırdım, şimdi anne olduğumda birçok kişi tarafından anlaşılıyor olmak çok güzel.

(SERKAN SELİNGİL) 







 
Son Eklenen Haberler