HAFRİYATIN İHALESİ DE ŞAİBELİ

30 Ağustos 2016, Salı 06:55

     


FETÖ/PDY’nın enerji sektörü üzerindeki oyunları hakkında her geçen gün yeni bilgiler ve yeni oyuncular ortaya çıkıyor.

Özellikle hafriyat sektörü üzerinden elde edilen haksız kazanç ve yolsuzluklara pek çok taşeron firmanın yanı sıra, bazı kişi, kurum ve kuruluşların da dahil olduğu gelen bilgiler arasında.

İddialara göre, SOCAR Türkiye’nin Petkim A.Ş. bünyesindeki rafineri inşaatıyla ilgili başlangıçta 10,5 milyon metreküp üzerinden ihale açılırken, çeşitli bahanelerle söz konusu rakam 24 milyon metreküpe kadar çıkartıldı.

İlk ihale için teklif vermek üzere inceleme yapan firmalar, ihale öncesi Aliağa Belediyesi’nden de görüş alarak, hafriyat dökümüne Aliağa Belediyesi’nin gösterdiği alanların yeterli gelmediğini; kalan kısmı için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hafriyat toprağı ve atık depolama alanlarına döküm yapılması gerektiğini gözönüne alarak, tekliflerini bu şekilde hazırladılar. Ancak, artan mesafe ve diğer maliyet unsurlarına bağlı olarak verilen teklif yükseldi. Yapılan ihale, bu kriterlere göre maliyetin çok altında fiyat veren Yenigün firmasında kaldı.

Hafriyat işinin başlangıcı ile birlikte, ihale sonucunda hafriyat döküm işini alan firma ve ismini daha sonra açıklayacağımız Aliağa merkezli alt yüklenicinin, işe başladıktan sonra Aliağa ve İzmir’de izin verilen alanlara döküm yapmak yerine, bu izinli yerler dışında da Aliağa’nın pek çok yerine kaçak döküm yaptığı çeşitli zamanlardaki denetim ve resmi tutanaklarla tespit edildi. Kesilen cezalara rağmen hazine arazileri, mera, otoyol güzergahı gibi alanlara hafriyat dökümü devam ederken, bu cezaların neredeyse hiçbiri ödenmeyerek ortaya çıkan “kamu zararı” daha da vahim noktalara geldi.

ALİAĞA BELEDİYESİ SUÇ ORTAĞI MI?

Rafineri inşaatı başlamadan önce hafriyat ihalesine katılmak üzere teklif hazırlayan firmalardan biri, yaşananları şöyle anlatıyor:“Ciner Grubu’na bağlı Park Holding, Rafineri inşaatından çıkacak hafriyat döküm işine teklif vermek üzere geldi. Biz de taşeronu olarak çalışacaktık. Hafriyat ihalesine katılmadan önce Aliağa Belediyesi’nden yer talep ettik. O zaman henüz Aliağa Belediye Başkanı CHP’li Turgut Oğuz’du. Belediye yetkilisi bir bayan bize ancak 4 milyon m3 için yer gösterebileceklerini, kalan hafriyat için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tespit ettiği yerleri kullanmamız gerektiğini söylediler. Rafineri alanından ilk ihaleye çıkan hafriyat miktarı ise 10,5 milyon metreküp civarındaydı. Biz de teklifimizi buna göre verdik. Ardından Yenigün firması daha düşük teklif vererek ihaleyi aldı. Sonrasında da Aliağa ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce tespit edilen yerler dışında; otoyol güzergahına, çöp depolama alanının dışına, yani izin verilen yerler haricine de döküm yapmaya başladılar. Böyle olacağını bilseydik biz de ona göre teklif verirdik.”

ACAR DA MI ÖNLEYEMEDİ?

Hafriyat depolamasında yapılan kaçak dökümler neticesinde hazine arazilerinin gasp edilmesiyle ortaya çıkan çevre felaketi ve kamu zararının yanı sıra, istiap haddinin çok üstünde yüklenmiş, ağır tonajlı kamyonlar sebebiyle başta ana arterler ve köy yolları olmak üzere deformasyona uğrarken, bu araçların trafikte oluşturduğu tehdit de bir başka sorun olarak ortaya çıktı.

1 yıldan uzun süredir devam eden ve “her nedense müdahale edilmeyen” Petkim kaynaklı hafriyat nakliyesiyle ilgili açıklama yaparak; bunun Aliağa’yı sosyolojik ve fiziksel olarak sıkıntıya soktuğuna dikkat çeken Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, 2015 Ocak ayında yaptığı bir açıklamada “yolların eskisinden daha kötü hale geldiğini” belirterek, “gerekli tedbirlerin alınmaması halinde hafriyat alanından kamyonların dışarıya çıkışını, şehir içerisindeki yolları kullanmasını ve Aliağa içerisinde her hangi bir noktaya döküm yapmalarını engelleyeceğini” ifade etmişti.

Bu açıklamanın ardından herhangi bir gelişme olmaması üzerine 23 Ocak 2015 tarihinde Petkim’in tüm giriş çıkışlarına zabıta ekipleri konuşlandırılarak kamyon çıkışı engellendi. Ancak bir kaç gün sonrasında hiçbir değişiklik olmadan hafriyat nakliye ve döküm işlemleri aynı şekilde devam etti.

O dönemde hafriyat kamyonlarının köstebek yuvasına çevirdiği Güzelhisar yolu İzmir Büyükşehir belediyesi tarafından yapılmış, bölge halkı bir nebze nefes almıştı.

DURMAZ DA DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Aynı dönemde CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz da bir gazeteye verdiği demeçle konunun vehametine dikkat çekmiş ve Aliağa Belediyesi’ni göreve davet etmişti. Durmaz o demecinde özellikle şu noktalara değinmişti:

“1- Mülkiyeti Aliağa Belediyesine ait olan ve Aliağa Belediye binasına sadece 8 km uzaklıktaki bir araziye binlerce kamyon hafriyatı kimler dökmüştür ve nasıl olmuş da Aliağa Belediyesi bu olaydan haberdar olmamıştır.

2- Aziz başkanla köye yaptığımız ziyaretten sonra pasa dökümü durmuştur. Ancak geçmişte yapılan dökümün sahibi bulunamamış ve suç ortada kalmıştır.

3- Bu konu yoğun şikayete maruz kalmış; Bimer ve Büyükşehir’e yapılan yazılı şikayetler konunun aydınlatılması için Aliağa Belediyesi’ne gönderilmiştir. Ancak bu konuda hala bir işlem yapılmamıştır.

4- Konuyu soruşturmakla görevli olanlar bir an önce işlerini yapmalı ve Güzelhisar köyünün atadan kalan mera ve tarım arazilerine kaçak döküm yapanlar ortaya çıkarılmalıdır.

5- Suçlular hem yasal cezalarını çekmeli hem de döktükleri hafriyatları temizlemeleri sağlanarak verimli araziler kurtarılmalıdır.”

GÜZELHİSARLILAR’IN İSYANI

Eski adı LOTUS Çimento Madencilik San. Tic. A.Ş. iken isim tashihi ile Dore Madencilik İnş. Taah. San. Tic. A.Ş. adını alan ve tamamı LTS Holding A.Ş.’ye ait olan hisseleri Resul Doğan’a devredilen taş ocağına “hafriyat geri dönüşüm” izniyle dökülen hafriyatın harap hale getirdiği yollarla ilgili Aliağalı çevreciler ve Güzelhisar köylüleri de eylem yaparak isyanlarını dile getirmişlerdi.

Aliağalı emekli işçi Emine Bozkan, “Yıllarca o fabrikalarda çalıştım. Birçok arkadaşımın oradaki kirlilikler nedeniyle hastalanıp öldüğünü gördüm. Yetkililer buna yeteri kadar duyarlı davranmıyorlar. Yeter artık, bu ölümler, bu kirlilik dursun” derken, Güzelhisar Köyü Muhtarı Mustafa Erdeniz de civar 5 köyün muhtarının da katıldığı yol kapama eylemini anlatarak, “Köyün yakınındaki 2 taş ocağına, Petkim’in Star Rafinerisi inşaatının hafriyatları için çalışan kamyonlar yolları kullanılamaz hale getirdi. Tarlalarımız, ürünlerimiz tozdan verimsizleşti. Bizim sesimizi duysunlar” demişti. Emekli Banka Müdürü Hasan Gültepeli ise yıllarca yaptığı birikimle Güzelhisar Ovası’nda meydana getirdiği çiftliğin önüne rafineri inşaatının hafriyatlarının döküldüğünü belirterek, “Şimdi ovanın ortasında bir koca tepe oluştu. Benim rüzgarımı, güneşimi kestiği gibi tozu toprağı da ürünlerini kurutuyor. Benim yaşam hakkım ne olacak?” diyerek isyanını dile getirmişti.

Çevre köy muhtarları ve köylüler geçmişte bölgede yetişen ürünleri sıralayarak, tarım arazilerinin bu şekilde yok edilmesine tepki göstererek, şirketlerin, yüksek paralarla köylülerin arazilerini, tarlalarını kiralayıp üzerine hafriyat döktüklerini anlatmış, özellikle hafriyat kamyonları nedeniyle yaşamlarının çekilmez hale geldiğini söylemişlerdi.

(BÜLENT PINARBAŞI)