TANRIKULU: "ÇÖZÜM YOLU DEMOKRASİDİR"

20 Aralık 2016, Salı 06:43

     


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatıyla parti politikalarının teşkilat mensuplarına aktarılmasını amaçlayan toplantılardan bir tanesi Aliağa Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Milliyetçi Hareket Partisi Aliağa İlçe Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Bakırçay Havzası, Siyasi Gelişmeleri ve Bilgilendirme" toplantısında MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, MYK Üyesi Özgür Bayraktar, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, MHP MDK Üyesi Halil Öztürk ile İzmir İl Teşkilat Başkanı Sayit Şanlı konuşmacı olarak katılırken, MHP Aliağa İlçe Başkanı Abdurrahim Aydemir, MHP’li Aliağa Belediye Meclis Üyeleri ve İzmir’in kuzey ilçelerindeki tüm MHP İlçe Başkanları ile partililer hazır bulundu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlanan toplantının açılış konuşmasını, MHP Aliağa İlçe Başkanı Abdurrahim Aydemir yaptı. Aydemir yaptığı konuşmada, ülkemizde yaşanan bunca olumsuzluğa kayıtsız kalmayarak, elini taşın altına koyan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Genel merkezlerinin, ülkücü hareketin ve tabanın mesajı olarak alınmasını istediklerini söyleyerek“Ülkücü kadroların devlet yönetiminde artık yer alması lazım. FETÖ terör örgütüne nasıl operasyon yapılıyorsa aynısının PKK terör örgütüne de yapılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Abdurrahim Aydemir’in yaptığı konuşmanın ardından, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, MYK Üyesi Özgür Bayraktar, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, MHP MDK Üyesi Halil Öztürk ile İzmir İl Teşkilat Başkanı Sayit Şanlı’dan oluşan Divan heyeti, divana davet edildi.

Toplantıda partililere hitap eden Ahmet Kenan Tanrıkulu, Türkiye’nin iç ve dış güvenliğinin tehdit altında olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin bir yandan PKK, PYD gibi terör örgütleriyle, diğer yandan da İŞİD ve FETÖ belasıyla uğraştığını, fakat Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu tablodan siyasi kazanç elde etme peşinde olmadığını dile getirerek “Milli güvenliğimizi ilgilendiren konular üzerinden çıkar amaçlı siyaset yapmaya devam edilirse Türkiye kaybetmeye mahkum olur.” dedi.

“Türk milliyetçisi olan insanlar memleketlerini ve milletini düşünürler”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” söyleminin gelişi güzel bir söylem olmadığını söyleyen Tanrıkulu, “Bu güne kadar ‘hükümet kaybetsin de nasıl kaybederse kaybetsin’ gibi bir anlayışın içinde olmadık. Çünkü biz Türk milliyetçisiyiz. Türk milliyetçisi olan insanlar memleketini ve milletini düşünürler. Onun hak ve hukukunu korumakla da mükelleftirler. Biz siyasetimizi de buna göre yaparız. Bizim çözüm yolumuz demokrasidir. Halkın iradesine de her zaman saygılıyız. Amacımız milletimizin huzur ve refahıdır. Bunun dışında her hangi bir beklenti ya da ümidimiz yok. Hedefimiz Türkiye’nin kazanması ve Türk milletinin kazançlı çıkmasıdır. Biz diyoruz ki, huzurun vekaleti yoktur. İstikbalin ve istiklalin de vekaleti yoktur. Çünkü bu değerleri kimseye vekalet olarak veremezsiniz” şeklinde konuştu .

“Birileri HDP’nin arka bahçesi”

MHP’nin hiç kimseye stepne olmadığını söyleyen Tanrıkulu “Birileri HDP’nin arka bahçesi oluyor. Buna kimse bir şey demeyecek. Ama sabahtan akşama kadar Milliyetçi Hareket Partisi mensuplarına hakaret edilecek. Yok öyle yağma.” dedi. Konuşmasında PKK terör örgütü üyelerinin 2009 yılında Habur sınır kapısından Türkiye'ye giriş yaptığını hatırlatan Tanrıkulu, “Biz şimdi, yaşanan o rezaleti yeniden gündeme getirdiğimizde; ‘o zaman çözüm projesi vardı’ diyorlar. Çözüm, Türkiye’nin çözülmezi oldu” dedi.

“Her zaman dik duracağız”

Halkın yaşanan terör olaylarına karşı duyarsızlaştırılmaya çalışıldığınıı ve bazı vatandaşların duyarsızlaşmaya başladığını anlatan, ‘Her gün bir şehit cenazesi var, alışacaksınız’ yönünde söylemlere tepki gösteren Tanrıkulu, “Öyle yağma yok. Alışmayacağız, bizi alıştırmayacaklar. Allah da alıştırmasın. Her zaman dik duracağız. Her zaman tavrımızı koyacağız. Ay yıldızlı bayrağımızın çatısı altında görevimiz ne ise layığı ile yapmaya çalışacağız” dedi.

“Ben bugün şehidimin tabutu altına nasıl girecektim”

7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında yaşanan siyasi süreci dile getiren Tanrıkulu, 7 Haziran seçimleri sonrasında, ilçe teşkilatlarına yaptığı teşekkür ziyaretleri esnasında yaşadığı bir diyaloğu şöyle anlattı: “Olup olmadık tüm insanlar Milliyetçi Hareket Partisi’nin üstüne gitti. 7 Haziran sürecinde, kendi partimizden bir ilçe yöneticisi bile bana, ‘CHP ile niçin koalisyon yapmıyorsunuz?’ diye tepki gösterdi. Koalisyon için sayımızın yetmediğini söylediğimde ise, koalisyona HDP’yi de dahil etmemizi söyledi. Bunu MHP çatısı altında biri öneriyorsa, akıl şuuru gitmiştir. Bizi yüzde 60’lık bloğa mahkûm etmeye çalışanlar, şimdi bu hesabı veremimize sebep olacaklardı. MHP o gün CHP ve HDP ile koalisyon yapmış olsaydı, ben bugün şehidimin tabutu altına nasıl girecektim?” şeklinde konuştu.

“Bize AK Parti Koalisyon teklif etmedi”

7 Haziran sürecindeki toplantılarda kendisinin de bulunduğunu ve MHP’nin kapısını çalan hiçbir AK Parti heyetinin MHP’ye koalisyon teklifinde bulunmadığını, MHP’nin algı operasyonlarına maruz bırakıldığını söyleyen Tanrıkulu, “Ülkeyi 1 Kasım seçimlerine mecbur bırakan biz değiliz. Fakat, sanki bizmişiz gibi sürekli eleştirilere uğradık. Ama milli irade ne derse, ona sadık kalmayı ve onun sonuçlarını uygulamayı hedefleyerek gittik” dedi.

“Ülkemiz büyük bir badire atlattı.”

15 Temmuz ‘da yaşanan darbe girişimine de değinen Tanrıkulu, “Bunlar başarılı olsalardı Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet bağımsız olarak kalmayacaktı. Ülkemiz büyük bir badire atlattı. Ama bundaki en büyük pay Türk Milleti’ne aittir. Cansiperane bir şekilde tankların önüne yatanlar, askerler ile yarı boğuşarak, yarı kucaklaşarak ikna edenler milletimizin evlatlarıdır. Allah hepsinden razı olsun. Ebediyete intikal eden şehitlerimize de Allah gani gani rahmet eylesin. Bu acıların bize ayrışmayı değil, birleşmeyi ve bu birleşmeden doğacak kuvveti öğretmesi lazım” diye konuştu.

“Hukuki ve fiziki durumu örtüşmemektedir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, konuşmasında Anayasa konusunu dile getirdi. Anayasa tartışmalarının Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesiyle birlikte başladığını söyleyen Tanrıkulu “Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlarla ilgili olarak devamlı bir yetki karmaşası yaşanıyor. Çünkü, mevcut anayasamız çok ilginç bir anayasa, nereye gitsen gidiyor, ne olduğu meçhul. Bu anayasa 1980’de yapıldığında biz siyasi parti olarak ne meclis içinde ne de dışındayız. Bizim dışımızda yapılan bu anayasa, 1980’den bugüne yamalı bohçaya dönüşmüş ve bugün ortaya milletin taleplerine uymayan bir anayasa çıkmış. Daha açık ifade etmemiz gerekirse anayasa zorlanmış durumdadır. Hukuki ve fiziki durumu örtüşmemektedir. Türkiye’nin yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacı vardır.” şeklinde konuştu.

(NİMET ERGÜN)