13 Haziran 2024, Perşembe

Kadınlar çocuk istismarını protesto etti

16 Aralık 2022, Cuma 06:52

     


Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri ile Aliağalı Kadınlar, çocuk istismarı konusunu Demokrasi Meydanı’nda yaptıkları eylemle protesto etti.

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri ile Aliağalı Kadınlar son günlerde ülke gündeminde olan çocuk istismarı konusunu Demokrasi Meydanı’nda yaptıkları eylemle protesto etti. İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfının kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızını 6 yaşında evlendirmesine tepki olarak yapılan eylemde basın açıklamasını Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri ve Aliağalı Kadınlar adına Eren Saran okudu. Saran, “Yıllarca cemaat tarafından sistemli bir istismara uğramış olan H.K.G’nin adalet arayışını dile getirmek için bu meydandayız. 6 yaşında evlendirilen, kocaman bir erkeğin kocası olduğu kendisine söylenen, daha o yaşta cinsel istismara maruz kalmaya başlayan, üstelik ailesinin bilgisi dahilinde tüm hayatını böyle geçiren bir kız çocuğu. Aile tarikat üyesi, evlilik tarikat evliliği... İstanbul’un göbeğinde okula gitmesi, arkadaşları ile oynaması, oyuncak peşinde koşması gereken bir çocuk 6 yaşında evlendiriliyor ve o yaştan itibaren tecavüze, cinsel istismara uğramasına izin veriliyor. 14 yaşına geldiğinde düğün yapılıyor, kocasıyla birlikte yaşamaya başlıyor, yaşananlar çocuğun sağlık sorunları nedeniyle bir hekim tarafından fark edilince yargıya taşınıyor, ancak yargı hiçbir şey yapmıyor. 14 yaşında kurtarılabilecekken tecavüz devam ediyor ve kız çocuğu yıllar sonra kendi yarattığı delillerle, evden kaçarak, bir başına suç duyurusunda bulunarak o evden ayrılıyor. 2022 yılında açılan davada ise ne ailesi ne de kendisine yıllarca sistemli bir şekilde cinsel istimarda bulunan Kadir İstekli ceza alıyor. Göğsümüzde koca bir öfke ile buradayız, bize öfkeden başka bir şey bırakmayanlara karşı bir aradayız. Tüm öfkemizle çocuklara yapılan her türlü kötülüğün hesabını sorma inancıyla buradayız.” İfadelerini kullandı.

“Güçlü bir ses çıkaramazsak son olmayacak”

Yaşadıkları öfkeyi meydanlara taşıdıklarını dile getirerek sözlerine devam eden Eren Saran, “Öfkeliyiz, bir kız çocuğunun yobazlığın ve din tüccarlarının ağında kıvranmasını duymayanlara, 6 yaşındaki çocuğu kadın olarak görüp evlendirebilen korkunç zihniyete öfkeliyiz! Ülkeyi tarikat cehennemine çevirenlere, 6 yaşındaki çocuğun yaşadığı tecavüzler sonrası yaptığı şikayetleri kapatmaya çalışanlara, küçüğün rızası var diyenlere öfkeliyiz! Öfkeliyiz, çünkü biliyoruz bu ilk çocuk istismarı değil ve bugün güçlü bir ses çıkaramazsak sonda olmayacak. Öfkemizin hedefindeki istismarcı, tecavüzcü, tacizci çocuk ve kadın düşmanları bilmelidir ki tek tek yargılanacaksınız ve tüm suçlarınızın cezasını çekecekseniz. Biz kadınlar çocuklarımızın aydınlık dimağlarını, geleceklerini zihinlerinizden daha da karanlık olan o odalarda kirletmenize izin vermeyeceğiz. Cemaatler eliyle yoksulluğu kullanılarak geleceği çalınmak istenen çocuklarımızı böylesi bir yaşama mecbur eden bu düzenden de hesap soracağız. Medyasıyla, yargı üzerindeki tahakkümüyle ve elinde bulundurduğu, sırtını yasladığı iktidar gücüyle her gün bu istismar çemberini oluşturdular. Çocuklar içerisinde boğuştukları bu çukurdan kendi çabalarıyla kurtulduğunda ise tarikat şeyhleri aklanmak istercesine siyasetçilerin ağızlarından dökülenlerle bir kez daha o çukura itildi. Her istismar olayı bir kez daha göstermiştir ki, bugün geldiğimiz bu nokta adım adım örüldü. Çocuğun rızası, gencin rızası, kadının rızası diye diye tacizi ve tecavüzü meşrulaştırma çabaları iktidarın telkini ve yargının eliyle bugün bir ülke gerçeği haline geldi. Ensar Vakfındaki çocuklara yönelik istismardan sonra dönemin bakanının “Bir kereden bir şey olmaz” sözü bugün 6 yaşında bir çocuğu 30’lu yaşlarındaki bir tarikat müridinin karanlık odasına sokulmasına neden olmuştur.” Dedi.

“İstismarı önleyen hiçbir adım atmamak siyasi değil midir?”

Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’a da seslenen Eren Saran, “Şimdi de buradan "Çocuk istismarı siyasetin konusu değildir" diyen bakan Derya Yanık' a sesleniyoruz: İstismarı önleyen hiçbir adım atmamak siyasi değil midir? Mevcut noksan yasaların bile uygulanmıyor olması siyasi değil midir? Devletin açması gereken yurtları açmayıp, Eğitim Bakanlığının cemaatler ve tarikatlara yaptığı anlaşmalar sonucu çocukların, gençlerin buralara mahkum edilmesi siyasi değil midir? Sizin atandığınız bakanlığın adı dahi siyasi değil midir? Madem siyasi değil, o zaman siyasilerin cemaat ve tarikat liderleri ile boy boy neden fotoğrafı var? Madem siyasi değil bir çocuğun istismarı meşrulaştılırken neden hiçbir şey yapılmıyor? Elbette "Siyasi" bir mekanizma olan devlet yasalarıyla, kurumlarıyla çocukları korumadığı için, suç işlendikten sonra yaptırımda yetersiz olduğu için çocuk istismarı münferit bir olay değildir. Cemaatler ve tarikatlar çocuklarımızın geleceğini çalan, onları karanlığa mahkum etmek isteyen yapılardır ve derhal kapatılmalıdır.”şeklinde konuştu.

“İstismarı aklamanıza izin vermeyeceğiz!”

Eren Saran konuşmasının sonunda, “İstismarı yapandan, istismarı önlemeyenden, istismara yasal yaptırım uygulamayandan da hesap soracağız! Tacize, tecavüze, istismara karşı önyargılı olmamamızı bekliyorsanız, yanılıyorsunuz! Suçludan da suçluyu aklayandan da, suçu cezalandırmayandan da hesabını soracağız. Sizin yarattığınız bu kirli düzene ve sizin karanlığınıza kurban edecek bir tane bile çocuk yok. Çocukların tüm haklarıyla insan onuruna yaraşır bir ortamda büyüyene dek oluşturacağımız bir ülke için sürecek mücadelemiz. İstismarı aklamanıza izin vermeyeceğiz!”dedi.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler