21 Kasım 2019, Perşembe

GÜNÜMÜZDE ÇOCUKLARIN PROBLEMLERİ

31 Ekim 2019, Perşembe 06:42

     


Uzman Klinik Psikolog Ayşe Nur Akbulut ile hangi durumlarda pedagoga başvurulmalı?, ebeveynler çocuklarına psikoloğa gideceğini nasıl açıklanmalı?, Çocuklarda tedavi süreçleri ve günümüzde çocukların genel problemleri hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Uzman Klinik Psikolog Ayşe Nur Akbulut ile çocukların genel problemleri kapsamında bir söyleşi gerçekleştirdik. Uzman Klinik Psikolog Ayşe Nur Akbulut ‘Hangi durumlarda pedagoga başvurulmalı?’ sorusunu “Pedagoga gitmek için çocuğunuzun illa ki bir sorun yaşaması gerekmiyor. Gelişim kontrolü ve çocuğun gelişimini desteklemek amaçlı da birçok ebeveyn bize başvurabiliyor. Bunun yanı sıra eve yeni bir bebeğin gelişi, boşanma, okul değişikliği gibi çocuğun hayatını olumsuz etkileyeceğini düşündüğünüz değişiklikler ve olaylarda da bir uzmana danışmakta fayda var. Bazen de çocuklar duygusal, davranışsal bazı problemler yaşayabilirler ve sorunları olduğunda sözel olarak ifade edemedikleri için davranışları ve duygularında değişimler ile problemi çevrelerine yansıtırlar. Çocuklar bu problemlerini farklı şekilde dışa vururlar, aslında bu anne babaya yapılan bir yardım çağrısıdır. Çocuklar yaşadıkları problemleri tırnak yeme, alt ıslatma sorunları, uyku ve beslenme bozuklukları, öfke nöbetleri gibi farklı semptomlarla gösterirler. Bu problemlerin çözümü için adım atılmadığında, başka sorunları da beraberinde getirebilir. Sorunlar kronikleşmeden bir çocuk psikoloğuna danışmak ve gerekirse terapi sürecine başlamak çocuğun daha mutlu ve uyumlu bir çocukluk geçirmesini sağlayacaktır.”şeklinde yanıtladı.

Ebeveynler çocuklarına psikoloğa gideceğini nasıl açıklamalıdır?

Açıklamasında ailelerin tutum ve davranışlarına da değinen Uzman Klinik Psikolog Ayşe Nur Akbulut, “Ailelerin çocuklarını ikna ederken en çok kullandıkları yöntem misafirliğe gideceğiz, bir ablayı ziyaret edeceğiz gibi ifadeler oluyor. Bazı aileler de hiçbir açıklama yapmadan getiriyorlar. Bu çocukta büyük bir güvensizlik ve kaygı yaratabilir. Çocuğun anne ve babasına karşı güveninin azalmasının yanı sıra çocuk psikoloğu ile kurması gereken terapötik ilişkinin temellerini de sarsabilir. Bu yüzden her şeyden önce niye terapiye gidildiği konusunda çocuğa karşı dürüst olunmalı. Çocuğun yaş dönemine göre yapılacak olan açıklama değişiklik gösterebilir. Okul öncesi çocuklara, onların anlayabileceği şekilde kısa, net bir açıklama yapılmalı, orada ne yapılacağı ile ilgili konuşulmalıdır. ‘Yarın seninle birlikte bir oyun ablası/abisinin yanına gideceğiz. Gideceğimiz yerde birçok oyuncak var, orada oyuncaklarla oynayabilir, resim çizebilirsin. Canımızı sıkan ve bizi üzen şeylerin geçmesi için görüşeceğiz, oyun oynayıp sohbet edeceğiz.’ şeklinde bir açıklama yeterli olacaktır. Okul çağı çocuklarına ise psikolog ile ilgili ne bildiği ile ilgili kısaca konuşulup sonrasında yaşadığı bu sıkıntıların azalması ve daha iyi hissetmesi için biriyle görüşeceği, orada oyun oynayıp biraz sohbet edileceği anlatılabilir.” İfadelerini kullandı.

“Çocuklarla yürütülen terapi süreci yetişkinlerinkinden farklıdır”

Çocuklardaki terapi süreçlerinden de bahseden Ayşenur Akbulut, “Çocuklarla yürütülen terapi süreci yetişkinlerinkinden farklıdır. Çocuklar her zaman duygularını ve düşüncelerini yetişkinler gibi sözel olarak ifade edemeyebilirler. Çocukların kendilerini ifade ettikleri doğal dilleri oyundur ve çocuklarla terapötik ilişki en iyi oyun yoluyla kurulur. Bu yüzden benim en çok kullandığım yöntem oyun terapisi. Oyun terapisti olarak çocuklara yardımcı olmanın en iyi yolu onlara oynayabilecekleri ve kendilerini ifade edebilecekleri ortamı ve özgürlüğü sağlamaktır. Çocuk için ifade etmesi güç ve korkutucu olan duygular oyuncaklar yoluyla yansıtılabilir. Çocuklar ne hissettiklerini ifade edemezler, ama oyun yoluyla bize bunu gösterebilirler. Oyun terapisinde de çocuklar yaşadıkları olumsuz deneyimleri, başa çıkamadıkları problemleri, ifade edemediklerini, korkularını, üzüntü ve hayal kırıklıklarını oyunlarla ifade ederler. Bütün bunları yaparken, kendilerini ifade edebilecekleri, sınırları öğrenecekleri, koşulsuz kabul edildikleri ve yargılanmadıkları güvenli bir ortamda olurlar. Bu güvenli alanda farklı şekillerde bu durumlarla baş etme yolları öğrenirler. Böylece çocuğun problem çözme yetisi ve özgüveni artar. Aynı zamanda çocuk nasıl ifade edeceğini bilmediği ve belki de farkında olmadığı birçok zorluk ve duygunun üstesinden gelir.” Şeklinde konuştu.

“Günümüzde çocukların genel problemi anne ve babaları”

Açıklamasına günümüzde çocukların genel problemleri hakkında açıklama yaparak devam eden Akbulut, “Günümüzde çocukların genel problemi anne ve babaları. Terapi sürecinde önce anne babalarla çalışmak gerekiyor. Günümüzde anne babalar çocuklarını hayatlarının merkezine alıyorlar. Sanki evde çocuk ebeveyn oluyor, anne baba ise çocuk. Bu durumu önlemek gerekiyor. Aslında burada temel problem sınır, anne babalar çocukları üzülmesin diye sınır koymakta problem yaşıyorlar, fakat onlara uzun vadede ne kadar zarar verdiklerini fark etmiyorlar. Sınırlar ve kurallar bizim hayatımızı nasıl kolaylaştırıyorsa çocuklarınkini de aynı o şekilde kolaylaştırır. Her çocuk sınırlara ihtiyaç duyar, çünkü sınırları belirlenmiş dünya çocuk için her zaman güvenli olacaktır. Çocuğun sınırlarını çizerek güvende olma ihtiyacını anne babalar karşılamalı. Aileler sınır koyma konusunda zorluk yaşıyorlarsa bir uzmandan destek almaları hem çocuk hem ebeveyn için faydalı olacaktır.” Dedi.

Aliağa’da Salı ve Perşembe günleri Aliağa’da Pedagog çocuk ergen psikoloğu hizmeti verdiğini belirterek sözlerine devam eden Akbulut, “Aliağa çok kozmopolik bir şehir, Türkiyenin dört bir yanından göç alan sanayileşen büyük bir kent olma yolunda, Aliağa da bir ilk aslında Pedagog çocuk ergen psikoloğu maalesef hiç yok. Bu nedenle Aliağalılara izmir e gitmelerine gerek kalmayan bir hizmet de sunuyoruz. Şuanda Haftanın iki günü (Salı ve Perşembe ) Aliağa ya gelip hizmet vermekteyim kalan 4 gün izmir Karşıyaka da ki merkezimizde görev alıyorum.” ifadelerini kullandı.

Uzman Klinik Psikolog Ayşe Nur Akbulut kimdir?

1992 yılında İzmir’de doğan Ayşe Nur Akbulut Okan Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra pedagojik formasyon eğitimi aldı. Daha sonra klinik psikoloji yüksek lisansımı tamamladı. Şu anda ise Aliağa Ege Psikoloji Enstitüsünde 12 yaş altı çocuklarla pedagog olarak çalışıyor. Akbulut kendisinden bahsederken, “ Bu mesleği seçmeye karar verdiğimden beri hep çocuklarla çalışmak istedim ve hep çocuk psikoterapisi ilgimi çekti. Hem lisans dönemimde hem sonrasında eğitimlerimi çocuklar üzerine aldım ve almaya devam etmekteyim. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde çözümlenemeyen psikolojik sorunların ihmal edilmesi yetişkinlikte birçok problemin kaynağı olabilmektedir. Bu yüzden çocuklarla çalışmak ve onların hayatlarına biraz olsun ışık tutabilmek benim için çok mutluluk verici.”şeklinde ifadeleri kullandı.

(ESİN ÇETİN) 







 
Son Eklenen Haberler