29 Mayıs 2020, Cuma

“GEREKİRSE PAZARYERLERİNİN ÖNÜNDE YATACAĞIZ”

2 Nisan 2020, Perşembe 06:58

     


Cumartesi ve Çarşamba pazarlarının İlçe Hıfzısıhha Kurulu Kararıyla kapanmasının ardından buralarda tezgahları olan pazarcılar eylem yaptı. Eylemin ardından Menemen Çağdaş Pazarcılar Derneği Başkanı Mahir Serdar Kodaş açıklamasında eylemlerinin süreceğini belirterek, “Gerekirse Pazar yerlerinin önünde yatacağız” ifadelerine yer verdi.

Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanlığı’nın yayımladığı bir genelge ile Koronavirüs salgını ile mücadele tedbirleri kapsamında Aliağa İlçe Hıfzıssıhha Kurulu Kararı gereğince her hafta kurulan Cumartesi ve Çarşamba Pazarları kapatıldı. Aliağa Belediyesi vatandaşların temel gıda ve temizlik ihtiyaçlarını daha az yoğunluğun olacağı semt pazarlarından karşılanması için harekete geçti. Yayımlanan Aliağa İlçe Hıfzıssıhha Kurulu Kararı’na rağmen pazarcılar Çarşamba pazarını kurmak için pazarın kurulduğu yere gelerek tezgah açmak istedi. Pazar yerinin kapıları belediye tarafından iş makineleri ile kapatıldı. Emniyet güçleri karara itiraz eden pazarcıların pazar yerine girişlerini engelledi. Pazaryeri girişinde eylem yapan pazarcılar tezgahlarını açamadı.

“Neden bir tek Aliağa’da açılmıyor?”

Konuyla ilgili açıklama yapan Menemen Çağdaş Pazarcılar Derneği Başkanı Mahir Serdar Kodaş, “Burada toplanmamızın nedeni Aliağa Belediyesi’nin bizlere Cumartesi ve Çarşamba pazarlarını açtırmaması. Hiçbir belediye pazaryerlerinde pazarcının gıda maddesi satmasını engelleyemez. Belli kurallar çerçevesinde, mesela tezgahlarımızın arasında üçer metre boşluk bırakarak bizler gıda maddelerimizi satmaya devam edeceğiz. Belediye bunu dinlememekle suç işliyor. Hıfzısıhha kararı aldığını söylüyor. Bizler bu kararı görmek istiyoruz. Çünkü benim duyduğum kadarıyla pazarların açılmayacağı değil de ek tedbirler alınabileceği yönünde bu karar alınmış. Bu kararı görmeden buradan ayrılmayacağız. Buraya bir yetkili istiyoruz. Zor günler geçiriyoruz ülke olarak. Bizim için de her şeyden önce insan sağlığı gelir. Bizler hayatımızı hiçe sayarak burada insanlara sebze, meyve tedarik etmeye çalışıyoruz. 81 il ve ilçelerinde bütün pazarlarda gıda satılabiliyorken neden bir tek Aliağa’da açılmıyor? Biz burada art niyet arıyoruz. Pazaryerlerini kapatarak insanları manavlara, marketlere mahkum ediyorlar. Pazaryerlerine kıyasla bu yerler daha kötü durumda. Dört tarafı kapalı, daha küçük. Pazaryerleri onlarca dönüm üzerine kurulu dört bir tarafı açık olan yerlerdir. Ben bu kararı alan yetkililere sesleniyorum, kaymakam, belediye başkanı, vali kim varsa, bu virüs nerelerde daha hızlı yayılır? Dört tarafı kapalı halk pazarlarında mı yoksa onlarca dönüm üzerine kurulan Pazar yerlerinde mi? İnsanların ucuz sebze meyve almasını da engelliyorsunuz. Taze sebze meyve almasını engelliyorsunuz. Buradaki pazarcının yüzde ellisi köylü. Aliağa’da Cumartesi pazarında yaklaşık 270 esnafız. Yanılmıyorsam Kaymakamlığa 600 tane esnafın olduğu, pazara yerleştirilemeyeceği ifade edilmiş. Evet 600’e yakın tezgahımız var ama biz 600 esnaf değiliz. Çarşamba pazarında da 140 esnafız. Gerekirse Pazar yerlerinin önünde yatacağız. Biz pazarımızı kimseye bırakmayacağız.” İfadelerini kullandı. Açıklamanın ardından Cumartesi pazarının kurulduğu bölgeye giden, burada karara rağmen tezgah açmak isteyen pazarcılar emniyet güçleriyle karşı karşıya geldi ve karara uymayan pazarcılardan bazıları gözaltına alındı.

“Korona virüs belediye için bahane oldu”

Konuşmasına sözleşme konusuna da değinerek devam eden Menemen Çağdaş Pazarcılar Derneği Başkanı Mahir Serdar Kodaş, “Bizler 12 yıl önce 2009’da bu pazaryerini kendi cebimizden yaptık. Biz dönemin belediye başkanı Tansu Kaya’dan pazaryeri talebinde bulunduk. Başkanda bize ‘Arkadaşlar buna benim bütçem müsait değil, ama isterseniz size bir pazaryeri maliyeti çıkarayım, gücünüz buna yeterse yapalım’ dedi. Tezgah başı 12 bin lira bedel çıkıyor dendi bizlere. Bu bedeli verirseniz sizden 12 yıl boyunca işgaliye almam dendi. Sözleşmede yazan şudur, ‘12 yıl boyunca biz bu insanlardan peşin işgaliye aldık. Günlük almamız gereken ya da maksimum üç haftada almamız gereken parayı biz bu insanlardan peşin aldık.’ Deniliyor. Şimdi bunlar çarpıtılarak sanki 12 yıllık bir sözleşme imzalanmış gibi yapılıyor. Biz buna karşı çıkıyoruz. Koronavirüs belediye için bir bahane oldu. Belediye geçen dönem bizlerden işgaliye bedeli de aldı. Biz 12 yıl peşin vermemize rağmen geçen yıl işgaliye bedelini de ödedik. Elimizde makbuzlarımız da mevcut.” şeklinde konuştu.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler