28 Mayıs 2024, Salı

Rengin Yılmaz: "İnsan neyi arıyorsa, onu mutlaka bulur"

22 Nisan 2024, Pazartesi 06:33

     


‘’Kapı İçeriden Açılır’’ ve  ‘’Bab-ül Aşk’’ kitaplarının yazarı, eğitimci ve araştırmacı Rengin Yılmaz ile tasavvufu, yazarlık yaşamını ve yeni projelerini konuştuk. İyi okumalar. 

Yazmaya ne zaman ve nasıl başladınız? Hangi tür kitapları yazmayı tercih ediyorsunuz?

Yazmak bir günde karar verilip çıkılan bir yol değil. Yılların birikimi ve çabasını gerekiyor. Uzun zamandır yazma hayalim vardı ancak kendimi yeterli hissetmediğim için cesaret edemiyordum. Yıllardır tasavvuf ile ilgileniyorum ve okuyorum. Belli bir birikimden sonra bunları paylaşmam gerektiğini düşündüm. Bu konuyla ilgilenen ama doğru kaynaklara ulaşamayan çok insan olduğunun farkındaydım. Hem yazarak bilgilerimi pekiştirmek hem de okuyana bir el uzatmak istedim. 2022 yılında ilk kitabım “Kapı İçeriden Açılır” ı yazdım. Tasavvuf kavramlarını dilim yettiğince açıklamaya çalıştığım bir kitap oldu. 2023 yılında ise bir roman yazarak tasavvuf yolculuğunu anlatmak istedim ve Babül Aşk’ı yazdım. Sanırım roman türünü daha çok sevdim. Duygularımı okura aktarabildiğim bir tür olduğu için olsa gerek.

Nasıl bir ortamda yazmayı tercih edersiniz? İlham kaynaklarınız neler?

İlham kaynaklarım tabii ki tasavvuf üstatlarımızdır. Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Hallacı Mansur efendilerin kitapları en büyük ilham kaynağımdır. Bu kitaplar katmanlı olduğu için okuması hiç bitmez. Her okuduğumda farklı bir anlam görürüm.

Sizi tanıyabilir miyiz? Siz kimleri okur, kimleri dinlersiniz? Yazarlık kariyerinizdeki en büyük hayaliniz nedir?

Çeşitliliğin güzelliğine hayran olan biriyim, herkesi okumaya ve dinlemeye gayret ediyorum. Yazarlığı bir kariyer olarak görmüyorum, bir derdim var, onu paylaşıyorum okurlarımla.

Yazdığınız eserlerde karakterlerinizi nasıl oluşturuyorsunuz? Konuları seçerken hangi kriterlere önem verirsiniz?

Karakterlerimin kanlı canlı insanlar olması için uğraşırım. Okurum onlarla empati kurabilmeli ki onların ayak izlerini takip edebilsin. O yüzden bildiğim insanların karakterlerinden parçalar alır, biraz da kendimden eklerim. Karakterlerim tamamen kurgu olmasına rağmen bir o kadar da gerçektir. Çünkü gerçek hayattan alınmışlardır. Konulara gelince, tasavvufun her konusu benim için bir roman kaynağıdır. Ancak hepsini bir kitapta toplamamaya çalışırım. Çünkü tasavvuf basamak basamak yükselmeyi anlatır. Ben de kitaplarımda bu sıraya uymaya çalışıyorum. Yani kriterim, hikayelerin içinde vermek istediğim kavramların basitten zora doğru sıralanmaları. Merdivenin basamakları gibi, hemen en tepeye çıkamazsınız. Sırayla tırmanmanız gerekir.

Sosyal medyayı oldukça etkili kullanan birisiniz? Ülkemizdeki sosyal medya kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sosyal medya ülkemizde etkin olarak kullanılıyor. Kalplere dokunmak amaç olunca tüm yöntemleri etkin kullanmaya çalışıyorum. Kim neyi arıyorsa, mutlaka bulacaktır. Bir araya gelmek için güzel bir araç bu platformlar.

 

‘’Bab-ül Aşk’’ ve ‘’Kapı İçeriden Açılır’’ adlı iki kitabınız var.  Okuyucularınızın eserlerinizden aldığı geri bildirimlerin yazma sürecinizi nasıl etkilediğini anlatır mısınız?

Okurlarımın geri bildirimleri beni yazmaya teşvik ettiği gibi konularımı da belirliyor aslında. Neyi öğrenmek istiyorlar, en çok neyi merak ediyorlar ise onu anlatmaya odaklanıyorum. Benim için onların geribildirimi bir tür ilham kaynağıdır. Ayrıca eleştirileri de beni daha iyi yazmak için cesaretlendiriyor. Herkesin olduğu gibi benim de hatalarım olmuştur ve olacaktır. Okurlarım sayesinde bunları fark edip düzeltmeye ve tekrarlamamaya gayret ediyorum.

Yazar adaylarına veya yazma tutkunu olanlara ne  tavsiye edersiniz?

Tek tavsiyem bolca okumalarıdır. Özellikle usta yazarların kurgu romanlarını okumak çok geliştiriyor kişiyi. Başka yazarların bakış açılarını görmek, bir hikayeyi nasıl kurguladıklarını, karakterlerini nasıl yarattıklarını anlamak çok zihin açıcı bir süreçtir. Benim tavsiyem hem yazmak üzerine okumaları hem de usta yazarları incelemeleridir. Bir de yazdıkları konuyu iyi bilmeleri gerektiğini düşünüyorum. İnsan sadece bildiğini yazabilir, kurgu dahi olsa. Bu cümlemin yanlış anlaşılabileceğini düşünerek açıklamak isterim. Örneğin cinayet romanı yazıyorsunuz. İlla birini öldürmeniz gerekmez. Katilin ve kurbanın hislerini kendi tecrübelerinizle yaratabilirsiniz. Mesela katilin öfkesini yazarken geçmişte birini öldürecek kadar sinirlendiğiniz andan ilham alabilirsiniz. Ya da kurbanın korkusunu, bir kabusunuzdan ilham alarak içinizde hissedip karakterinize yansıtabilirsiniz. Bunun gibi minik ipuçlarını yazmak üzerine yazılmış kitaplarda rahatlıkla bulabilir yazar adayları. 

Yeni projelerinizden bahseder misiniz?

Sosyal medyamda açıkladım yeni projemi; Bab-ül Sır. Sırların kapısını aralayacağım yeni kitabımda. Gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenerek yazdığım bir roman olacak. Okurlarım bu romanımda da hem bazı kavramları öğrenecekler hem de marifet kapısından bakacaklar. Sadece bazı kulların nail olduğu, sırların yaşandığı kapıdır marifet kapısı. Bu kitap marifet kapısının hikayesidir.

Röportajlarımın klasik sorusudur. Size de sormak istiyorum. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Merkez Efendi’nin dediği gibi... Her şeyi merkezinde bırakırdım. (Yani her şey bu gibi olurdu.) Âlem öyle bir tatlı nizam içinde ki, buna bir şey ilâve etmek veya bir şeyi eksiltmek düşünülemez. Her şey olması gerektiği gibi olması gereken zamanda olmakta.

(SERKAN SELİNGİL) 

 







 
Son Eklenen Haberler