13 Haziran 2024, Perşembe

“Aliağa Türkiye’nin çöplüğü değildir!”

4 Şubat 2023, Cumartesi 06:53

     


Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Yukarı Şehit Kemal Mahallesi’nde yapılması planlanan Endüstriyel Atık Bertaraf Tesisi ile Cüruf Depolama ve Geri Kazanım Tesisi’ne karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform üyeleri, bu zehir tesislerine izin vermeyeceklerini vurguladı.

Aliağa’nın Şehit Kemal Mahallesi Akçekise Mevkii’nde yapılmak istenen Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık Bertaraf Tesisi, Cüruf Depolama ve Geri Kazanım Tesisi’ne karşı basın açıklaması düzenlendi. Demokrasi Meydanı’nda yapılması planlanan basın açıklaması hava muhalefeti sebebiyle Emekli-Sen Aliağa Şube binasında gerçekleştirildi. Basın açıklamasına, Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri katıldı.

Zeki Küçükakyüz, “Bizi daha da fazla zehirleyecekler”

Aliağa’da 12 muhtarın konuyla ilgili itiraz dilekçesi verdiğini söyleyen, Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP) Sözcüsü Zeki Küçükakyüz, “Foça mevkiinde yıllardır demir çelik fabrikalarının dökmüş olduğu cürufların durumu ortadayken şimdide köylerimize gözlerini diktiler. O bölgenin dolmasından dolayı Akçekise Mevkii’nde Cüruf Depolama, Endüstriyel Atık ve Bertaraf Tesisi kurulmak isteniyor. Tesisin kurulmak istenildiği bölge, 5 köyün tam ortasında yer alıyor. Köylünün nefes alacağı tek yer orası kaldı. Zaten köylülerin ovaları, demir çelik fabrikaları tarafından işgal edilmiş, hava kirliliği hat safhada, köyde kanser oranları İzmir ortalamasının üzerinde. Aliağa’da 12 muhtar bu konuya itirazlarını bildiren dava dilekçesi verdi ve 1. Bölge İdare Mahkemesi’nde davamız açıldı. Bilirkişinin gelmesini bekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hiç bir itirazımızı dikkate almadan burası için ÇED olumlu raporu verdi. Rapor da şuan yargıda. Burası sadece cüruf depolama alanı değil, EKOVAR’ın yapmış olduğu başvuru ile 7 ilin endüstriyel atık bertarafını da yapacaklar. Aliağa’nın pisliği yetmiyormuş gibi 7 bölgeden ilçemize zehir getirerek bizi daha da fazla zehirleyecekler. Ama biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bu mücadele sürecek ve ÇED olumlu raporunun iptal edileceğini düşünüyoruz. Bilirkişi geldikten sonra mücadelemiz kaldığı yerden devam edecek.” diye konuştu.

Ayşe Algül, “İtirazlarımızı bir kez daha yüksek sesle haykırmak için toplandık”

Yapılacak olan tesislere karşı itirazlarını dile getirmek için tekrar topladıklarını söyleyen Aşağı Şehit Kemal Mahallesi Muhtarı Ayşe Algül, platform adına basın açıklaması metnini okudu. Algül, “Aliağa Şehit Kemal Mahallesi, Akçekise Mevkii’nde, EKOVAR tarafından yapılmak istenen Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık (Cüruf) Bertaraf Tesisi ile HABAŞ tarafından yapılmak istenen Cüruf Depolama ve Geri Kazanım Tesisi’ne olan itirazlarımızı bir kez daha yüksek sesle haykırmak için toplanmış bulunmaktayız. Bu açıklama sonrası zehir tesislerinden birincil düzeyde etkilenecek olan köylülerin itirazlarına ilişkin topladığımız imzalarımızı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve Bölge İdare Mahkemesi’nde devam eden davamıza sunacağız.” dedi.

“Bizlere zehir solutacaklar”

Yöre halkı olarak, Yukarı Şehit Kemal bölgesinin zehir alanı olmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Ayşe Algül, “Bizler, meralarımızın, su kaynaklarımızın, zeytinliklerimizin, bal ormanımızın bulunduğu 5 köyün tam ortasında bulunan, bizim için olmazsa olmaz öneme sahip bu bölgenin zehir bölgesi olmasına izin vermeyeceğiz. Kendi zehrimiz yetmiyormuş gibi 7 ilin zehrinin de bölgemize taşınmasına müsaade etmeyeceğiz. Bizlerin hayatını, bitkilerin, canlıların, doğanın dengesini hiçe sayarak dağlarımıza tehlikeli atık dökecekler. Ovalarımız zehirli atıklarla doluyken şimdide gözlerini dağlarımıza diktiler. Bizleri zehirlerle abluka altına alarak canlı canlı mezarımızı kazmaktan çekinmeyen, gözünü kar hırsı para hırsı bürümüş bu firmaları birlikte durduracağımızdan eminiz. Bizleri öldürerek para kazanmayı kendilerinde hak gören patronlar, sırça köşklerinde, en doğal ortamda, en doğal yiyeceklerle temiz bir çevrede yaşamak isterken bizlere zehir solutacaklar. Kendi ata topraklarımızda bizleri yavaş yavaş öldürecekler. Köylerimizdeki kanser vakaları ortadayken bu zehir tesislerine izin vermeyeceğimizi buradan bir kez daha haykırmak istiyorum. Zehir yüklü geminizi nasıl ki ilçemize, ülkemize sokturmadık, bu zehir saçan tesislerinde kurulmasına müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

“Boş laflara karnımız tok”

Aliağa halkı ve ALÇEP olarak bu tesislerin yapılacağını öğrendikten sonra mücadeleye başladıklarını ve mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduklarını söyleyen Algül, “Tüm itirazlarımıza rağmen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yaşam hakkımızı hiçe sayarak bu tesisler için ‘ÇED olumlu raporu’ vermiştir. Bizleri dinlemeden, hassasiyetlerimizi dikkate almadan verilen bu kararı tanımamız mümkün değildir. Hukuksuz olduğuna inandığımız bu karara itirazımızdaki ısrarımızı 12 köy ve mahalle muhtarının bizzat itirazcı olduğunu, 50’ye yakın yöre halkı ve çevre örgütleri ile birlikte yargıya taşıyarak gösterdik. Bizler Cürufun tehlikeli atık olduğunu ve firmaların bunu geri dönüştürmeyle uğraşmayacağını çok iyi biliyoruz. Eğer bizi ikna etmek istiyorlarsa, onlara güvenmemizi bekliyorlarsa, Foça Ilıpınar Mevkii’nde yıllardır döktükleri atıklardan oluşan cüruf dağlarını dönüştürsünler, o meşhur ekonomilerine kazandırsınlar. Artık boş laflara karnımız tok.” ifadelerini kullandı.

“Yaşam hakkımıza dokunmayın!”

Her zaman yanlarında olan ve dava sürecini hiç bir şey talep etmeden üstlenen EGEÇEP ile tüm çevre dostlarına teşekkür eden Ayşe Algül, “Bu mücadelede yalnız olmadığımızdan, haklı olduğumuzdan ve kazanacağımızdan emin olduğumuzu ifade ederek; bakanlığımıza ve gözünü kar hırsı bürümüş firmalara bir kez daha sesleniyoruz, bu kararınızdan biran önce vazgeçin. Dağlarımızdan, ovalarımızdan elinizi çekin, yaşam hakkımıza dokunmayın. Aliağa’da yeni kirletici tesislerin kurulmasını kabul etmiyoruz. Söz konusu projelerin ÇED olumlu raporunun yürütmeyi durdurularak tamamen iptal edilmesini talep ediyoruz. Her yurttaş gibi temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak istiyoruz. Aliağalılar olarak, anayasamızın 56. maddesiyle güvence altında bulunan sağlıklı çevrede yaşama hakkının temel bir insan hakkı olduğunun dikkate alınmasını istiyoruz. İnanıyoruz ki biz istemezsek yapamazlar. Karşı çıkarsak, itiraz edersek Aliağa’yı çölleştirmeye cüret edemezler. İzin vermezsek bütün bir hayatı paraya tahvil edemezler. Nasıl ki zehir gemisi Nae Sao Paulo’yu birlikte durdurduk, bu tesisleri de durduracağız. Bu nedenle safımızı ve sesimizi çoğaltmalıyız.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

(SAMİYE ÖZTÜRK)







 
Son Eklenen Haberler