ENGEL TANIMAYANLAR MEHTERANI

28 Kasım 2016, Pazartesi 06:55

     


Zeytin ağaçlarının arasından Açık Hava Tiyatrosu'na doğru ilerliyoruz. Parkın her yerine yayılan mehteran tınısının peşine takılıyoruz. Savaşa mı davet ediyor bizi... Olabilir. Açık Hava Tiyatrosu’na yaklaştıkça mehter ritimleri daha da netleşiyor. Davulun sesi uzaktan hoş gelir derler ama bu davulun sesi yakından da hoş geliyor. Ve Açık Hava Tiyatrosu’nun içine giriyoruz. Karşımızda Aliağa'nın Engelsiz Mehteran Takımı. Çorbacıbaşısıyla, davulzeniyle, nakkarezeniyle, zilzeniyle, köszeniyle, çevganisiyle... Aslında bir savaş daveti... Gelin diyor. Engelleri hep birlikte ortadan kaldıralım... Sefere çıkmadan kazanılmış bir zafer bu. Zaferin kutlaması biraz da. Engelsiz Mehteran Takımı prova yapıyor, biz de provalarına konuk oluyoruz. Onlar prova yaptıklarını söylüyor, biz kazandıkları zaferlerini kutlamasını yapıyor anlayalım.

Bu zaferin sahipleri bedensel ve zihinsel engelli mehteranlar... Büyük bir dikkatle çalışıyorlar, çünkü konsantrasyon mehteran çalışmasında çok önemli... Dikkatin dağılması demek ritmin bozulması anlamına geliyor. Mehter takımı üyeleri hocalarının talimatını eksiksiz yerine getirmeye çalışıyor. Çalışma aralarında da boş durmuyor mehteranlar... Sigaralar tüttürülürken, sular yudumlanırken gruplar halinde ritim çalışmaları yapılıyor. Repertuarlarında bulunan marşılar ise şöyle: Ceddin Deden, Fetih Marşı, Yürekler Kabarık, Sevdim Seni Mabuduma, Allahu Allah, Türkiye’m, Onuncu Yıl ve Hücum Marşı... İlerleyen zamanlardan repertuarlarındaki marşları arttırmayı hedefliyorlar.

SEVGİ VE GÜVEN KAZANMAK ÇOK ÖNEMLİ

Provanın ardından Zeytinli Park’ın içindeki Engelsiz Cafe'de mehteran üyeleriyle sohbet ediyoruz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Çalışmalar nasıl gidiyor? Provalar sırasında ne gibi zorluklar yaşanıyor? Prova sırasında aklımızda bu sorular beliyor. Keyifli bir sohbet başlıyor aramızda. İlk söz mehteran eğitmeni Özcan Moran'ın... Engellilerden mehteran kurulacağı söylenince hayır diyemediğini ifade eden Moran, "Her an herkes bir engelli adayıdır derler ya, yarın ne olacağımız belli değil. Böyle bir şeyde bizim de katkımız olsun dedik. Aşağı yukarı bir aydan beri bu çalışmanın içerisindeyiz" diyor. İlk baştan bir çok zorlukla karşılaşmış Moran, çalışmalara başlamadan önce mehteran üyelerinin sevgilerini ve güvenlerini kazanmaya çalışmış. Sonra provalar başlamış. Provalarda mehteranların ritim kulağını bulmaya çalışmış. Daha sonra taşlar yerine oturmaya başlamış. Yavaş yavaş, ritm ritm, parça parça mehteran marşlarını öğretmeye başlanmış. Amaçları mehteran üyelerinin bedensel ve zihinsel engelli olmasına rağmen engel tanımadıklarını göstermek olduğunu söyleyen Moran, halktan daha fazla ilgi beklediklerini belirtiyor.

DERNEK BAŞKANI, MEHTERANIN KÖSZENİ

Mehteranın köszeni tanıdık bir sima. Aliağa Engelliler Derneği Başkanı İbrahim Erdemir. Daha önce müzikle hiçbir ilişkisi olmadığını söyleyen Erdemir, kösü çalarken deşarj olduğunu dile getiriyor. Erdemir, mehteranın ekip çalışmasının önemini "Birinin yaptığı hata herkesi bozuyor. Birinin çok iyi olması ise diğerini motive ediyor" sözleriyle anlatıyor. Erdemir çalışmalar sırasında kendisini en çok mehterandaki arkadaşların gözlerine yansıyan duyguların etkilediğini dikkat çekiyor. Mehteranın yaşattığı duygulara da değinen Erdemir, mehteranın kendisine milli duyguları tekrar tekrar hissettirdiğini belirtiyor.

'SORUNLARIN ÜSTESİNDEN GELDİK'

Musa Pala, mehteranın cevşeni... Marşlara ses verenlerden. Bu ekipte yere almaktan çok mutlu olduğunu söyleyen Pala, "Ayrıcalıklı ve özel bir grup” olduklarını dile getiriyor. “Bunu verdiğimiz mini mini konserlerle kanıtladık. Halkımızdan güzel tepkiler aldık. Aklımızda bir sürü proje vardı ama mehter takımı oluşturamayacağımızı düşünmüştük. En büyük zorluğumuz konsantrasyon; bunu da zamanla aşacağız. Hiçbir zaman başaramayacağız, geri dönelim demedik. Sorunların üstesinden geldik" diyor. Mehteranın sancakbaşı Osman Oğuz Yanar ise mehtere çocukluktan beri ilgisi olduğunu belirtiyor. Mehter marşlarının ruhunda derin izler bıraktığını ifade eden Yanar, mehteri dinlerken çok duygulandığını söylüyor.

'HERKESİ AĞLATIYORUM'

Mehteranın davulzeni Sinan Bakır'a ayrı bir parantez açmak lazım. Yetenekli olduğu kadar disiplinsizde. Ama mizahi kişiliğiyle dikkat çekiyor. Mehterandaki tüm arkadaşlarıyla uğraşıyor. "Abi bende yetenek var" diye başlıyor sözüne. "Herkesi ağlatıyorum ben" diyor, neden ağlatıyorsun diye sorduğumuzda, cevabı yapıştırıyor: "Sesim güzel, bir de güzel çalıyorum ondan" Sinan Bakır sadece mehter ritimleri çalmıyor... Prova aralarında oyun havaları da çalıyor. Arkadaşlarını da oynatmasını biliyor.

(İSMAİL AFACAN)