ÖNCE ÖVDÜ, SONRA YERDİ...

18 Ekim 2016, Salı 06:19

     


Ak Parti Aliağa İlçe Başkanı Yaşar Akbulut, 15 Temmuz darbe kalkışması sonrasında geçirilen üç ay ile birlikte yerel ve ulusal gündeme dair değerlendirmelerde bulunurken; Aliağa Belediye Başkanı Acar’a da önce 15 Temmuz sürecinde verdiği destekten ötürü teşekkür etti, ardından belediyecilik anlayışını eleştirdi.

15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından Demokrasi Meydanı’nda geçirilen 23 gün boyunca diğer siyasi parti liderlerinin ve mülki idare amirlerinin sürece verdiği desteğe teşekkür eden Ak Parti Aliağa İlçe Başkanı Yaşar Akbulut “Süreç başlar başlamaz, Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın da halkı meydanlara çağırmasından sonra Aliağa tıklım tıklım doldu. Parti binasının önüne sığmadık, arkasından Demokrasi Meydanı’nda 8-10 bin civarı insan toplandı ve devamında da hiç yalnız bırakmadılar. 23 gün boyunca Aliağa’da bu süreç başarıyla devam etti. Ağırlıklı olarak Ak Partili’ydi ama MHP’den ve CHP’den de insanlar oradaydı ve en son gün orada verdiğimiz görüntü çok önemliydi. CHP İlçe Başkanı, MHP İlçe Başkanı, Kaymakamımız, Emniyet Müdürümüz, Jandarma Komutanımızın orada Aliağa’nın birlik ve beraberliğini göstermesi çok önemliydi, bunu da gerçekleştirdik. İlk gece sağ olsun Belediye Başkanı ve ekibi geldiler, gereken desteği verdiler. Sivil toplum kuruluşları sabaha kadar benimle birlikte orada sabahladılar. Bu işin önderliğini yapan siyasi partilerin başı çekmesi gerekiyordu nöbetler sırasında sabaha kadar, insanlar dağılana kadar oradan ayrılmadım. Son gün CHP ve MHP İlçe başkanlarını aradım, Aliağa'ya birliktelik görüntüsü verelim, burada hep beraber olmamız lazım dedi. Onlarda çağrımıza programlarını iptal edip yönetimleriyle ve meclis üyeleriyle birlikte katıldılar. Bütün sivil toplum örgütü başkanları oradaydılar. Aliağa'nın yüzde doksanı oradaydı. Kendilerine yeniden buradan teşekkür ediyorum. Burada Yenikapı'nın küçük halini yaptık. Şu ana kadar yapılan operasyonlarda Aliağa’da haksız yere olduğu iddia edilen bir kaç olay geldi bize ama geneli çok başarılı gidiyor. Başsavcılığımız bu konuda çok ciddi çalışıyor. Ben buradan tekrar kendisini tebrik ediyorum. Başsavcımız da emniyetimiz de saat mevhumu olmadan çalışmalarına devam ediyor. Bu üç aylık süreç zarfında ben Aliağa’da bu işin çok başarılı şekilde yürütüldüğüne inanıyorum. Burada tabii uluslararası firmalar da var. Bunlarla ilgili soruşturmalar da İzmir merkezli yürütülüyor.” dedi.

BİZİM BAŞKA BİR DAYANAĞIMIZ YOK

Aliağa’da FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklanan isimlerin şaşırtıcı olmadığını ifade eden Akbulut “Bu süreçte tutuklanan ve gözaltına alınan isimler benim için sürpriz olmadı çünkü bu yapıyı yıllardır tanıyoruz. Sokakta karşılaştığımız, bazen fikren çatıştığımız insanlardır çoğu. Bunlar zaten Aliağa’da bilinen isimlerdi. Ticaretle uğraşan herkesin de üç aşağı beş yukarı tahmin edebileceği isimler bunlar. O gece, bunlardan bazılarını Demokrasi Meydanı’nda gördüğümde kendimi zor tuttum. Oradaki yapacağım her hareketin vatandaşı galeyana getirebileceğini bildiğim için, dikkatli davranmak zorundaydım. Bunların görüntü vermek için bulunduğunu biz zaten biliyorduk. Zaten bir süre sonra bunlarla ilgili savcılığımız gerekli çalışmayı yaptı ve gözaltına aldı. Çok hassas bir geceydi o gece. Darbe gerçekleşmiş olsaydı, biz zaten çoktan içeri alınmıştık, vatansever insanlar da şu an savaşır vaziyetteydi. Bizim destekçimiz yok. Irak’ın başına işler geldi, Suriye’nin başına işler geldi, Türkiye orada mazlum halkın destekçisi oldu ama bizim şuan destek verebilecek başka bir dayanağımız yok. Onun için, Allah’a hamd olsun ki vatandaşlarımızla birlikte bu işin üstesinden geldik. Bir tek Azerbaycan var ama Azerbaycan’ın içi çok karışık. Azerbaycan'ın ele geçirilmiş olduğunu onların muhabirlerinden basın yayın organlarından öğreniyoruz. Onların işleri de zor Allah yardımcıları olsun. Türk milleti, kardeşleri her zaman arkalarında.” şeklinde konuştu.

ELİMİZE ULAŞANLARI YARGIYA AKTARDIK

Başlangıçta ihbarların kendilerine geldiğini açıklayan Akbulut “Askerin içinde hain ve şerefsiz olanlar, ordumuza leke sürenler, aynı şekildeki vatan haini emniyet mensupları yüzünden tüm Aliağa'nın güven duyguları sarsılmıştı. Vatandaşlar emniyete orduya ve yargıya olan güven kaybını bizlere anlatıyorlardı. Varsa bir bildiğiniz oralara gitmeyecekseniz bizlere aktarmaları gerektiğini söyledik. Bu konuyla ilgili verileri verin biz götürelim dedik. Elimize ulaşan ne kadar delil varsa yargıya aktardık. Onlar da gerekenleri yerine getirdiler. Baştaki olay buydu. Sonra Kaymakamımızın, Jandarma komutanımızın emniyet müdürümüzün savcılığımızın hep alanda olmaları tekrar güveni tesis etti. Bize olan yoğunluk onlara çevrildi. ve operasyonlar başarılı gitmeye başladı.” dedi.

FETÖCÜLER YÖNETİMİMİZDE OLMADI

İlçe başkanlığı öncesinde ve sonrasında FETÖ örgütüne yakın olduğunu tahmin ettikleri isimlere karşı dikkatli davrandıklarını vurgulayan Yaşar Akbulut “Benim baştan beri tavrım belliydi. 17-25 Aralık öncesi ve sonrası hiçbir zaman güvenemedim. Benim ilçe başkanlı başkanlığım öncesinde ve sonrasında bilinenler yönetimimizde olmadılar. Bunlara hep dikkat ettik. Dikkat ederseniz 2007'den itibaren kongrelerde tek adayla gidilmesinin ve genel merkezin bu şekilde hareket etmesinin amacı FETÖ’cülerin temizlenmesiydi. Bunlarda hile hurda dahil her şey olduğu için ve buralara şaibe karıştıracaklarını bildiğimiz için kongrelere bu yöntemle gittik. İki dönemdir bu durumdan kaynaklı çok dikkatli oldum. Şuanda on bine kusur üyemiz var. Bunların içinde FETÖ ile ilişkisi olan az sayıda üye var ve bunlara hakkında gereken işlemi yaptık.” şeklinde konuştu.

16 KRİTER VAR

Şüphelilerin sadece bir iki maddeye bakılarak gözaltına alınmadığını da sözlerine ekleyen Ak Parti Aliağa İlçe Başkanı Yaşar Akbulut “Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın talimatıyla valiliklerde kriz masaları kuruldu. buraya müracaatlar sürüyor. Birine FETÖ’cü diyebilmek için 16 tane kriter var. bunlardan en önemlilerinden birisi Bylock’tur. Çocuğunu onların lisesine, üniversitesine göndermiş Bank Asya'dan kredi çekmiş, aynı zamanda mütevelli heyetinde gönderilmiş, onların derneklerine üye olmuşsa ve bunları üst üste koyduğunuzda tamamlıyorsa FETÖ’cü olarak yargılanıyor. Yoksa Bank Asya'dan hesap açması onun FETÖ’cü olduğunu göstermez. Bu ayrıma dikkat etmek lazım. 17-25 Aralık’tan sonra ilişkisi olanlar da gözaltına alınıyor ama bu kriterlerin hepsinin tutması gerekiyor tutmayanlar serbest bırakılıyor. Geçiş sürecini yaşadığımız için bazı sıkıntılar olabiliyor. Tapuda, Milli Eğitim ve yargıda bazı aksaklıklar yaşanıyor. Bu sıkıntılar yaşanacak. Üzülüyoruz ama ülke elden gidiyordu. Ülkenin elden gitmesi durduruldu.Ülkenin elden gitmesi yerine bu tip sıkıntıların yaşanmasına çok ağır bulmuyorum açıkçası.” dedi. Kapatılan bazı okulların durumuna da açıklık getiren Akbulut şöyle konuştu: “Bizim buradaki iş adamı Çapa Kolejinin inşaatını kendi imkanlarıyla yapmış ve onlara kiraya vermiş. Oraya devlet olarak el koyma durumumuz yok ama okul olarak kapatmamız gerekiyordu. Yalı Mahallesinde FETÖ’nün Okulu artık yeni bir imam hatip okulu olarak eğitim ve öğretime başladı. Zaten Yalı Mahallesi’ndeki ilkokul sorununu ticaret lisesiyle çözüyoruz.”

DARBEYİ MÜŞTERİMDEN ÖĞRENDİM

Darbe gecesini unutamayacağı bir gün olarak tanımlayan Akbulut “O gün müthiş bir gündü. ileride bunu yazmak istiyorum. İş yerindeydim. Bir müşteri geldi eşiyle birlikte. Biraz sarhoştu. Adam ‘bu akşam darbe olacak’ dedi. Eşi ‘saçmalama kafan iyi senin’ dedi. Adam ‘akşam göreceksiniz’ dedi. 15-20 dakika sonra haberlere falan baktım. Bir şey yoktu. Sonra Ankara’yı aradım. Hareketlilik olduğuna dair duyum aldım. Darbe başarılı olursa Aliağa'da ilk alınacak kişi ben olduğum için önce evime gidip ailemle konuştum. O arada darbe girişimi gerçekleşemeye başladı. Aileme ‘metin olun, biz şehitlikle yoğrulmuş bir milletiz başımıza bir şey gelirse ağlamayacaksınız, dik duracaksınız’ dedim. Çok kısa bir süre sonra kapı zili ve telefonum çalmaya başladı. Kapıyı açtım karşımda çok yakın bir arkadaşım rengi bembeyaz bir şekilde içeri girdi. Dışarıda sivil polisler var. ‘Burası başkanın evi niye bekliyorsunuz’ diye sormuş, bir şey söylememişler. Sonrasında işte Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokaklara döküldük. Unutamayacağım bir geceydi.” diye konuştu.

BEN PETKİM’E GİREMİYORDUM

Petkim ve SOCAR ekseninde FETÖ operasyonları nedeniyle kapatılan ya da kayyum atanan firmaların Aliağa’ya etkisine de değinen Yaşar Akbulut “Darbe girişiminden önce bunlarla ilgili çalışmalar başlamıştı. Oradaki birkaç firma soruşturma geçirmişti. Ama bakış açımız şu. O şirketlerin kapatılmasını doğru bulmuyoruz. Çünkü borçları alacakları var. İşadamlarının mağdur olma durumu var. Eğer tamamen bu işin içindelerse kayyum atayarak işleri devam ettiriliyor ve ödemeler yapılıyor.

Petkim uluslararası bir kurum. Orada ciddi arızalar var. Biz ne zaman Aliağa'dan adam alın dediğimizde bizi sallamadılar. Ben iktidar partisinin ilçe başkanıyım Petkim’e girmekte zorluk yaşıyordum. Ancak bir bakan gelip de oraya gittiğimizde bir karşılık bulabiliyorduk. 15 Temmuz gösterdi ki bu FETÖ’den kaynaklıymış. Sabrımız taşma noktasına geldi. FETÖ’cülükten alınanların yerine benzerleri getiriliyor. Şuan kişileri itham edemeyiz. Öncekiler elde deliller olduğu için FETÖ’cü diyebiliyoruz. Orada üst düzey beyaz yakalılardan alınmış, denetimli serbestlikle salınanlara hemen işbaşı yaptırılıyor. Bunlar doğru değildir. Biz Azerbaycan’da da sıkıntı olduğunu biliyoruz. bu noktada Petkim’in kendini düzelttiğini düşünmüyorum. AKP’li olduğu bilinen beyaz yakalılar işten çıkarıldı. Buradaki gidişat hoş değil. Benim ilçede algıladığım Petkim’de AKP’ye operasyon yapıldığı konusunda fikrim var. Bunları yukarıya aktarıyoruz.

Benimde orada tereddüt ettiğim konular var. Petkim yönetimi hakikaten sıkıntılı. Gidişatı da doğru bulmuyorum. birkaç işadamı ve orada çalışanlar da geldi paralarını alamadıklarını söylediler mağdur edilmemeleri konusunda milletvekillerimizle konuştuk ödemelerine başladılar. FETÖ’cü olmayıp da oraya mal verenlerin ödemelerinin geciktirildiğini duydum. Süreç biraz sıkıntılı işler hızlı yürümüyor. Bu süreci kurtuluş savaşı olarak bakmak lazım.” dedi. İşin siyasi kanadında, Ak Parti içinde milletvekilliğine kadar yükselmiş bazı şahısların da FETÖ ile bağlantısı olduğu iddialarına da yanıt veren Akbulut “Şu an böyle bir şey yoktur demek yanlış olur. Çıkar mı çıkmaz bilemiyorum. çok çıkacağını zannetmiyorum. kendisini çok gizlemişse bilemiyorum. Ama İzmir milletvekilleri içinde çıkacağını düşünmüyorum.” şeklinde görüş bildirdi.

CAHİLCE BİR AÇIKLAMA

Yerel muhalefetin Aliağa’da Ak Parti iktidarının 2004 yılından bu yana hiç yatırım yapmadığı eleştirilerini yanıtlayan Yaşar Akbulut “Aliağa sıradan bir ilçe değil. buranın programlı gitmesi lazım. Başbakanımızla bayramın birinci günü akşamı Aliağa’nın sorunlarını konuştuk. Başbakanımızın bana söylediği şu: ‘başkan Aliağa'da hükümet konusunda bir eksiklik varsa bunun hepsini yerine getireceğiz ve hızlandıracağız.’ dedi. Ben de Başbakanımıza ‘Aliağa'da yavaş yavaş sorun haline gelmeye başlayan trafik sorunumuz var’ dedim. O da ‘Bakanımıza talimatı verdim. çevre yolu bu ay ihale ediliyor’ dedi. Allah nasip ederse 2018'de çevre yolunu kullanmaya başlayacağız. Bunun dışında battı çıktı meselesi var. Belediye başkanı bu projeyi ben yapacağım gibi cahilce açıklamayı yapmadan önce ben açıklama yapmışım zaten. Battı Çıktı projesi İZBAN’la birlikte yapılması gereken mesele. Biz bu hizmet için 40 milyon lira hükümetten koparmış mıyız? Biz bu hizmeti yapacağız demiş miyiz? Varsa bu kadar paran bunu başka hizmetlere harca. İlçenin otopark sorunu var. Büyükşehir yapmıyor zaten sen bunu yap. Battı çıktı meselesi önemli bir kavşak projesi. İzmir’in en büyük kavşaklarından biri olacak. Demir Yolları’yla kombine yapılması gereken bir proje. Bir ilçe belediyesinin bunu yapacağım demesi çok komik bir durum. Burada siyasi çıkar meselesi var. İyi algı operasyonu yapıyorlar, ilçeyi böyle yönetiyorlar. Sen mecliste 30 milyonluk borç diyorsun, 40 milyonluk proje yapmaya çalışıyorsun. Halk salak değil. Biz siyaseti düşünüyor olsaydık Avcı Ramadan’ı ve Ağa Park’ın tahsisi konusunda, bunun takdirini senin toplayacağını bilerek sana desteğimi vermezdim ya da yaptırmazdım. Buradaki amaç halkın önün açılmasını istedik.” diye konuştu.

HASTANENİN ÖDENEĞİ TAMAM

Aliağa’nın kangrene dönüşen en büyük sorunlarından tam teşekküllü hastane isteğine de değinen Akbulut “Hastanenin ödeneğini hallettim. Yerin tahsisinin yapıldığını biliyorlar. Basına açıklamadığım için, internet üzerinden düzenledikleri imza kampanyalarıyla sahiplenmeye çalışıyorlar. Şu an hastanenin yeriyle ilgili bir sıkıntı var sadece. Bildikleri halde imza kampanyalarıyla bunu hallettik diyorlar.” şeklinde konuştu.

YARDIMLAR MAKBUZLU YAPILMAMIŞ

Aliağa Belediyesi’nin prestij projelerinden Ağapark ve Avcı Ramadan ile ilgili ellerinden gelen her türlü yardımı yaptıklarını açıklayan Ak Parti Aliağa İlçe başkanı Akbulut “Biz proje aşamasında yokuz. Biz arazinin tahsisi konusunda yardımcı olduk. Ticari kullanım alanı konusunda sıkıntılar var. Vatandaşın öz malı olan arazileri halkın kullanması lazım. Projelerle ilgili konular belediyenin işi. Belediyede Şubat ve Mart aylarında yapılan denetim raporunda, makbuzlu yardımlar yapılmamış, bu yardımları nasıl aldılar bilmiyorum. Sponsor denen yardımları ne yaptılar bilmiyoruz. Resmi kayıtlar yok. Belediyecilik diyeceksin ama belediyeyi şeffaf yönetmeyeceksin. Klimalı duraklar yaptık dediler çoğu rezil durumda. Ağapark yapıldı, orası da perişan olmaya başlamış. Gözle görülür iki projesi var, onun da altında AKP’nin imzası var.” dedi.

BELEDİYEDE YÖNETİM ZAAFİYETİ VAR

Aliağa’nın Aliağa’yı tanımayan ellere teslim edildiğini vurgulayan Akbulut “Yerel seçimlerden sonra belediyede yönetim zafiyeti var. Belediye Aliağa’yı tanımayan insanlarla yönetiliyor. Sivas'tan bir belediye başkan yardımcısı getireceksin, Adana'dan vali yardımcısını belediye başkan yardımcısı yapacaksın, Antalya'dan danışman getireceksin... Bunlar Aliağa'nın gerçeklerini ne kadar biliyorlar. Bu adamlar Aliağa'da kimi tanırlar. Ben Aliağa'nın köylerini gezerken şunları duyuyorum; ‘Belediyeye gittiğimizde muhatap bulamıyoruz.’ Kimse oradaki yöneticileri tanımıyor. bu durum belediyede yönetim zafiyeti oluşturuyor.” diye konuştu.

SÖYLENTİLER AYYUKA ÇIKTI

Belediye ile ilgili ortalıkta konuşulan yolsuzluk iddialarıyla ilgili de görüş belirten Akbulut şunları söyledi: “Herkes korkuyor. İnsanlar işim yürümeyecek diye ses çıkarmıyor. sadece duyum olarak kalıyor. Somut deliller olmadığı için biz de bir şey yapamıyoruz. Üzülüyoruz tabii ki. Bunlar ayyuka çıktı. Resmi yerlere de ilettik. Orada sıkıntı yaşayan insanların elini taşın altına koyması lazım. Belediye başkanı ve mağdur firmaların açıklama yapmasını bekliyoruz. Çıksınlar olumlu olumsuz bir şeyler söylesinler. Bu iddialar için bize gelsinler hep birlikte uğraşalım.”

BEN KENDİNİ İSPATLAMIŞ BİRİYİM

Olası bir erken seçimde aday olup olmayacağını söylemek için henüz erken olduğunu belirten Yaşar Akbulut “İki dönemdir ilçe başkanıyım. Ben ikisinde de aday olmadım. Öyle uygun görüldü. Biz de geri duracak değildik, gereğini yerine getirdik. Benim hırsım hiç yok. Ben kendimi ispatlamış bir insanım. Ben adayım ya da değilim dersem ilçe başkanı olmam hasebiyle birçok kişinin önünü kapatmış olurum. Bunu söylemek için erken olduğunu düşünüyorum. İlçe kongresinde ben ilçe başkanlığına aday olmak isteyen arkadaşlarıma ziyarete gittim ve teşekkür ettim. Hiçbir arkadaşımızla küslük olmadı. Aliağa’yı tekrar Ak belediyecilikle buluşturmamız lazım. Onun için hiç kimseyi ayrıştırmadım, kimseyi partinin dışında tutmadım. Partide ne etkinlik varsa herkesi davet ettim. Şu an Aliağa İlçe Teşkilatında hiçbir ayrılık yok. önceden aday olmuş belediye ve ilçe başkan adayıyla hiçbir küslük yok. birlikte hareket ediyoruz. Bu süreçte olacağını zannetmiyorum. temayüller sonucunda öne çıkan arkadaşımız aday olur ve arkasında hep birlikte çalışırız. aramızda ayrılık gayrilik yok. herkes aday olabilir.”

KÖY YOLLARINI ZAMANINDA NİYE YAPMADINIZ?

Hükümetin yapması gereken projelerin en kısa sürede tamamlanacağı müjdesini veren Ak Parti Aliağa İlçe Başkanı Yaşar Akbulut sözlerini şöyle tamamladı: “Şunu herkes bilsin, Başbakanımızın İzmir'den olması bizim için şans. Yol sorunumuz, hastane sorunumuz çözülüyor. Hükümet olarak burada yapabileceklerimiz belli. Kalabak Köyü gölet istedi, bugün hamdolsun çalışmaları gayet iyi yürüyor, bitmek üzere. Çıtak'a bir gölet yaptık. Okul projelerimiz devam ediyor. Demir yollarıyla ilgili demir çelikler ve limanlar bölgesine ring hattı yapılıyor. Hükümetin yapacağı şeyler en kısa zamanda tamamlanacak. Aliağa vicdanına rahatsız eden açıklamalar duyuyoruz. ‘Biz bilmem kaç yıllık köy yolunu yapıyoruz’ diyorlar. Neden zamanında yapmadınız o yolları? 2009 ile 2016 yılları arasında köy yollarını yapmadılar. ‘Bir başından bir başına yetişemiyoruz’ diyerek acziyet içinde olmaları çok komik. 2009'dan sonra yapmadığınız köy yollarını seçim yaklaştı diye yapmaya başladınız.

Aliağa'nın içerisi de köstebek yuvası olmuş vaziyette. Yeni Mahalle’ye hizmet gitmiyor, hiçbir şey yapılmıyor.Yeni Mahalle’ye çıktığımızda biz utanıyoruz. o yollarda araba kullanmak çok zor. Maalesef bu durum Aliağa Belediyesinin beceriksizliği.”

(BÜLENT PINARBAŞI)