131019098
5 Mart 2024, Salı

TÜPRAŞ işçilerinin talepleri mecliste

12 Temmuz 2023, Çarşamba 06:52

     


Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, TÜPRAŞ işçilerinin taleplerini TBMM gündemine taşıdı. Karaca, “Açlık sınırında ücretlerle çalışan TÜPRAŞ işçileri ek zam istiyor” dedi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, bir araya geldiği TÜPRAŞ işçilerinin taleplerini TBMM taşıdı. Karaca, TÜPRAŞ işçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üstüne çıkarılmasını ve tehlikeli iş kolunda çalışan işçiler için işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını istedi. TÜPRAŞ’ın her yıl rekor seviyelerde kâr açıkladığını dile getiren Sevda Karaca, “TÜPRAŞ 2022 yılında bir önceki yıla göre net satış gelirlerini yüzde 215.9 artırarak 481 milyar 765 milyon liraya çıkardı. 2022 yılında da bir önceki yılda olduğu gibi Fortune 500 Türkiye listesine ikinci sırada giren TÜPRAŞ, net kârı ve cirosuyla dünyanın 30. Avrupa’nın 7. büyük şirketi. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu ve kimyasallar kategorisinde ülkenin ihracat şampiyonu” dedi.

“İşçiler ek zam istiyor”

TÜPRAŞ’ın sadece bir işçinin emeğiyle yaklaşık 4 milyon TL kâr elde ettiğini söyleyen Sevda Karaca, işçilerin gözünün ise iyileştirme zammında olduğunu aktardı. TÜPRAŞ işçilerinin ücretlerinin açlık sınırında olduğunu vurgulayan Karaca, “2000’li yıllarda yaklaşık yedi asgari ücret tutarında ücret alan TÜPRAŞ işçileri, yıllardır ‘Maaşlarımız eridi, geçinemiyoruz’ diyerek isyan ediyor ve feryadını ne patron duyuyor ne de yetkili sendika. Açlık sınırında ücretlerle çalışan TÜPRAŞ işçileri ek zam istiyor.” ifadelerini kullandı.

“Nasıl geçinsin TÜPRAŞ işçisi?”

Kullandığı tüm ifadeleri TÜPRAŞ işçileriyle birlikte hazırladıklarını belirten Karaca, “TÜPRAŞ işçileri insanca yaşayacakları bir ücret istiyorlar, ücretlerinin yoksulluk sınırının üstüne çıkarılmasını talep ediyorlar. İşçiler, Koç Holding’in ve TÜPRAŞ yönetiminin kendilerini düşük bir zam beklentisine ikna etmeye çalıştığını belirtiyor. TÜPRAŞ işçileri ise ‘TÜPRAŞ’ın son üç ayda yaptığı kâr 6.4 milyar TL. Bu kârı yaparken, aylardır eleman eksikliğinden dolayı fazla mesai ile çalıştırılan bizlerin emeği var diyor. Bakın, TÜPRAŞ’ta güvenlik biriminde 2010 yılı sonrası işe giren bir işçinin eline aylık 14 bin 200 lira brüt maaşından Koç Vakfı ve sendika aidatı kesintilerinden sonra sadece 10 bin lira geçiyor. Yine işletmelerde, sahada çalışan 2007 tarihinde işe başlayan bir işçinin aylık brüt ücreti 19 bin 700 lira iken kesintilerle elinde kalan 14 bin 750 lira gibi bir tutar oluyor. Nasıl geçinsin TÜPRAŞ işçisi, ne yesin içsin, kirasını nasıl ödesin?”

“Talepleri karşılanmazsa, kazaların yaşanması sürpriz olmayacak”

TÜPRAŞ’ın tehlikeli çalışma grubunda yer alan bir işletme olduğunu söyleyen Karaca, “TÜPRAŞ işçisi birçok kimyasalın bulunduğu gazlı ortamın tam içinde çalışıyor, her nefesinde bu kimyasalları soluyor. Hastalık kol geziyor işletmelerde. Rafineride en ufak hata, ölümlü iş kazalarıyla sonuçlanabilecekken, yıl içinde defalarca yangın ve patlama meydana geliyor. Deneyimli çalışanlar sayesinde profesyonel müdahaleler yapılabiliyor ve işçiler çoğu zaman canları pahasına müdahalelerle olası büyük patlamaların önüne geçiyor. Tecrübeyle müdahale edilemeyen herhangi bir patlama, kontrol altına alınamazsa rafinerinin bulunduğu ilçedeki binlerce insanı ve sanayi kuruluşunu yok edecek güçtedir. Psikolojik, ekonomik olarak yorgun düşen işçilerin talepleri karşılanmazsa, işçiler mobbingle, baskıyla, düşük ücretlerle çalıştırılmaya devam edilirse bu gibi kazaların yaşanması sürpriz olmayacaktır. Nitekim 2017 yılında yaşanan patlamada 4 taşeron işçi yaşamını kaybetmiş, dönemin AKP’li bakanı TÜPRAŞ önünden ‘Her şey yolunda, üretim devam ediyor’ diyerek o yıl kârını 11 kat arttıran Koç Holding için de kendileri için de işçinin canının kıymeti olmadığını teyit etmişti” dedi.

“Grev hakları dahi yok’

İşçilerin, üyesi oldukları Petrol-İş yöneticilerinin de kendilerini dinlemediğini aktardığını söyleyen Karaca, TÜPRAŞ işçilerinin grev haklarının dahi olmadığını dile getirdi. Karaca, “AKP döneminde devlete ait ya da devletin ortak olduğu işletmelerin yaklaşık dörtte üçü satıldı. İş Yasası’ndan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası’ndan Sosyal Sigortalar Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na kadar tüm koruma kanunlarında çalışma yaşamı alabildiğine esnek ve güvencesiz hale getirildi. Bugün TÜPRAŞ işçilerinin yaşadığı hak kayıpları sermaye lehine atılan bu adımların nihai sonucudur” diye konuştu.

TÜPRAŞ işçilerinin talepleri

“TÜPRAŞ işçisi patronlarından daha çok vergi öder halde. Vergi adaletsizliği bu ülkenin emekçilerinin yaşadığı en başat sorunlardan biri” diyen Karaca, TÜPRAŞ işçilerinin taleplerini şu şekilde sıraladı: Türk-İş’in açıkladığı yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret için ek zam. Gelir vergisinin adil bir şekilde sabitlenmesi ve geri kalanının patron tarafından ödenmesi. Zamların TÜİK’e göre değil, ENAG ve İTO enflasyonuna göre belirlenmesi. Emsal işletmelerle eşit işe eşit ücret belirlenmesi. Çalışanlara ve ailesine kapsamlı özel sağlık sigortasının patron tarafından karşılanması. Skala adaletsizliğinin giderilmesi, kimyasala fazlaca maruz kalınması sebebiyle zehirlenme ve işletme primi verilmesi. Asgari ücret çarpı üç olarak taban ücreti belirlenmesi. İzin ve sağlık raporlarında vardiya primlerinin kesilmemesi. Tüm bu taleplerin karşılığının ek protokol ile güvence altına alınması.

(SAMİYE ÖZTÜRK)







 
Son Eklenen Haberler