DURMAZ’DAN O İDDİALARA YANIT

24 Eylül 2016, Cumartesi 06:06

     


CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz, geçtiğimiz günlerde çeşitli gazete ve internet sitelerinde kendisiyle ilgili yer alan iddialara açıklık getirdi.

Bazı yerel haber portalı ve gazetelerde çıkan yazılara göre; geçmişte yargılandığı Bergama Çevre Hareketi davası konusunda suskun kaldığı iddia edilen Durmaz, o yıllarda yaşananları tekrar hatırlatarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

TÜRKİYE’DEKİ EN BÜYÜK HALK DİRENİŞİYDİ

“Kısaca hatırlatayım. 1990’ların başında Bergama da siyanürlü yöntemle altın çıkarılmasına karşı Bergamalılar, belediyemizin ve partimizin başını çektiği büyük bir çevre direnişi başlamıştı. Bu direniş 10 yıl kadar sürmüş ve siyanürlü yöntemle çalışacak olan altın madeni işletmeye açılamamıştı. Basın ve Türkiye geniş bir şekilde direnişi destekliyordu. Türkiye de görülmüş en büyük ve en uzun süreli halk direnişiydi. Bergama halkının direnişini aşamayacağını anlayan Amerikan Altın Şirketi yerli işbirlikçileriyle birlikte 2002 yılında düğmeye bastı. Direnişe karşı iftira kampanyası başlatıldı ve birden atmosfer değişti; Almanya’nın Türkiye de altın çıkarılmasını engellemek için, Türkiye’deki Alman Vakıfları aracılığıyla Bergamalıları ayaklandırdığı iddia ediliyordu. Bu iddialar ise İsveç’te yaşadığını belirterek emniyete ihbar mektubu yazdığı söylenen Prof. Altan Deliorman isimli birisine dayandırılıyordu. Son derece sansasyonel olan bu iddialar dönemin gazetelerinde, TV’lerinde geniş şekilde yer aldı. Gazeteci Necip Hablemitoğlu da yazdığı kitapta aynı iddiaları tekrarladı. Basının yıllardır yere göğe koyamadığı Bergama’nın ‘Çevre Kahramanları Asteriksler, Hopdediksler’, gizli bir elin dokunuşuyla ertesi gün aynı gazeteler ve TV’lerde ‘Alman ajanı’ olarak yer almaya başladı. Bu konu o dönemde çok yaygın bir şekilde medyada her gün işlendi, iddialar adeta bir linç kampanyasına dönüştü.”

YARGILANAN HERKES BERAAT ETTİ

“İddialar ihbar kabul edilerek, 1990’ların; Bergama CHP ilçe Başkanı Oktay Konyar, CHP’li Belediye Başkanı Sefa Taşkın, Bergama Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü Özcan Durmaz, İzmirli ve İstanbullu ünlü Çevre davaları avukatları ve Türkiye’deki Alman Vakıfları temsilcilerinin de içinde olduğu 15 kişi hakkında Legal Casusluk suçlamasıyla Devlet Güvenlik Mahkemesinde dava açıldı. Hakkında dava açılanların yarısından fazlası birbirini tanımıyordu, tıpkı son dönemin kumpas davalarındaki gibi ilk kez mahkemede karşılaştılar. Yapılan yargılama sonucunda; Prof. Altan Deliorman diye birisinin olmadığı ve ihbar mektubundaki iddiaların asılsız olduğu, dosyaya giren delillerin sahte olduğu, Bergama’daki eylemlerle Alman Vakıflarının bir ilişkisinin görülmediği gerekçeleriyle davada yargılanan herkes beraat etti. Bu süreci başlatan ve sahte isimle gönderilen ihbar mektubu, sahte deliller vb. son dönemdeki Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk davalarıyla birebir benzerlik taşımaktadır. Anlaşılıyor ki FETÖ Bergama Çevre Davasında kumpasçılığın antremanını yapmış. Ancak o dönemde sahteciliklerine mahkemeyi ortak edemediklerinden olsa gerek yargılananların mahkumiyetini sağlayamamışlar. Ya da zaten mahkumiyeti değil korkutmayı amaçlamışlar. Bilemiyoruz. Sonrasında, davanın yarattığı korku atmosferi nedeniyle Bergama çevre direnişi kırıldı. Maden ise FETÖ’nün baş finansörü olan KOZA şirketine satıldı. Satışın yapıldığı dönemde FETO’nun Pensilvanyada yaşadığını ve CIA ile içli dışlı olduğunu, madenin bir Amerikan şirketinden FETÖ şirketi olan KOZA’ya çok düşük bir fiyata satıldığı bilgilerini de hatırlatalım ki; kumpas tam anlamıyla görünür hale gelsin. FETÖ’nün ilk kumpas davası mağdurları Bergama Çevre Hareketinden yargılananlardır. Bugünün kumpas davalarında olduğu gibi o dönemde de birkaç ay boyunca her gün gazetelerde ve TV’lerde, Bergama Çevre Hareketi hakkındaki iddialar ve açılan dava içeriği ile ilgili psikolojik saldırı niteliğinde yayınlar yapılmıştı. O dönemde gazeteci Hablemitoğlu’nun hayatını kaybettiği alçak suikast bile basında, “Bergama davası ile ilgili olabilir mi?” diye değerlendirilecek kadar psikolojik saldırılarda ileriye gidilmişti. Tıpkı son dönemdeki kumpas davalarıyla ilişkilendirmeye çalışılan birçok ilgisiz olay gibi.”

NİYETLERİ GAYET AÇIK

“O dönemin bu saldırgan ve çevre hareketini psikolojik yıldırma amaçlı yayınları ise şimdilerde Aliağa siyasetinde Özcan Durmaz’ın rakiplerinin can simidi oldu. Aliağa da gelenek oldu, ne zaman parti içi bir yarış olsa, rakipler internetteki eski gazete yayınlarını aleyhte kullanmak için piyasaya çıkarır, bunlardan fayda sağlamaya çalışırlar. Şimdi de erken yerel seçim söylentileri çıktı; parti içi ve parti dışı siyasi rakiplere Özcan Durmaz’a vurmak için malzeme lazım. “Öyleyse gelsin Google hazretleri. 14 sene önceki kumpas haberleriyle kafaları karıştıralım. İmalı ve müphem ifadelerle, olayları ve eski haberleri biraz eğip bükerek yeniden servis edelim. Özcan Durmaz ve diğer yargılanalar bu kumpas davadan 2003 Şubatında beraat etmiş, aradan 14 yıl geçmiş ama olsun. Biz yazalım, konuşalım, kafalar karışsın.” diyor birileri. Bunları yazarken de niyetlerini saklama gereği bile duymadan “o başkan olamayacak” diye yazıyorlar aynı yazı içinde. Yani niyet gayet açık, yol kesmeye çalışıyorlar. Ne diyelim? Allah çarşılarına pazar versin. Bergama çevre hareketinden yargılanmış olmak benim onur madalyamdır. Şimdilerde daha net anlıyoruz ki o dönem büyük bir kumpastan kurtulmuşuz.”

SÖZÜM İÇERDEKİ RAKİPLERE

“Ama konu verimli; 15 sene önce FETÖ’nün kurduğu kumpas üzerinden bugün kumpas kurmaya çalışanlar ise güya FETÖ karşıtı iç ve dış siyasi rakiplerimiz. Aynı iç ve dış siyasi rakiplerimiz en son ilçe kongresinde de kirli bir işbirliğine girmişlerdi. O zaman bir sonuç alamamışlardı ama anlaşılıyor ki kirli koalisyon bozulmamış. Kongrede karşımıza çıkacak gücü bulamayanlar, “kafa karıştırıp darbe yapma”, yine “tepeden inme adaylık kapma” hesapları yapıyorlar. Sözüm dış siyasi rakiplerden çok içerdekilere. “Unutmayın, bulandırmaya çalıştığınız sudan yarın sizde içmek isteyeceksiniz”. Sanırım yine parti içinden birileri, “benim olmazsa kimseye yar olmasın” diyerek partiyi karıştırıp, Aliağa da CHP’nin seçimleri kaybetmesi için elinden geleni yapacak. Eğer buna kalkışırsanız bütün partiyi karşınızda bulursunuz. Benden söylemesi.” (BÜLENT PINARBAŞI)