131019098
26 Mayıs 2024, Pazar

Hasan Azze: “Dinlediğimiz müziği sorgulamak gerekiyor"

7 Ağustos 2023, Pazartesi 06:11

     


Üretmeyi hiç bir zaman bırakmayarak, felsefe eğitiminin getirdiği düşünceler üzerine yoğunlaşarak mistik, oryantalist bir müzik anlayışı geliştiren Hasan Azze ile müzik yaşantısını ve projelerini konuştuk. İyi okumalar...

Hasan Azze kimdir sorusuna ne cevap verirsin? 

22 Ocak 1991 Antalya doğumlu kendi halinde, kendi imkanlarıyla müzik yapan bir insanoğludur.

Felsefe mezunusun, aynı zamanda ses mühendisisin. Felsefe eğitiminin getirdiği düşünceler üzerine yoğunlaşarak mistik, oryantalist bir müzik anlayışı ortaya koymuşsun. Sana şunu sormak istiyorum: Dinlediğimiz müziği neden sorgulamalıyız?

Sanatın diğer her türü gibi müzik de aslında bize hayatın içinden perspektifler ve duygular veriyor. İnsanlar müziği artık anlamaya çalışılan sorgulanan bir şey değil de daha çok o an ihtiyacını gören bir şey olarak görmeye başladı. Bir ağrı kesici, haz aracı, boşluk doldurma aracı gibi.. Aslında sanat insan için her daim gözümüzün önünde duran bir duruma, kişiye farklı bir perspektiften bakma imkanı sunar. O yüzden dinlediğimiz müziği sorgulamalı ve içselleştirmeliyiz.

Toplumsal mesaj içeren şarkıların da var: ‘Günaydın’ gibi. Sorgulayıcı müziğe bir örnek diyebilir miyiz bu parçan için?

İnsan yine insana hem yoldaş hem düşman. Toplumun içinde yaşanılan her duruma sessiz kalamayız. Bir şekilde yaşanan olumsuz durumlara herkes elinden geldiğince ses çıkarmalı, tepki göstermeli. Bir müzisyen olarak benim yapabildiğim şey yazmak ve söylemek. Zaten eleştirel bir müzik temeliyle geldiğim için bunu yapmam çok olası. Çünkü hip-hop müzik doğası gereği eleştirir. Biz “Günaydın” şarkısını kadın cinayetleri için kaleme aldık ve söyledik. Tek bir cümle sorgulamak için yeterli o şarkıda.. “Hangi yaş ölmek için daha gençtir?”

Müziğin sahne önünde yer almak kadar mutfağında da emek veren biri olarak hangisi daha çok vaktini alıyor; arada dengeyi sağlayabiliyor musun?

Aslında Antalya’da bir müzik stüdyom var ve zamanın bir çok kısmını orası alıyor. Yani mutfak. Fırsat buldukça kendi şarkılarımı da üretmeye çalışıyorum. Ama arada kaldığım ve dengeyi sağlayamayıp ufak çaplı kimlik karmaşası ve depresyonlar yaşıyorum. Ama her ikisinde de olmayı seviyorum. Benim ses mühendisliği okumaktaki niyetim aslında kendi şarkılarımı daha doğru ve kaliteli yapmaktı. Ama Türkiye şartlarında sahneden gereken kazancı sağlayamayınca mutfakta onu sağladım. Şimdi biraz daha dengeli hatta sahne daha öne doğru geliyor. Stüdyo için de başka planlarım olacak.

 “SALT MÜZİK” adı verilen butik konserler veriyorsun.  Bu özel konsept konser fikri nasıl ortaya çıktı? Normal konserlerden farkı ne

Salt müzik konserleri aslında bizim kendimizi ufak ufak sahnelere hazırlamak için oluşturduğumuz kendi aramızda bir toplanma şekliydi. Sonra fark ettik ki gelen herkesin hoşuna gidiyor ve paylaştıkça da insanlar ilgi gösteriyor. Biz de bunu biraz sistemli şekilde yapalım ve ilerleyen aşamada buna farklı müzisyenler de dahil olsun ve konser yapsın dedik. Sonra stüdyomuzda yer minderlerinde ve salaş bir ortamda kendi yaptığımız sahne dekorlarıyla biz bize şarkılar söylemeye başladık. Bu konserlerin diğer konserlerden farkı kişi sayısının az olması, salaş şartlarda olması, ücretsiz olması, konser yapılan yeri konser günü davetiyeyle öğrenilmesi. Aslında biraz gizli konsept. Herkese bir gün önce parola veriliyor mailden davetiyeyle. Davetiyesi olmayan da giremiyor. Limit 20 kişiyse o kadar +1 kişi olmuyor.

Son yayımladığın kedili şarkından biraz bahseder misin? Hatta kedisi olanlara da bir açık çağrın vardı, buradan da tekrar yenileyebilir misin? Bu arada çok da eğlenceli bir şarkı olmuş, devamı gelecek mi bu tarz değişik konulu şarkılarının?

Kediler Uzaylı şarkısı hepimizin yıllardır bildiği bir şey bir eser haline getirme şekliydi aslında. Hepimiz biliyoruz kedilerin uzaylı ve sıvı olduklarını. Benim müziğim ve sanatım için yazılmaya değer bir konseptti. Bu tarz konular pek yazılıp çizilen şeyler değildir. O yüzden de tercih sebebim oldu. Bu konseptte farklı işler her daim benden gelecektir. Yazılacak bir sürü ilginç, absürt konu ve içerik var. Mesela insanın var oluş sorgulamasını anlatan “Uyan” diye bir şarkım var, herkesin iş hayatıyla alakalı yaşadığı problemleri ve arada kalmışlığı anlatan “İşler Güçler” şarkım var. Yani dahası da yolda!

Yeni projelerinden bahseder misin?

Şu dönem biraz stüdyoda üretme için kapandığım bir dönem. Birbirinden farklı türlerde ve konseptlerde işler deniyorum. Şu an 2 tanesi bitti be 2 tane de tamamlanmak üzere. Üretmeye her daim devam ediyorum. Yayın zamanları da yakın zamanda sosyal medya kanallarımda açıklanacak.

Klasik sorumdur: Elinde sihirli bir değnek olsaydı ne yapardın?

İnsanların kendini ifade edebilecek yetkinliğe ve cesarete gelmesini sağlardım. Çünkü en büyük sorunumuz toplumda iletişimsizlikten ortaya çıkıyor.  İletişim ve empati sorununu çözersek her şey çok daha farklı olacaktır.







 
Son Eklenen Haberler