131019098
13 Ağustos 2022, Cumartesi

Sivas Katliamı’nda yitirilenler anıldı

4 Temmuz 2022, Pazartesi 06:29

     


Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şubesi ile Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri, Sivas Katliamı’nda yitirilenleri andı.

Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şubesi ile Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Sivas Katliamı'nda yitirilen canları andı. İlk olarak dernek binası önünde toplanan vatandaşlar İstiklal Caddesi’nden yürüyerek Demokrasi Meydanı'na geldi. Demokrasi Meydanı'nda basın açıklaması, şiir ve deyiş dinletisi sahnelendi.

"Sivas Katliamı’nın üzerinden 29 yıl geçti"

Açıklamayı Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri adına Sinan Uğur okudu. Uğur, "Sivas katliamı’nın üzerinden 29 yıl geçti. İnsanlığa karşı işlenen bir suç olarak tasarlanan ve gerçekleşen katliamda aralarında yazar, sanatçı, gazeteci ve dernek aktivistlerinin bulunduğu 33 canımızı yitirdik. Pir Sultan Abdal Geleneksel Kültür Etkinliği kapsamında, duyurusu yapılan programa katılmak üzere Sivas şehir merkezine giden canlarımız, 2 Temmuz Cuma günü camilerden çıkarak harekete geçen, gözlerini kin ve nefret bürüyen, Alevi-Kızılbaş düşmanlığıyla dolduruşa getirilen gerici-faşist güruhların hedefi oldu. Şehrin cadde ve sokaklarını saatlerce süren linç saldırılarına konu eden gerici-faşist saldırganlar, basının öne çıkardığı ve düzen partisi sözcülerinin dillerine pelesenk ettiği gibi ‘’tahrik’’ nedeniyle değil, daha önceleri acı bir şekilde deneyimlediğimiz Maraş, Çorum ve Sivas-Ali Baba Mahallesi katliamlarında yaşandığı gibi egemen güçlerin himayesi altında tertiplenen, arka plan hazırlığı olan ve siyasal İslamcı odakların kullanıldığı katliamın tetikçiliğini yaptı. ‘Kahrolsun laiklik, Yaşasın şeriat, Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak, Müslüman Türkiye, Şeytan Aziz’ vb. sloganlar atarak etkinlik için kültür merkezinde toplanan canlara saldıran gerici-faşist kitle burada canların gösterdiği direniş üzerine toplu yakma fiilini gerçekleştirememiş, Madımak Oteli ile Hükümet Konağı’nın da bulunduğu noktaya doğru yürüyüşüne devam etmişti. İlk saatlerde sayıları iki-üç bin kişiyle ölçülen saldırganlar, kolluk kuvvetlerinin önleyici müdahalede bulunmaması sebebiyle iyice kontrolden çıkmıştı. Hak Aşığımız Pir Sultan Abdal’a benzettikleri, kültür bakanı tarafından açılışı gerçekleştirilecek olan ‘Ozanlar Anıtını’ yerinden sökerek caddelerde sürüklemiş, çığlık çığlığa naralar atarak heykeli parçalara ayırmışlardı." Dedi.

"33 canımız yaşamını yitirdi"

Açıklamasında Sivas Katliamı’nın detaylarını anlatarak sözlerine devam eden Uğur, "Sivas’ın üzerine yakın tarihin görebileceği en insanlık dışı katliamın karanlığı çöküyordu. Kana susamışlardı ve kitleyi yönlendiren provokatörlere bekledikleri talimat iletilmişti. Hedef Madımak Oteli içinde sıkışıp kalan canlardı. Oteli çevreleyen tüm cadde ve sokaklar sayıları artan saldırganlar tarafından tutulmuştu. Saatler geçtiği halde saldırganlara tek bir müdahale yoktu. Havanın kararmaya başlamasıyla atılan taşlar yerini elden ele taşınan benzin bidonlarına bıraktı. Karar verilmişti. Canlarımız ateşe verdikleri Madımak Oteli’nde yakılarak katledilecekti. Önce otel önünde park halindeki arabalar tutuşturuldu sonra otelin içi. Dakikalar içinde alevler binayı sardı. Yaklaşık 8 saat süren, kitlesel vandallığın tavan yaptığı saldırısı neticesinde, 33 canımız yaşamını yitirdi ve 51 canımızda yaralı olarak katliam yerinden çıkabildi. Dönemin siyasi sorumluları seyirci kaldıkları katliamın dumanı daha soğumadan durdukları yeri özetleyen ibretlik şu açıklamaları yapacaktı. Başbakan Tansu Çiller, ‘Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.’ Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ‘Olay münferittir. Ağır tahrik var.’ Yargılama süreçleri katliam emrini veren asıl faillerin korunduğu, otelin önüne kitleyi yönlendiren provokatörlerin yakalanamadığı ve sadece katliama iştirak eden 33 tetikçinin ağır ceza aldığı bir davaya konu edildi. Son kertede katliam davası zaman aşımına uğratıldı. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan zaman aşımı kararı verilmesini şu sözlerle değerlendirdi; “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun.” Hâlihazırda firari birkaç sanık hakkında açılan dava her duruşmada ileri bir tarihe ertelenerek aynı akıbete uğratılmak isteniyor. Ayrıca katillerin müdafiliğini üstlenen siyasal İslamcı avukatlar sonraki yıllarda iktidar partilerinde bakan, milletvekili, belediye başkanı ve bürokrat yapılarak adeta ödüllendirildi."ifadelerini kullandı.

"Unutmayacağız, unutturmayacağız"

Açıklamada Sivas Katliamı’nda yitirilenleri unutmayacaklarını dile getirerek devam eden Uğur, "Sivas, iki farklı tarihsel dönem açısından ezen ile ezilenin eşitsiz şartlar altında karşı karşıya geldiği ‘kader tayin edici’ pratiğe tanıklık etti. Ama biz Aleviler, biz demokratlar, biz laikler, biz devrimciler, biz yurtseverler asla karanlığa teslim olmayacağız. Pir Sultan gibi darağacına çekilsek de 33 can gibi ateşte yakılsak da türap eyledik cümle varlığımızı Yol aşkına. Sivas’ın meydanında yüzlerce yıl sonra katliam için toplananlar, bastıramadıkları tarihsel korkularının esiri haline getirilen güruhlar, Hınzır paşaların ardılları idi ve asarak susturamadıkları sesimizi yakarak küle çevirmek istedi. Şah Kalender'den Koray Kaya'ya Pir Sultan Abdal'dan Hasret Gültekin'e uzanan bu onurlu tarih bizimdir. Ve asla onların yolunu terk etmeyeceğiz. Sivas'ın ışığını söndürmeyeceğiz. Madımak Oteli’nde ateşte semah duran canlarımız, asırlar boyu devam eden insanlık davasının şehitleridir. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri olarak; ülkemizin yangın yeri değil, kardeşlik ormanı, huzur bahçesi olmasını istiyoruz. Bu amaç uğruna, insan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, demokrasiden, laiklikten, barıştan ve kardeşlikten yana mücadelemizden asla geri durmayacağız Sivas’ı unutmayacağız, unutturmayacağız. Sivas katliamında yaşamını yitiren canlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, onların savunduğu değerleri ve mücadelelerini kendi mücadele alanlarımızda yaşatacağımıza söz veriyoruz." Şeklinde konuştu. Açıklamanın ardından şiirler ve deyişler söylendi.

(Esin Çetin) 







 
Son Eklenen Haberler