131019098
23 Ekim 2020, Cuma

SİVAS KATLİAMI UNUTULMADI

4 Temmuz 2020, Cumartesi 06:08

     


Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Sivas Katliamını unutmadı.

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri, 27. Yılında Sivas Katliamını andı. Demokrasi Meydanı’nda yapılan anma etkinliğinde maske ve sosyal mesafe kurallarına uyuldu. Düzenlenen anmaya çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. İlk olarak Sivas Katliamında yitirilenler için saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra yitirilen canların isimleri tek tek okundu ve katılımcılar okunan her isimden sonra ‘burada’ diyerek yitirilen canları andı. Ardından Genel İş Sendikası 5 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Uğur platform adına açıklamayı okudu. Uğur açıklamasında, “Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas katliamının üzerinden 27 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’de Sivas Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle başlayan katliam ateşi, 27 yıldır yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor. Düşünce ve ifade özgürlüğünün engellendiği linç kültürüyle yaşam hakkının fiilen sona erdirildiği kara bir gün olarak tarihe geçmiştir. Sivas katliamı aydınlığa, demokrasiye, halkların kardeşliğine ve bir arada yaşama kültürüne yapılan bir saldırı olarak gerçekleşmiştir. Bugüne kadar Sivas katliamını gerçekleştirenler ile bu katliamı engellemek için kılını kıpırdatmayanlardan hesap sorulmadığı gibi, halkları birbirine düşürmeyi hedefleyen provokasyonlar ve gerici-ırkçı saldırılar artarak devam etmiştir.” İfadelerini kullandı.

“İnsanlık tarihinin bu kara lekesi hafızalarımızda”

Eleştirel bir dille açıklamasına devam eden Genel İş Sendikası 5 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Uğur, “2 Temmuz 1993’te aydınların diri diri yakılmasına neden olanları korumaya çalışanlar, yaşanan acıları unutturmaya ya da gerçek katilleri yalan haberlerle aklamaya çalışmaktadırlar. İnsanlık tarihinin bu kara lekesi hafızalarımızda, yaralı bilinçlerimizde, kanayan vicdanlarda 27 yıldır hiç durmadan büyümektedir. 12 Eylül zihniyetinin uygulayıp pekiştirdiği Türk-İslam sentezci zihniyet, geçmişte Maraş’ta, Çorum’da gerçekleştiği katliamları unutturamadığı gibi, Sivas katliamını da tüm çabalarına rağmen unutturamayacaktır. Sivas katliamının aradan 27 yıl geçmesine rağmen her geçen yıl daha büyük ve kitlesel bir öfke ile lanetlenmesi, ülkemizi gericiliğe ve ırkçı-şoven odaklara asla teslim olmayacağının en somut göstergesidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu sancılı süreçte demokrasinin, barış, kardeşlik ve özgürlük taleplerinin kararlılıkla savunulması; iktidarın baskıcı, anti demokratik uygulamalarına karşı kararlı mücadelenin güçlenmesi açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Türkiye’de din ve devlet işlerinin birbirinden bağımsız gerçek bir laik yapıya kavuşturulması, bütün dinsel, mezhepsel, etnik oluşumlara eşit mesafede durulması sağlanmadıkça, halkları birbirine karşı kışkırtma girişimlerinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır.” Dedi.

“Madımak utanç müzesi olmalı”

Başta Sivas Katliamı olmak üzere, Türkiye tarihindeki bütün provokatif eylemler, tertipler, cinayetler, 12 Eylül askeri darbesi başta olmak üzere bütün darbeler, plan ve girişimler bütün yönleriyle soruşturulması gerektiğini sözlerine ekleyerek açıklamasına devam eden Uğur, “ Bizzat siyasi iktidar eliyle yaratılan her türlü inanç ayrıcalıkları, inançlar üzerindeki baskı ve ayrımcı uygulamalara son verilmeli, Aleviler başta olmak üzere farklı inanç gruplarının talepleri karşılanmalıdır. Madımak utanç müzesi olmalıdır. Bugün ülkemizin en önemli sorunu, adalet sorunudur. Uzun yıllar boyunca ancak şeklen varlığını sürdüren adalet mekanizmaları tamamen ortadan kaldırılarak, evrensel hukuk normları yerini güçlünün hükmedenin hukukuna bırakmaktadır. Sivas katliamında da olduğu gibi linç hukuku egemen kılınmaya çalışılmaktadır. Adaletin üç ayağından biri olan savunma, Baroların bölünüp parçalanması girişimleriyle ortadan kaldırılıyor. Çoklu baroyla aslında çoklu hukuk sistemine yani şer’i hukuk sistemine geçişin yolları açılıyor. Seçme ve seçilme hakkı kayyumlar eliyle ortadan kaldırılıyor. Kadınlara yönelik taciz ve tecavüzler, katliamlar sürekli artarken, kız çocuklarının evlendirilmesinin, tecavüze uğrayan kadınların tecavüzcüsüyle evlendirilmelerinin önü açılmaya çalışılıyor. Yani Sivas yangını hala sürüyor.” İfadelerinde bulundu.

“Ülkemizin yangın yeri değil, huzur bahçesi olmasını istiyoruz”

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Birleşenlerinin taleplerine değinerek sözlerine devam eden Uğur, “Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri olarak; ülkemizin yangın yeri değil, kardeşlik ormanı, huzur bahçesi olmasını istiyoruz. Bu amaç uğruna, insan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, demokrasiden, laiklikten, barıştan ve kardeşlikten yana mücadelemizden asla geri durmayacağız Sivas’ı unutmayacağız, unutturmayacağız. Sivas katliamında yaşamını yitiren insanlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, onların savunduğu değerleri ve mücadelelerini kendi mücadele alanlarımızda yaşatacağımıza söz veriyoruz.” Diyerek sözlerine son verdi. Açıklamanın okunmasının ardından anma şiir ve müzik dinletisiyle devam etti.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler