131019098
2 Aralık 2021, Perşembe

HAVAMA, SUYUMA, TOPRAĞIMA DOKUNMA!

25 Ekim 2021, Pazartesi 06:37

     


Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP), Yukarı Şehitkemal Mahallesi, Akçekise Mevkii’nde yapılması planlanan “Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık (Cüruf) Bertaraf Tesisi” projesine tepki için basın açıklaması gerçekleştirdi.

Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP), Yukarı Şehitkemal Mahallesi, Akçekise Mevkii’nde yapılması planlanan “Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık (Cüruf) Bertaraf Tesisi” projesine tepki için hafta sonu Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, muhtarlar ve vatandaşlar da destek verdi. Topluluk, “Aliağa Türkiye’nin çöplüğü değildir”, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma”, “Sermaye doğamdan elini çek”, “Kanser olmak istemiyoruz” şeklinde sloganlar atarak tepkisini dile getirdi.

“Ölenler kanserden ölüyor, kalanlar ise tedavisini görüyor”

Basın açıklaması önceki kısa bir konuşma yapan Aşağı Şehitkemal Mahallesi Muhtarı Ayşe Algül, “Sanayi bölgesiyiz. Havamız zaten çok kirli. Ölenler kanserden ölüyor, kalanlar ise tedavisini görüyor. Deniz kenarları, ovalar zaten fabrika ama dağlarımıza, ormanlarımıza dokunmayın. Burada yaşayan halkı da düşünün. Üreten çiftçiyi de düşünün. Çekin ellerinizi dağlarımızdan, çekin para hırsı bürümüş gözlerinizi ormanlarımızdan, topraklarımızdan. Bizler sağlıklı, üreterek insanca yaşamak istiyoruz. Kanser olmak istemiyoruz.” ifadelerini kullandı. Ayşe Algül’ün ardından söz alan Samurlu Mahallesi Muhtarı Fikri Narşap da, “Bu demir çelik fabrikalarının memleketimize yaptıkları artık yeter olsun. Bizler bu bölgede doğmuş, büyümüş insanlarız. Bu memlekete sahip çıkmamız lazım.” Dedi.

“Telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşı karşıya kalacağız”

Muhtarların ardından Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP) adına basın açıklaması metnini Deniz Gültekin okudu. Aliağa’nın yeni bir çevre tehdidi altında olduğunu vurgulayan Gültekin, “Bu tehdidi bugünden bertaraf edemezsek telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşı karşıya kalacağız. Basın açıklamamızın Aliağa’ya sahip çıkacak, bizleri harekete geçirecek bir işaret fişeği gibi algılanmasını temenni ediyoruz. Takip etmiş olduğunuza eminiz. Foça Ilıpınar Mevkii’nde cüruf dağlarının durumu ortadayken şimdi de Aliağa Şehit Kemal Mahallesi Akçekise bölgesinde Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık (Cüruf) Bertaraf Tesisi, Cüruf Depolama ve Geri Kazanım Tesisi adı altında birçok atık bertaraf tesisi kurulmak isteniyor. Yapacakları işin boyutunu gizlemek için de aklımızla alay ederek Cüruf kelimesini parantez içine alıyorlar.” Dedi.

“Bilerek ve isteyerek hayatımız yok ediliyor”

Aliağa’nın havasına bir kez daha kast edildiğini söyleyen Deniz Gültekin, “Gemi söküm tesisleriyle, hurda tesisleriyle, asbestli gemilerle, bacalarından zehir saçılan sanayi tesisleriyle, tarımdaki yanlış uygulamalarla hava kirliliği sınırlarını çoktan aşan Aliağa’ya bir kez daha firmaların kârı uğruna kıyılıyor. Yani bilerek ve isteyerek hayatımız yok ediliyor. Elbette kıyılan, kast edilen bizlerin hayatıdır, çocuklarımızın geleceğidir, yeşil alanlardır, su kaynaklarımız, göletlerimiz, bal ormanlarımız ve kentin akciğerleridir. Çevre Mühendisleri Odası, 2020 Hava Kirliliği Raporu’nda doğrudan akciğerlere ulaşan ve alt solunum yolu enfeksiyonu, akciğer hastalıklarına yol açan partikül madde verileri baz alındığında Aliağa’mızın durumunun hiç de iç açıcı olmadığı görülecektir. Ne yazık ki İzmir’in havası en kirli ilçesi durumundayız. Bu karanlık tablo yetmiyormuş gibi şimdi de endüstriyel atık ve geri kazanım tesisi adı altında birçok kirletici yeni tesis kurulmak isteniyor. Hem de bu girişimler, Paris İklim Anlaşması’nın yürürlüğe girdiği bir zaman diliminde gerçekleştiriliyor.” diye konuştu.

“Safımızı ve sesimizi çoğaltmalıyız”

Aliağalıların, yeraltı su kaynaklarını, tarım alanlarını, zeytinlerini, göletlerini, bal ormanını kirletecek tesisleri istemediğini kaydeden Gültekin, “Aliağa’da yeni kirletici tesislerin kurulmasını kabul etmiyoruz. Söz konusu projelerin ÇED süreçlerinin sonlandırılmasını talep ediyoruz. Her yurttaş gibi temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak istiyoruz. Biz Aliağalılar Anayasamızın 56. maddesiyle güvence altında bulunan sağlıklı çevrede yaşama hakkının temel bir insan hakkı olduğunu bir kez daha vurguluyor ve bu bilincin bütün hemşerilerimizin ortak paydası olarak belirleyiciliğini ilan etmesini temenni ediyoruz. İnanıyoruz ki biz istemezsek yapamazlar. Biz karşı çıkarsak, biz itiraz edersek Aliağa’yı çölleştirmeye cüret edemezler. Biz izin vermezsek bütün bir hayatı paraya tahvil edemezler. Biz istemezsek gerçekten de yapamazlar. Bu nedenle safımızı ve sesimizi çoğaltmalıyız.” İfadelerini kullandı.

(VOLKAN GÜNDÜZ) 







 
Son Eklenen Haberler