131019098
31 Ekim 2020, Cumartesi

ALİAĞALI EMEKÇİLER 1 MAYIS’I KUTLADI

2 Mayıs 2019, Perşembe 06:22

     


1 Mayıs İşçi Bayramı Aliağa’da tüm coşkusuyla kutlandı. Petrol İş Aliağa Şubesi’nin organize ettiği kutlamada halaylar çekildi, şiirler okunup şarkılar söylendi.

İşçilerin birlik ve dayanışma günü olan 1 Mayıs tüm Türkiye'de olduğu gibi Aliağa’da da coşkuyla kutlandı. 1 Mayıs İşçi Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür. Türkiye'de ilk kez 1923'te resmî olarak kutlandı. 2008 Nisan'ında, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edildi. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil ilan edildi. 1 Mayıs kutlamaları Aliağa’da Petrol İş Sendikası Aliağa Şubesi’nin organize ettiği bir programla kutlandı. Kutlama programı 1 Mayıs sabahı Petrol İş Sendikası Aliağa Şubesi önünde işçilerin buluşmasıyla başladı. Petrol İş Sendikası önünde toplanan emekçiler tarafından kortej oluşturup Demokrasi Meydanı’na yüründü. Yürüyüş esnasında vatandaşlar işçilere destek verdi. Sloganlar atıldı. 1 Mayıs Marşı söylendi. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri’nin de aralarında bulunduğu topluluk Demokrasi Meydanı’nda toplandı. Meydanda toplanan guruplar hayatını kaybeden işçiler ve görevi başında şehit düşen askerler için saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.

“Emeğimizi bizden çalmak istiyorlar”

Daha sonra Petrol İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay sözlerine başladı. Oktay, “Onurlu insanlar, dürüst insanlar, alın teriyle geçinen işçiler, emekçiler hepiniz hoş geldiniz. 1 Mayıs İşçi Bayramımız kutlu olsun değerli arkadaşlarım. Bizlere yapılan saldırılara dur demek için, taleplerimiz haykırmak için bugün hep beraber bayramımızı burada kutlayacağız. Yoğun ve sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Emeğe karşı yapılan saldırıların hat safhada olduğunu hepimiz biliyoruz, yaşıyoruz. Alın terimizi bizden çalmak istiyorlar. Emeğimizi bizden çalmak istiyorlar. Onlara dur demek için buradayız. Eğer bugün bizim kazanılmış haklarımıza el uzatanlara, bizim alın terimizi çalmaya çalışanlara, bizim emeğimizin karşılığını çalmaya çalışanlara alanlarda hep beraber tepkimizi ortaya koymamız lazım. Kıdem tazminatımıza, geleceğimize, çocuklarımızın geleceğine uzanan elleri hep beraber kırmasını biliriz. Bunu çok iyi bilsinler. Sermayenin sağı, solu yoktur. Sermayenin yerlisi yabancısı yoktur. Sermayenin dini, dili, ırkı yoktur. Sermaye her yerde aynı şeyi hedefler. En az maliyetle en çok karı düşünür. Buradan Koç yetkililerine sesleniyoruz. Akıllarını başlarına alsınlar. Bizim kazanılmış haklarımızı gasp etme niyetiyle gelmesinler. Yoksa 4 bin 300 TÜPRAŞ çalışanıyla Aliağa’da, Batman’da, Kocaeli’de, Kırıkkale’de şarteli indiririz arkadaşlar.” İfadelerini kullandı.

“83 yıllık kazanımımızı kimseye yedirmeyiz”

Açılış konuşmasının ardından Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri’nin hazırlamış olduğu basın açıklamasını DİSK Genel-İş 5 Nolu Şube Yöneticisi Sinan Uğur okudu. Uğur, “Aliağamızın değerli işçi ve emekçileri, Platform bileşenlerimizin değerli üyeleri, Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü 1 Mayıs hepimize kutlu olsun. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri olarak her yıl olduğu gibi bu yılda 1 Mayıs’ta taleplerimizi haykırmak üzere alanlardayız. 2019 1 Mayıs’ına gelirken, ülkemiz sınırsızca uygulanan neo-liberal, dışa bağımlılığı artırıcı ekonomik politikaların sonucu olarak derin bir ekonomik krizin girdabına girmiştir. Türk lirasını aşırı değer kaybına uğramış, ekonomik büyüme yerini küçülmeye bırakmış ve resmi işsiz sayısı 5 milyona dayanmıştır. Bu krizin sorumlusu değil mağduru olduğumuz halde, fatura yine bizlere ödetilmek istenmektedir. Açıklanan krizden çıkış programının en öne çıkan maddesi, kıdem tazminatının kaldırılarak Bireysel Emeklilik Sistemine entegre edilmiş bir kıdem fonunun kurulmasıdır. Öncelikle iş güvencemizi ortadan kaldıracak olan kıdem fonunu asla kabul etmiyoruz. İşsizlik fonunun ne şekilde kullanıldığı ortadayken ve geçmişte de kurulan bütün ‘fon’ların akıbeti biliniyorken, kimse bize kıdem fonunu allayıp pullamasın! Kıdem tazminatımızı gasp eden, kamusal emekliliği ortadan kaldıran bu saldırıya dur demek boynumuzun borcudur. 83 yıllık kazanımımızı kimseye yedirmeyiz.” İfadelerini kullandı.

“İş cinayetleri her yıl artarak devam ediyor”

Basın açıklamasını okumaya devam eden Uğur, “Soma’da 301 canımızı kaybedişimizin yıldönümü yaklaşıyor. Ama iş cinayetleri azalmak bir yana her yıl artarak devam ediyor. Krizi fırsata çeviren işverenler, işten atma tehditleriyle birlikte bizleri daha uzun saatler çalıştırarak iş cinayetlerine davetiye çıkarıyorlar. İşsizliğin ve iş cinayetlerinin azalması ve ortadan kalkması için, çalışma saatleri maaşlar düşürülmeden kısaltılmalı, ve işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri çağın bütün imkanları kullanılarak bir an evvel hayata geçirilmelidir. Ücretlerimizden peşin peşin kesilen artan oranlı gelir vergisi bir yana, tükettiğimiz ürünlerin de büyük bir kısmı yine vergiye gitmektedir. Buna rağmen ekonomik programda hala verginin tabana yayılmasından bahsedilmektedir. Ücretlerden kesilen gelir vergisi en fazla yüzde 15’te sabitlenmeli, dolaylı vergiler kaldırılarak, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alındığı adil bir vergi sistemi kurulmalıdır. Kamu emekçilerine grevli toplu sözleşme hakkı tanınmalı, 3600 ek gösterge ayrımsız bütün memurlara tanınmalıdır. Hakkında mahkeme kararı olmadığı halde KHK’larla işinden edilen emekçiler bir an evvel zararları tazmin edilerek görevlerine dönmelidir.” Şeklinde konuştu.

“Yaşasın 1 Mayıs”

Açıklamada kadına yönelik şiddete de değinen Uğur, “Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz vakaları ve kadın cinayetleri her geçen gün artmaktadır. Kadına ve çocuklara zarar verenler hiçbir şekilde indirime tabi tutulmamalı, en sert şekilde cezalandırılmalıdır. Eğitim müfredatından başlayarak kadını aşağı cins olarak gören dil terk edilmeli, aile değil, Kadın ve Çocuk Bakanlığı kurulmalıdır. Emeklilikte yaşa takılan işçilere verilen sözler tutulmalı, bütün işsizlere hiçbir şart aranmadan işsizlik ödeneği verilmeli ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlandırılmalıdır. İşsizlik fonu amacı dışında kullanılmamalıdır.1 milyon taşeron işçisine kadro verdik denilmesine rağmen, belediyelerde çalışan taşeron işçilere kadro hakkı verilmemiş, bu işçiler belediye şirketlerine geçirilmişlerdir. Ayrımsız bütün işçilere kadro hakkı verilmeli ve bir an evvel özgür toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır. Son olarak, Aliağa’da Petrol-İş Sendikamızın örgütlü olduğu Tüpraş ve Ravago işyerlerinde devam eden Toplu Sözleşme görüşmelerinde işverenlerin uzlaşmaz tutumu iş barışını tehdit eder hale gelmiştir. Çarşı pazardaki enflasyon ortadayken, işçilerin taleplerini kabul edilemez bulan Tüpraş ve Ravago işverenlerine sesleniyoruz. Esnek çalışma ve 3 yıllık sözleşme dayatmalarınızdan bir an evvel vazgeçin ve işçilerin ekonomik sosyal taleplerini karşılayın. Bilmelisiniz ki, her yıl açıkladığınız rekorlar kıran ciro ve kar oranları biz işçilerin alın teri sayesindedir. Bizler sadece emeğimizin karşılığını istiyoruz. Ve siz vermeseniz de, birliğimiz ve örgütlü gücümüz sayesinde hakkımız olanı alacağız. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu, bu mücadelesinde Petrol-İş sendikamızın daima yanında olacaktır. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri olarak bir kez daha haykırıyoruz. Ekonomik krizi biz yaratmadık ve faturayı da bize ödetemeyeceksiniz. Başta kıdem tazminatı olmak üzere, babalarımızdan dedelerimizden bize miras haklarımıza sahip çıkacak, insanca yaşanacak, barış içinde bağımsız, demokratik bir Türkiye mücadelemizden asla geri durmayacağız. 1 Mayıs’ta meydanları dolduran ülkemiz ve dünyanın bütün işçilerine selam olsun. Yaşasın 1 Mayıs. Yaşasın işçilerin birliği.” Şeklinde açıklamasına son verdi. Açıklamanın ardından şiirler okundu. Şiir dinletisinin ardından şarkılar söyledi. Emekçiler halaylar çekti. 1 Mayıs İşçi Bayramı Aliağa’da coşkuyla kutlandı.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler