131019098
26 Ocak 2022, Çarşamba

ALİAĞALI KADINLAR: “KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ”

27 Kasım 2021, Cumartesi 06:49

     


Aliağalı Kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde alanları boş bırakmadı. Aliağalı Kadınlar adına konuşma yapan Eren Saran, “Bizleri hapsetmeye çalıştığınız karanlığa teslim olmayacağız” dedi.

Aliağalı Kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Demokrasi Meydanı’nda toplanıp basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Aliağalı Kadınlar adına Eren Saran okudu. Saran, “Ülkemizde kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri her yıl katlanarak artıyor. AKP hükümetinin kadın düşmanı politikaları, devletin şiddeti önleyecek mekanizmaları harekete geçirmemesi, erkek egemen yargı kararları, kriz ve pandeminin kadın emeği sömürüsü açısından fırsata dönüştürülmesi ve artan yoksulluk sonucu kadınlar evde, işte, sokakta, kampüste her yerde şiddetin türlü biçimlerine maruz kalıyor. Gerici odaklar eliyle, erkek egemen sistem derinleşmekte, kadınların eşitlik haklarına saldırılmakta, yargı ve medya eliyle kadına yönelik şiddet meşrulaştırılarak, pekiştirilmektedir. İktidarın nefret dili sokaklara yansımakta, körüklenen ayrımcılık ve eşitsizlikler sonucu “güçsüz” gösterilen kadınlar sokak ortasında samuray kılıçlarıyla katledilmektedir.” Dedi.

“İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz”

Açıklamasına bu yıl Aliağa’da yaşanan kadına şiddet olaylarından bahsederek devam eden Saran, “Bu yıl Aliağa'da bir kadın arkadaşımızın uğradığı şiddet kameralara yansıdı, güpegündüz çalıştığı iş yerine elinde silahla gelen oğlu tarafından bir kadın katledilmek istendi. Her bir şiddet olayının ardından sokaklara çıkan bizler haykırdık, "kadına yönelik şiddetle mücadelede en önemli aracımız İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz", "ilçemizde kadınların kendini güvene alabileceği kadın konuk evi açılsın" dedik. İmzalar topladık, hem yerel yönetimlere hem de hükümete seslendik. Bizlerin yaşamını tehlikeye atan uygulamalardan vazgeçin, önlem alın, engelleyin dedik. Sesimizi duymak istemeyen hükümet ve onun ortakları her şiddet olayını münferit, İstanbul Sözleşmesi'ni savunan kadınları ise hedef göstermeye devam etti.” ifadelerini kullandı.

“Kadın cinayetleri politiktir”

Kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurgulayan Saran, “Kadınlar olarak fiziksel ve psikolojik şiddetin yanında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Gününü ağır bir ekonomik çöküşün ortasında, yoksulluk kamburu sırtımızda büyür, geçim imkansızlaşır, işsizlik korkusu bir karabasan gibi üstümüze çökerken karşılıyoruz. Evdeki şiddet, sokaktaki şiddetle, işyerindeki şiddet, siyasetteki şiddetle iç içe artıyor, iktidarın kadınların haklarını her gün tırpanlayan hamleleriyle pervasızlaşıyor, önlemsizliğin ve cezasızlığın yarattığı teşvik iklimi kadına yönelik şiddeti vahşileştiriyor. Ekonomik sorunlar, geçim derdi, en temel ihtiyaçların bile karşılanamaz hale gelişinin en büyük yükünü sırtlanan kadınlar, yoksulluk ve çaresizlik girdabında çıkışsızlığa mahkûm ediliyor. Yerel ve mülki amirler tarafından uygulanmayan, uygulanması engellenen 6284 Sayılı Kanunda değişiklik, boşanmalarda arabuluculuk, nafaka hakkının kısıtlanması, 5. Yargı Paketiyle çocuk ve kadınların can güvenliğini tehdit eden yeni yasal düzenlemeler gündeme getiriliyor. Kadın katillerinin, şiddet faillerinin yargılamalarında iyi hal ve haksız tahrik indirimleri uygulanırken, hayatını savunan kadınlara devlet ve erkek egemen yargı adeta intikam alırcasına saldırıyor.” Şeklinde konuştu.

“Biz kalacağız, siz gideceksiniz”

Aliağalı Kadınlar olarak mücadeleden ve haklarından vazgeçmediklerini vurgulayan Saran, “Öldürülüyoruz, geleceksiz bırakılıyoruz, şiddete uğruyoruz, haklarımız ve hayatlarımıza yönelik saldırılar gittikçe artıyor. Tüm bu karanlık tablonun ortasında yarın değil şimdi, yalnız değil hep beraber mücadele etmekten vazgeçmiyoruz. Ekmeğin küçüldüğü, şiddetin büyüdüğü bu karanlık tablo, milyonlarca kadını aynı sorunların tarafı haline getiriyor. Kadınların “artık yeter” duygusu büyüyor. Çare arayışı, mücadele eğilimi güçleniyor. Birlik olmak, dayanışmak, buluşmak, tepki göstermek, yan yana gelmek artık hayatta kalmanın tek çıkar yolu. İşte bu yüzden buradan bir kez daha hatırlatalım; Biz kadınlar, dayanışmadan, mücadeleden, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. O sözleşme yeniden yürürlüğe girecek, biz kalacağız siz gideceksiniz. Bu 25 Kasım sürecinde mahallelerden işyerlerine, okullardan yurtlara, evlerden kent meydanlarına yaptığımız buluşmalar, yürüttüğümüz tartışmalar, yan yana gelen kadınların öfkesi bir kez daha gösterdi ki kadınlar hayatlarının iplerini kimsenin eline vermeye, haklarının bir tekinden bile vazgeçmeye niyetli değil. Evde okulda, kampüste, sokakta, işyerlerinde, fabrikalarda bizleri hapsetmeye çalıştığınız karanlığa teslim olmayacağız.” Dedi.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler