25 Temmuz 2024, Perşembe

CHP’li kadınlardan “sandığa git” çağrısı

27 Mayıs 2023, Cumartesi 06:46

     


CHP Kadın Kolları tarafından, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri kapsamında 81 ilde ve 973 ilçede eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirildi. Aliağa'da açıklama yapan CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Güneş Ataş, kadınları oy vermeye davet etti.

CHP Kadın Kolları, 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. Bu kapsamda CHP Aliağa İlçe Kadın Kolları Başkanı Güneş Ataş ve yönetimi de parti binasında bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamasında tarihi bir süreçten geçildiğini söyleyen Ataş, “Yarın gerçekleşecek olan seçim iki aday arasında değildir. Bir referandum niteliğindedir. Elbette her seçim çok önemli fakat bu seçim özellikle Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun yarısını oluşturan biz kadınlar için hayati öneme sahiptir. Bir yanda esaret diğer yanda özgürlük duruyor.” diye konuştu.

“Demokrasiye savaş açtılar”

Cumhur İttifakı’nın kadın düşmanı koalisyonuna dönüştüğünü söyleyen Ataş, “Kadınların kazanılmış tüm kazanımlarına göz diken Yeniden Refah Partisi ve Hizbullah terör örgütünün siyasi uzantısı olan HÜDA PAR'ın Meclis' e girişi ile Cumhuriyet tarihinin kadınlar açısından en karanlık parlamentosu oluşturuldu. Meclis'te temsil hakkı kazanan bu zihniyet planlarını alenen ilan etti. Gelin, HÜDA PAR'ın inşa etmeye çalıştığı Türkiye'ye bir kez daha yakından bakalım, Demokrasiye savaş açtılar. Cumhuriyet'e savaş açılarak parlamenter sistem eleştirisi yapıldı. Tek adam rejiminin ülkemizi sürüklediği kaos yok sayılarak, parlamenter sistemin çözümsüzlük yarattığı iddia edildi. Katılımcı demokrasi hedef tahtasına konuldu. Kadınları ikinci sınıf vatandaş olarak görenler yeni Anayasa yazmaktan bahsetti. Unuttukları bir gerçek var ki; yeni anayasayı 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde biz hazırlayacağız. Güçlendirilmiş parlamenter sistemle demokratik, laik, sosyal hukuk devletini yeniden inşa edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Kadınların yaşam hakkı gasp ediliyor”

Karma eğitimin tehdit altında olduğunu söyleyen Ataş, “Kız çocuklarının erken yaşta zorla evlendirilmesinin önünü açmak isteyenler, karma eğitimin zorunluluktan çıkarılmasını istiyor. Eğitimin anayasal bir hak olduğu gerçeğini her fırsatta yüzlerine vurmaya devam edeceğiz. Geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitim hakkının gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Kadınların yaşam hakkı gasp ediliyor. Kadın erkek eşitliğine inanmayan HÜDA PAR, kadınların kazanılmış bütün haklarına göz dikti. ‘Kadınların çalışma şartlarının fıtrata uygun hale getirilmesi’ isteniyor. Eşit işe eşit ücretin alınmadığı, her üç kadından birinin işsiz olduğu ülkemizde hangi fıtrattan bahsediyorlar? Kadınların kayıt dışı istihdama itildiği yetmezmiş gibi kadınlar sadece hemşire, kadın hastalara bakan hekim ya da kreş öğretmeni olabilir demek istiyorlar. Mesleğin cinsiyeti olmaz. Biz kadınlar her işi yapabiliriz.” diye konuştu.

“Hiçbir hakkımızın budanmasına izin vermeyeceğiz”

İstanbul Sözleşmesi’nin hukuksuzca fesih edildiğini söyleyen Güneş Ataş, “İstanbul Sözleşmesi bir gecede hukuksuzca fesih edilirken 6284 sayılı kanunun yürürlükte olması gerekçe gösterilmişti. Şimdi de 6284 işlevsiz hale getirilmeye çalışılıyor. Kadına yönelik şiddetle etkin bir mücadele yürütmeyenler yasal korunağımızı elimizden almak istiyor. Günde en az iki kız kardeşimizin hayattan koparıldığı bu düzende yasal hiçbir hakkımızın budanmasına asla izin vermeyeceğiz. Şiddet mağduru olan kadınların boşanmasının önünü kesmek, boşandığında da ailesinin evine dönmesine mecbur etmek adına yoksulluk nafakası kaldırılmak isteniyor. Kadın işe girdiğinde, evlendiğinde kesilen bu nafaka ömür boyu ödeniyormuş gibi yanlış bir algı ile kadınların ekmek parasına göz dikiliyor. Biz yürütülen bütün bu kara propagandalara rağmen nafaka hakkımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Biz bu ifadeleri söylerken utansak da kadın düşmanı zihniyet bu sözleri ‘müjde’ diye ilan edebiliyor. Kadınlar bir sokak hayvanı gibi sahiplendirilmek isteniyor. Sosyal bir hukuk devletinde yaşadığımız gerçeğini yok sayanlar kadınları sahiplendirme hadsizliğinden bahsediyor. Biz kimsenin sahiplenebileceği bir mal ya da hayvan değiliz.” dedi.

“İkinci sınıf vatandaş olalım istiyorlar”

CHP Kadın Kolları Başkanı Güneş Ataş, Yeniden Refah Partisi’nin inşa etmeye çalıştığı Türkiye’ye bakıldığında, kadının adının olduğunu ama yüzünün olmadığını gördüklerini belirterek, “ Gelin, Yeniden Refah Partisi'nin inşa etmeye çalıştığı Türkiye'ye de bakalım, Yeniden Refah Partisi'nin Düzce'deki seçim aracında, kadın milletvekili adayının fotoğrafı gölgelendi. Türkiye'yi şeriat düzenine taşımak isteyenler kadının yüzünün görünmesine dahi tahammül edemese de biz varız ve var olmaya devam edeceğiz. Yeniden Refah Partisi Aydın İl Başkanlığı'nda kadın milletvekilinin oturduğu yerin değiştirilmesini istedi. Kadın milletvekili adayına ‘Kadın ile erkek yan yana fotoğraf çektirmez.’ diyerek bağırdılar. Kadınları ötekileştirmeye çalışan bu zihniyetin hedeflerine izin vermemeye kararlıyız. HÜDA PAR 6284'ü budamak isterken Yeniden Refah Partisi kanunun tamamen yürürlükten kaldırılmasını istiyor. İstanbul Sözleşmesi'ne de karşı çıkmışlar ve kaldırılması için karalama kampanyaları yürütmüşlerdi. Şimdi de 6284'ü hedef tahtasına koydular. Medeni Kanun ile kazandığımız hakları elimizden almak istiyorlar. Çok eşliliği özendirmeye çalışıyorlar. Eşit yurttaşlık hakkımızı gasp ederek ikinci sınıf vatandaş olalım istiyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Bugünümüz ve yarınımız tehdit altında”

Ataş açıklamasında, “ Daha mazbatasını bile almadan kadın düşmanlığını ortaya koyan Cumhur İttifakı milletvekillerinin Meclis'te nasıl bir yol izleyeceği ortada. Küskün olduğunu, bezgin olduğunu, umutsuz olduğunu ifade ederek sandığa gitmemeyi düşünenler varsa, neyle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha görsün. Bugünümüz ve yarınımız tehdit altındadır. Hayatlarımıza, haklarımıza ve hayallerimize pranga vurulmak isteniyor. Eve mahkum olduğumuz, eğitim dışına itildiğimiz, çalışma hayatından soyutlandığımız, toplumsal yaşamdan dışlandığımız bir hayat dayatılmak isteniyor. Kadınların göklerde yükselmeyi hak ettiği Atatürk Türkiye'sinden sahiplendirilmesi gereken bir Türkiye'ye dönüştük. 1920'Ii yıllarda Türk kadınları hakim, öğretmen, mühendis, pilot olabilirken, 21. yüzyılda çalışma hakkımızı elimizden almak istiyorlar. ‘Taliban'ın inancıyla ters yanımız yok’ diyen Erdoğan, yanına aldığı müttefikleriyle kadınların ve kız çocuklarının eşit yurttaşlık hakkına göz dikiyorlar. Bizim de İran'a, Afganistan'a dönüşmemizi istiyorlar. Eşitsizlik öylesine derinleşti ki, hukuken kadın erkek eşitliğini savunması gereken AYM üyesi ‘kadın erkek eşitliği modern hurafedir’ diyebiliyor. Yıllardır uğradığımız hakaretlerin haddi hesabı yok. Kahkaha attığımızda ‘iffetsiz’, haklarımızı aradığımızda ‘sürtük’ ilan ediliyoruz. Hamile kadının sokağa çıkmaması gerektiği savunuluyor. İşsizliğin sebebi kadınların iş araması olarak gösteriliyor. Kadın cinayetlerinin ardından 'neredeymiş, ne giymiş, üzerinde ne varmış, hangi renk ruj sürmüş, saat kaçmış?' gibi sorular soruluyor. Utanmasalar, kadının öldürülmeyi hak ettiğini söyleyecekler. Kurdukları hukuk sistemlerinde katiller ceza indirimleri ile ödüllendiriliyor. Ülkemizde artık çocuklar ve kadınlar güvende değil. Afganların ve Pakistanlıların Türkiye'ye gelmeden önce internette arama motorundan ‘Türk kızları, Türk çocukları’ gibi aramalar yaptığını dehşetle öğrendik.” diye konuştu.

“Haydi kadınlar, sandığa”

Sandıklara sahip çıkılması gerektiğini söyleyen Ataş, “Sandıklara gitmek, oy kullanmak zorundayız. Sadece oyumuzu kullanıp dönmek de yetmiyor, sandıklara sahip çıkmamız gerekiyor. Millet İttifakı olarak sandık güvenliği konusunda tüm tedbirlerimizi aldık. Her sandığa üç kadın müşahit çağrımıza ses veren herkese buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Haydi kadınlar, sandığa diyorum. Bize reva görülen cehennemin içine hapsolmuyoruz. Kadın örgütleri ile kararlı bir şekilde mücadeleyi büyütüyoruz. Biliyoruz ki; örgütlü gücümüz karşısında duramayacaklar.” dedi.

“Sandıklara, haklarımıza ve hayallerimize sahip çıkalım”

Kadınlara sandığa sahip çıkma çağrısında bulunan Ataş, “Kadınların yaşam hakkı için, Medeni Kanun ile elde ettiğimiz haklarımızı korumak için, 6284 sayılı Kanun'un yürürlükte kalması için, çocuklarımızın zorla ve erken yaşta evlendirilmemesi için, gençlerin aydınlık yarınları için, istihdam dışına itilmememiz için, haklarımızı aradığımızda hakarete uğramamak için, hak, hukuk, adalet için, demokrasi için, cumhuriyet değerlerimizi korumak için, haydi, kadınlar sandığa. Sandıklara, hayatlarımıza, haklarımıza ve hayallerimize sahip çıkalım.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

(SAMİYE ÖZTÜRK) 







 
Son Eklenen Haberler