ALİAĞA’DA EN AZ 2020’YE KADAR İVME DÜŞMEYECEK!

2 Ağustos 2017, Çarşamba 06:22

     


Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Odası önümüzdeki dönem seçimleri için adaylıklar açıklanmaya başlandı. Adaylıklarla ilgili düşüncelerini ve Aliağa esnafı için yaz döneminin nasıl geçtiğini, yeni dönem planlarını öğrenmek adına 20 senedir oda başkanlık görevini yürüten Hüseyin Ekren ile görüştük.

Yeni dönem Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanlığı için sizin mevcut yönetiminizde yer alan isimlerden adaylık açıklamaları geldi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu bir seçimdir. Herkes adaylık başvurusu yapabilir. Konuşulacak çok şey var. Ancak bu konuda daha detaylı bilgiyi önümüzdeki haftalarda basın açıklaması ile duyuracağız.

2018 seçimleri için farklı adayların çıkmasını bekliyor musunuz?

Elbette olabilir. Herkesin demokratik hakkı sonuçta... 20 yıla yakındır başkanlık yapıyorum. Çıraklıktan yetişip buralara kadar gelmiş bir insanım. Bu görev kolay bir görev değil. İçinde o istek ve yeteneğin olması gerekiyor. Sadece esnaf olmak yeterli değil. İyi bir esnaf, dürüst bir insan olabilirsiniz. Daha iyisi olmak adına çabalayabilirsiniz ancak gönül işi bu sonuçta. Kuyuyu taşıma suyla dolduramazsın, kuyunun içerisinde gözeneklerin olması lazım. Yani insanın içerisinde o yetenek yoksa başkanlık görevini başaramazsın.

Sizden sonra birilerinin yetişmesini istemez misiniz?

Bana bu zamana kadar böyle biri denk gelmedi. Ama tabii ki isterim. Yetenekli birisi dese ben bu işi öğrenmek, faydalı olmak istiyorum. Biz de tüm bilgi ve birikimimizi aktarıp yetişmesi için elimizden geleni yaparız. Tabii bu isteği ve çabayı görmek kaydıyla… Bizden sonra da bu odanın düzgünce yönetilmemesi bizi üzer. Benim şansım erken yaşta bu göreve nail olmam oldu. Ben de Aliağa esnafı içerisinde başkanlık görevini üstlenip, bayrağı bir adım daha ileriye götürebilecek birine emanet etmek isterim.

Yerel yönetimle olan ilişkileriniz nasıl?

Biz oda olarak benim başkanlık dönemim içerisinde hiçbir zaman yerel yönetimlerle problem yaşamadık. Burayla yerel yöneticilerin bir problemi varsa bunu bilemem. Biz kurum olarak siyaset üstü bir kurumuz. Odamız bünyesinde tüm siyasi görüşlere sahip insanlar var. Hepsini temsil ettiğimiz için asla taraf olamayız. Biz Aliağa halkına siyaset yapılmadan nasıl yöneticilik yapıldığını gösterdik.

Peki, yaz dönemi Aliağa esnafının durumu nasıl?

Yaz dönemi her zaman iyidir. Yazın her şey daha güzeldir. Asıl zorluklar kış dönemi için geçerlidir. Bu dönem her ne kadar Aliağa yerli halkı tatile gitmiş olsa bile, İZBAN’ın da etkisiyle İzmir’le birleştik. Hafta sonları özellikle çay bahçeleri, restoranlar ve tatil mekânları canlı oluyor. Diğer sektörlerde de sezon itibari ile bir canlanma var. Türkiye’nin en önemli yatırım firmalarından biri olan SOCAR firmasının burada inşaat halinde olması 2020 yılına kadar Aliağa’da işlerin iyi olacağını gösterir. Çünkü biz diğer ilçeler ve ile göre bu konuda şanslı ve öndeyiz.

Bu farklılık belki iyi bir durum ama Aliağa esnafının en önemli sorunlarından biri de kira fiyatlarının yüksek olması. Esnafın gideri yüksek olduğu için zaman zaman diğer ilçelerle kıyaslanarak olumsuz eleştirilere maruz kalabiliyor. Oysa burada bir iş yeri açılması ile bir başka ilçe de kira ödemek aynı olmadığı için fiyatlar değişiklik gösterebiliyor. Son yıllarda fiyat farklılığı sorunu da aşıldı aslında. Ancak hala insanlar sabit fikirlilikle eleştirilerde bulunabiliyor. Bizim esnafımız da fırsatçılık yapmadığı için daha oturaklı bir ticaret anlayışı güdüyor.

Aliağa’nın bir diğer avantajı da artık uzun yıllardır burada hizmet veren esnafların var olması. İkinci ve üçüncü kuşak esnaflarında yetişmesi ile kalitede artış oldu. Esnaflığı içine sindirmek bir ayrıcalıktır. Ürünü alırken para kazanırsın, satarken değil. Eğer işi bilmiyorsan kendin kazıklanırsın, satarken de pahalı satmak zorunda kalırsın. O yüzden bence dünyanın en zor işlerinden biridir esnaf olmak. Parayla değil, bilgi ve deneyimle esnaf olunuyor.

Danışma hizmetiniz var mı?

Tabii ki var. Buraya gelen üyemiz olsun, olmasın herkese ücretsiz danışma hizmeti sunuyoruz. Bize sordukları zaman fikirlerimizi ifade ediyoruz ama müdahaleci olmuyoruz. Yapmak istedikleri işlerle ilgili Aliağa’da ticarette başarılı olup, olamayacakları ile ilgili deneyimlerimizi sunuyoruz.

Ne zaman esnafa mikrofon uzatılsa, ‘esnaf kan ağlıyor’ tanımlamasını duyarız. Siz hiç böyle bir şey söylemiyorsunuz. Bu Aliağa esnafının iyi durumda olduğunu mu gösterir?

İlçemiz seksen bir ilin ellisinden daha gelişmiş bir sanayi yeri. Bu açıdan tabii ki birçoğuna göre daha iyi durumdayız. Aliağa’da ayda üç defa maaş ödemesi yapılıyor. Bu da alım gücünü arttırıyor. Süreklilik sağlıyor. Mahsulden mahsule ödeme alan insanların olduğu bir şehre göre bizler doğal olarak daha canlı bir ekonomiye sahibiz. Bu bizim için bir avantaj.

İnsan sirkülasyonu arttıkça, çeşitlilik de artıyor. Aliağa esnafı ise bu değişime uyum sağlıyor. Zaten değişim ve gelişime uyum sağlayamayan esnaf yok olmaya mahkûmdur. Ancak Aliağa için böyle bir sorundan bahsedemeyiz.

Her zaman iş yapamadığı için kepenk kapatan esnaf oluyor. Ancak bu kapanmalar daha çok mecburiyetten oluyor. Dükkânlarını zarar etmek yerine, kendiliğinden kapatan kesim var, olumsuzluklar yaşayarak kapatanlar var. Bunlar genel olarak yıl ortasında yaşanır. Yaz başı ise daha çok başvurular olur.

Son olarak, yoğunluk kalitede düşüşe neden oluyor mu?

Bizim yıllardan beri Aliağa’da olan, oturmuş esnafımızda asla böyle bir düşüş göremezsiniz. Kaliteden taviz verilmez. Ancak Aliağa’nın artan nüfusunu göz önüne alarak, burada iş yapmaya kalkan bazı esnaf adayları neticesinde bu tip örnekler yaşanabilir. Tabii o girişimlerde kalıcı olmuyor. Kaliteden verilen taviz ve kar hırsı ile yola çıkıldığı zaman tutunamayanlar iflas ediyorlar.

(EREN SARAN)