131019098
22 Ekim 2021, Cuma

ALÇEP: “ZEHİR SOLUMAK, KANSER OLMAK İSTEMİYORUZ”

15 Haziran 2021, Salı 06:06

     


Geçtiğimiz günlerde, Aliağa Belediye Meclis Toplantısı’nda da gündeme gelen, söküm için Aliağa getirileceği ve yüksek miktarda asbest barındırdığı iddia edilen Nae Sao Paulo uçak gemisi ile ilgili Aliağa Çevre Platformu’ndan (ALÇEP) yazılı açıklama yapıldı.

Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP) tarafından, söküm için Aliağa getirileceği iddia edilen Fransa yapımı “Nae Sao Paulo” (FS Foch) adlı gemi hakkında yazılı basın açıklamasında bulunuldu. Geminin uzun yıllar boyunca nükleer silah denemelerinde kullanıldığı ve bu nedenle radyoaktif kalıntı içerdiği ifade edilen açıklamada, “Aliağa Belediyesi Meclisi olağan toplantısında, CHP’li meclis üyesine, SÖK Gemi Söküm tarafından satın alınan ve söküm için ilçemize getirilmesi planlanan, zehir saçan ‘’Nae Sao Paulo’’ (FS Foch ) uçak gemisine ilişkin sormuş olduğu sorulara, Belediye Başkanımız Sayın Serkan Acar’ın vermiş olduğu yanıtlara ilişkin; ALÇEP tarafından Aliağa halkı ve kamuoyuna, konu ile ilgili kanıtların sunulma zorunluluğu doğmuştur.” denildi.

“Bildiklerimizi ve kanıtlarımızı sıralıyoruz”

Belediye Başkanı Serkan Acar’ın toplantıdaki konuşmasının her aşamasında; ‘Bilgiye, belgeye dayalı her şeye eyvallah’ dediği belirtilen açıklamada, “Gemi ile ilgili bildiklerimizi ve kanıtlarımızı sıralıyoruz. Nae São Paulo'nun ikizi olan Clamenceau'nun da yıllar önce Hindistan'da sökülmek istendiği ve çevre aktivistlerinin geminin sökümü ile ilgili Fransa'da ciddi tepkiler gösterdikleri için gemi Hindistan’da sökülmeyip İngiltere’de kapalı havuz sistemlerinde söküldüğü biliniyor. Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde gemiler baştankara yöntemi ile sökülmekte, birçok tehlikeli atık denize, havaya ve doğaya karışmaktadır. İş güvenliği ve işçi sağlığı hiçe sayılmaktadır. Daha önce 2015 yılında, Angola açıklarında uzun yıllar ham petrol işleyen ve radyoaktif atık yüklü olduğu bilinen Kuito adlı gemi, söküm için İzmir'in Aliağa ilçesine getirilmiş, büyük kamuoyu oluşturulmuş, dava açılmış, gerekli tüm girişimler yapılmış: fakat geminin parçalanmasının önüne geçilememiştir. Gemi söküldükten 6 ay sonra çıkan mahkeme kararı ‘sökümü tehlikelidir’’ yönünde olmuştur. Oysaki iş işten geçmiş, olan sularımıza, toprağımıza, yani ekosistemimize olmuştur. İhaleyi yapan firma, IHM envanter (Tehlikeli Atık Envanteri) raporu hazırlanmadan gemiyi ihaleye çıkardı. Yani, geminin barındırdığı tehlikeli atıkları açıklamadı. Fakat biz buna Clamenceau'nun survey raporlarından ulaştık; 760 ton asbest, 165 ton PCB + PCTs. +PPB vb., 475 ton asbest ve PCB’li toplam bulaşık malzemeler. Toplam 1.400 ton tehlikeli atık. Bu net bir kanıttır.” ifadelerine yer verildi.

“Ne asbest envanter raporu, ne de risk değerlendirme raporu oluşturulmadı”

Gemi söküm piyasasında, geminin hurda fiyatının ortalama ton başına 450 dolar olduğu kaydedilen açıklamada, “Fakat Nae São Paulo hurda ton fiyatı 75/80 dolara ihaleye çıkıyor. Satın alma fiyatı, piyasa ortalamalarının çok altında olan bu geminin fiyatı, ‘’Ucuzdur vardır bir hikmeti’’ sorusunu da gündeme getirmektedir. Tabi ki gemiye bu asbest, toprak olarak yüklenmemiştir. Evet, asbest, 3000’den fazla alanda kullanılan özellikle izolasyon malzemesi olarak tercih edilen dayanıklı bir mineraldir. Fakat insan sağlığı için birinci derecede kanser yapıcı bir maddedir. Türkiye’de kullanım ve ticareti Aralık 2010 yılında bakanlar kurulu kararı ile yasaklanan bir mineraldir. Geminin ne asbest envanter raporu, ne de risk değerlendirme raporu oluşturulmuştur. Oysa asbest, asbestoz, plevral reaksiyonları, parenkimal akciğer hastalıkları, dermatoz ve çeşitli kanser türlerine neden olmaktadır. Ve bu gemide net 760 ton asbest ve 165 ton asbest ile kirletilmiş madde bulunmaktadır. Hiçbir çevre örgütü bu geminin nükleer ile çalıştığını iddia etmemiştir. Fakat Nae Sao Paulo uçak gemisinin, uzun yıllar boyunca Fransa'nın nükleer silah denemelerinde kullanıldığı ve bu denenle radyoaktif kalıntı içerdiği belirtiliyor. Son on yılda İngiltere Kraliyet Donanması'na ait uçak gemileri Illustrious, Invincible, Plymouth, Ark Royal, Manchester ve Liverpool, Hollanda'ya ait savaş gemisi Zuıderkruıs, Aliağa Gemi Söküm Bölgesi'nde parçalanan gemiler arasında yer aldı. Bu gemilerin de radyoaktif madde barındırdığı iddia ediliyor. Oysa hem Çevre Kanunu'nun 13. maddesine, hem de Türkiye'nin taraf olduğu Basel Sözleşmesi'ne göre, tehlikeli atıkların ithalatı yasaktır.20 yaş üstü gemilerde yalıtım, asbest ile yapılmıştır ve asbest asla yok edilemez. Bilinmelidir ki mesleki kanserden meydana gelen her üç ölümden biri asbest nedenlidir.” denildi.

“Aliağa’da hava kirliliği ölçümü yapılmıyor”

Aliağa’da yıllardır talep edilmesine, imza kampanyaları başlatılmasına rağmen hava kirliliği ölçümünün yapılmadığı vurgulanan açıklamada, “İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu, İzmir Tabip Odası Çevre Komisyonu tarafından; Aliağa, Menemen, Yeni Foça ve Bozköy’deki hava kirliliği seviyesinin açıklanması için İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bir yazı gönderilmiştir. Yazıda kısaca ‘Bakanlık bünyesinde yayın yapan havaizleme.gov.tr sitesinde 2016 yılının sonundaki verilere göre 249 hava izleme istasyonu bulunmaktadır. Aliağa, Menemen, Yeni Foça ve Bozköy’deki istasyonlarının verileri ise üzerlerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonu yazmasına rağmen paylaşılmamaktadır. 18 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu’nun geçen yıl yaptığı basın açıklamasında, Aliağa’daki hava kirliliği seviyesinin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nun sınır kabul ettiği en yüksek düzeyden üç kat fazla olduğu belirtilmiştir. Geçen yıl 8-9-10 Mayıs tarihlerinde Aliağa kent merkezinde yapılan 2581 ölçüm sonucuna göre, PM2,5 düzeyi metreküpte 26,2 mikrogram seviyesinde çıkmıştır. DSÖ’nün PM2,5 sınır değerine göre ise bu düzeyin metreküpte 10 mikrogramı aşmaması gerekmektedir. Bu net bir kanıttır. Termik santral ve sanayi bölgesi yakınında hava ölçüm istasyonu kurulmasına rağmen sonuçlarının açıklanmaması, değerlerin sınırın çok üzerinde olduğu için açıklanmadığı şüphesini doğurmaktadır. ‘İstasyonun kurulduğu yerlerden biri olan Aliağa’da, kanserden ölüm sıklığının diğer yerleşim bölgelerine göre daha yüksek olduğu gözlenmektedir’ denmiştir.” ifadeleri yer aldı.

“Gemilerin nasıl söküldüğü Aliağa halkı tarafından çok iyi biliniyor”

Açıklamada, Çevre ve Şehir Bakanlığı’nın soru önergelerine vermiş olduğu yanıtta; ‘Aliağa ‘da son beş yılda 714 geminin sökülmüş, 241 ton asbestin bertaraf edilmiştir’ denildiği belirtilerek, “Bu durum konunun vahametini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu çok az bir rakamdır. Gemilerin nasıl söküldüğü Aliağa halkı tarafından çok iyi bilinmektedir. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu; ‘Aliağa Bölgesinin tüm çevresel kirlilik kapasitesinin dolduğu hatta aştığı bilimsel çalışmalarla da ortaya konmuş olmasına rağmen; bugün de Aliağa’da sanayi ve enerji yatırımlarına olanca plânsızlıkla ve çevresel değerler göz ardı edilerek devam edilmektedir; yeni rafineri, termik santraller, çimento fabrikası; var olanlarda da kapasite artırımları. Üstelik İzmir kentinin Aliağa’dan daha çok etkilendiği kirlilik parametreleri de vardır. Zaten Aliağa, İzmir Kenti ve Kuzey Ege kıyıları ve hatta bölgenin tamamı için doğal bitki örtüsünü, tarım alanlarını olumsuz etkilemekte, çevre sağlığı ve canlı yaşamı için risk oluşturmaktadır.’ demektedir. Bu net bir kanıttır.” denildi.

“Aliağa’yı kötülemiyor, yaşanabilir bir yer olması için mücadele veriyoruz”

ALÇEP’in Aliağa’yı kötülemediği, yaşanabilir bir yer olması için mücadele verdiği vurgulanan açıklama şu ifadelerle sonlandırıldı, “Bizler ALÇEP ve Aliağa halkı olarak neye karşı durduğumuzu çok iyi biliyoruz. Aliağa’yı kötülemiyor aksine yaşanabilir bir yer olması için mücadele veriyoruz. Evet, bizler Aliağa İlçesi’nin sahipleriyiz ve 3-5 gemi söküm firmasının rantı uğruna; işçilerimizin ve bizim sağlığımızın bozulmasına deniz, hava ve toprağımızın yani ekosistemimizin bozulmasına, kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Aliağa halkı olarak istiyoruz ki; madem uygun şartlarda asbest sökümü yapılıyor, São Paulo gemisini ASUD’un denetimine açın. Madem AB standartlarında gemi sökümü yapılıyor, o zaman bağımsız firmaları çağırın, işçilerin çalışma koşulları ve gemilerde bulunan atıkların tespitini yapsınlar. Mademki saklayacak bir şeyiniz yok gemi söküm bölgesini bilim insanları ve basın kuruluşlarına açın. Son alarak diyoruz ki; Aliağa’nın dünyanın çöplüğü olmasına izin vermeyeceğiz. Her ülke kendi yaptığı gemiyi kendi söksün. Zehir solumak, kanser olmak istemiyoruz. Aliağa bizim, biz Aliağa’yı çok seviyoruz.”

(VOLKAN GÜNDÜZ) 







 
Son Eklenen Haberler