SAKA, “DOLARDAKİ GİDİŞATI MERKEZ BANKASI DÜZENLEMELİ”

13 Ocak 2017, Cuma 07:16

     


Aliağa Ticaret Odası (ALTO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Saka, dolardaki hızlı yükselişin Aliağa’nın ticaret ve sanayisine etkilerini değerlendirdi. Saka, dolardaki bu gidişatı Merkez Bankası’nın düzenlemesi ve bu konuda tek otorite olması gerektiğini söyledi.

ALTO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Saka, son günlerde döviz kurlarındaki hızlı yükselişin sanayi ve ticarete etkilerini Aliağa Ekspres’e değerlendirdi. 4 TL’ye yaklaşarak tüm zamanların en yüksek değerini yakalayan dolardaki bu hızlı yükselişin ithalat ve ihracatı etkilediğini söyleyen Saka, özellikle ihracatta bir takım sıkıntıların yaşanabileceğine dikkat çekti. Saka, “Dolardaki bu hızlı yükseliş bir bakıma ihracatımıza kolaylık getiriyor gibi görünebilir. Ama biz ithal ettiğini işleyip de ihraç etmeye çalışan bir ülkeyiz. Yüksek fiyatlarla ithalat yaptığımız zaman, bunun üzerine işçiliği de koyduğunuzda ihracatımızda bir takım sıkıntılar yaratacaktır. Geçmişe baktığımız zaman bu kadar kısa bir sürede bu kadar hızlı bir yükseliş normal değil. Spekülatif mi, değil mi tabii ki bunun konunun uzmanları bilir. İnşallah dolardaki yükseliş bu şekilde gitmez. Gerçekten çok yüksek bir meblağ. İhtiyacımız olan hammaddeyi, bilhassa enerji konusundaki hammaddeyi dolar üzerinden aldığımızdan üretim maliyeti daima yüksek olacaktır. İhraç etmeye veya satmaya kalktığımızda da zamlı satılması düşünülecek. İnşallah bu yükseliş spekülatiftir ve kısa sürede gerçek değerine döner.” diye konuştu.

“EKONOMİNİN SESİ TEK OLMALI”

Döviz kurlarındaki bu hızlı yükselişin önüne geçmek adına yetkililer tarafından son günlerde alınan önlemleri de değerlendiren Adnan Saka, “Alınan tedbirlerin tabii ki her zaman için bir değeri vardır. Fakat artık küçük değerlendirmelerden ziyade genel değerlendirmelere bakmamız lazım. Bana göre bu konuda uzmanlar karar vermeli. Birçok yetkili veya yetkisiz kişiler de karar verici olarak konuşuyor. Ekonominin sesi tek olmalı. Bu gidişatı Merkez Bankası’nın düzenlemesi ve tek otorite olması lazım. Bizde görünen Merkez Bankası tek yetkili ama başkaları da bir takım şeyler konuştukça doların yükselişine etki ediyor. Dünyaya bakıldığında, bütün dünya Amerikan Merkez Bankası Başkanı’nın ne söyleyeceğini bekliyor. Başka bir siyasetçinin veya bir şahsın söyleyeceği lafa bakmıyor hiç kimse. O işin başında, otorite olarak onu görüyor. Bizde de bu şekilde olursa sıkıntının çözümünde daha etkin olunabilir.” dedi.

“DOLAR’DAKİ YÜKSELİŞ BİR ÇOK ŞEYE TESİR EDECEKTİR”

Aliağa açısından bakıldığında da dolardaki yükselişin bir çok şeye tesir edeceğini vurgulayan Saka, ithalat ve ihracatta belirli bir süre sıkıntı yaşanma ihtimalinin bulunduğunu belirtti. Saka, “Şu anda Aliağa’da Star Rafinerisi inşa ediliyor. Yaklaşık 6 Milyar Dolarlık bir yatırımdan bahsediliyor. Eğer buranın malzemeleri zamanındaki fiyatlarla alındıysa büyük bir avantaj içerisinde olunur. Ama eğer alınmamışsa, bundan sonra bu rakamlarla bu işlemler görülecekse çalışmalar biraz sekteye uğrayabilir. Ama bunun da olmaması lamız. Çünkü dünya rafinaj sistemi çok hızlı değişiyor. Bir teknoloji başlamadan başka bir teknoloji başlıyor. Star Rafinerisi’nde başlanılan teknolojiyi biz bir an evvel bitirip işletmeye alalım ki, neması alınmaya başlansın. Büyük ihtimalle oradaki malzemelerin alım sözleşmeleri önceden yapılmıştır. Ama genel anlamda baktığımız zaman tabii ki bu yükseliş bir çok şeye tesir edecektir. Bugün Türkiye’nin demir-çelik ihtiyacının yüzde 24’ünü karşılayan bir bölgedeyiz. Bu demir-çelik üretiminin çoğunluğu yurt dışından ithal edilen hurdalar ile yapılıyor. Doların fiyatı artınca hurda da pahalıya gelmeye başlayacak. Ben bir süre belki sıkıntı yaşanabileceğini, ama daha sonra sektörde bir rahatlama olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“YILMADAN, TİCARİ BİR SAVAŞ VERMELİYİZ”

Ülke genelindeki ekonomik daralma hakkında da görüşlerini açıklayan Saka, bu süreçte işverenlerin mutlaka ayakta kalmak için mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Saka, “Son zamanlarda piyasanın genel şartlarından tedirgin olanlarımız var. Biz kendilerine şunu söylüyoruz. Bizim hiçbir zaman yılmadan çalışmaya, ticari bir savaş vermeye, bu işleri en iyi şekilde yapmaya devam etmemiz şart. Bunun için de, az kâr ile de olsa işimizi yaparak memleketimize gelir getirilmesini, hizmet edilmesini sağlamak lazım. Döviz kurlarında sıkıntılar olduğu zaman insanların bazı şeylerden biraz feragat etmesi lazım. Biraz kendini ortama uydurması lazım. Kârımızı değil, ayakta kalmanın şartlarını arayıp, en iyi şekilde işlerimize devam etmemiz lazım. İşverenler ayakta kalmalı, her zaman kâr edilmesi şart değil. Ayakta kalabilmek önemli. O badirenin hep birlikte atlatılması önemli.” diye konuştu.

“ALİAĞA AYRICALIKLI BİR BÖLGE”

Enerji bölgesi olması nedeniyle Aliağa’nın çok ayrıcalıklı bir bölge olduğunun altını çizen Adnan Saka, “Biz Türkiye’deki diğer bölgelere nazaran biraz daha şanslıyız bu bakımdan. Aliağa’da ekonomi her zaman yüzde 10 ile yüzde 20 arasında diğer bölgelere göre daima öndedir. Limanlarımız, bir çok sanayi kuruluşumuz var. Bu imkanlardan faydalanılması lazım. İnsanlarımızı da faydalandırmamız lazım. Çok karamsar olmamamız lazım. Zaman birçok şeyi hallediyor, sanal şeyler çok çabuk değişebiliyor. Döviz kurlarındaki bu yükselişler sanal olarak üretiliyorsa eğer belli bir süre sonra normal seyrine dönecektir.” dedi.

“ÜRETİME ODAKLANMAMIZ LAZIM”

Dünyada genel bir paylaşım sıkıntısı yaşandığını, Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntının belli bir yüzdesinin de dünyada yaşanan bu genel paylaşım sıkıntısına bağlı olduğunu belirten Saka, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı, “Biz burada çok kıymetli bir bölgedeyiz. Hele ki Akdeniz ve Ege Bölgesi coğrafi konumu açısından oldukça önemli bir bölge. Görünen o ki biz daha modern, daha demokratik, daha paylaşımcı ve bilgi sahibi olursak, hep birlikte bu sıkıntıları aşabiliriz. Bizim insanımızın sağduyusu çok fazla. Memleketine, bölgesine, işine sahip çıkan insanlardan oluşuyor. Üretime odaklanmamız lazım. Türklerin sanayisi sağlam dedirtmemiz lazım. Olumlu bir profil çizmemiz lazım. Dünyaya, ülkemizdeki üretimi rahat bir şekilde yaptığımızı göstermemiz lazım.”

(VOLKAN GÜNDÜZ)